gaz.gen.tr https://www.gaz.gen.tr Gaz, Türleri ve Özellikleri tr-TR hourly 1 Copyright 2019, gaz.gen.tr Wed, 15 Jun 2016 00:00:00 +0000 Sat, 21 Sep 2019 00:00:00 +0000 60 Anne Karnında Bebek Gaz Çıkarır Mı https://www.gaz.gen.tr/anne-karninda-bebek-gaz-cikarir-mi.html Wed, 31 Oct 2018 17:39:39 +0000 Anne karnında bebek gaz çıkarır mı sorusu gebelik dönemlerinde herkesin merak ettiği bir konu olmaya devam etmektedir. Gebelikte şişkinlik ve gaz sancısı anne adaylarının  sıkça karşılaştığı problemlerden biridir. En Anne karnında bebek gaz çıkarır mı sorusu gebelik dönemlerinde herkesin merak ettiği bir konu olmaya devam etmektedir. Gebelikte şişkinlik ve gaz sancısı anne adaylarının  sıkça karşılaştığı problemlerden biridir. En çok akıllarına takılan konu da bu gaz sancısının bebeğe geçip geçmeyeceği ve bebeğin anne karnında iken gaz çıkarır mı sorusudur.

Öncelikle sindirim sistemimizde oluşan gazların nasıl oluştuğunu belirtelim. 2 şekilde oluşur:

  • Hava yutulması ile
  • Kalın bağırsaklara yeterince sindirilmeden gelen çeşitli besinlerin, burada yer almakta olan bakteriler tarafından yıkılması ile.

Hava yuttuğunuz da vücut bunu genelde geğirme şeklinde dışarı atar. bu şekilde çıkmayan az bir miktar gaz da aşağı doğru inerek, gaz olarak kalın bağırsaklardan çıkarılır. Bilhassa bebeklerde bağırsak gelişimi doğumdan sonra da devam ettiğinden doğduklarında bağırsak gelişimi sonlanmamıştır. Bu yüzden bebekler anne karnında iken değil, doğum sonrası genellikle gaz sorunu yaşar. Bu konu da problem yaşamamanız için yapılması gereken, şişkinlik ve gaz sorununa da çok iyi gelen, egzersizlerdir. Hareket etmek ve yürüyüş yapmak sindirim sisteminin işlemini daha sağlıklı yapmasına yardımcı olduğu gibi gaz sancısına da iyi gelecektir.

Anne Karnında Bebek Gaz Çıkarır MıGaz sancısını dindirebilmek veya ondan kurtulabilmek için nasıl hareket edilmelidir

  • Bebeklerde gaz sancısının anne karnında iken olmayacağını belirttik ancak hamilelik sürecinde ve sonrasında gaz oluşmasının haliyle de gaz sancısı ve şişkinliğin önüne geçebilmek için aşağıda bir takım önlemler anlatılmıştır.
  • Yavaş yiyin: Lokmaları ağzınıza ufakça atın ve bolca çiğneyin. Sindirim sistemindeki organlarımızdan ilki ağızdır, yiyeceklerin hazmedilmesi için tükürük salgısı yeterince olmalıdır, bunun için yemek yeme konusunda acele etmemek, iyi çiğnemek gerekmektedir.
  • Daha küçük öğünler: Gün içerisinde 3 dengeli öğün mü yiyorsunuz O zaman, hamileyken gaz oluşmasına en büyük katkıyı bu yapıyor olabilir. Gün boyunca aldığınız 3 öğünü, küçük küçük daha çok öğünler haline çoğaltarak, vücudunuza sindirim yapması için yeterli vakti tanıyın. Bir çok anne adayının, katlanamaz bulduğu şişkinlik ve gazdan kurtulun.
  • Düzenli olarak tuvalete çıkın: Kabızlık gaz ve şişkinliğin sık nedenlerinden biridir. Onun için gebeliğiniz süresince kabız olmamaya dikkat edilmesi gerekiyor
  • Hava yutmamaya çalışın.
  • Yemek esnasında su içmeyin. Suyu yemek aralarında tüketmeye gayret edin.
  • Hamilelikte asla kullanmanız gereken sigara ve alkolden uzaklaşın.
  • Gebelik döneminde aşırı kahve (kafeinli gıdalar) tüketiminden uzak durun.
  • Kıyafet seçiminde bol kıyafetler giyinin. 

Bacaklarınızı kaldırın: Rahatsız eden bir gaz sancısına yakalanmanız halinde, ayaklarınızı kaldırabileceğiniz bir yere uzanın. Bu şekilde oturmak, bebeğinizin baskısını karnınızdan alıp vücudunuzun daha serbest sindirim yapmasını sağlar. Bunun yanı sıra vücudunuza yapışan kıyafetlerden de öte durun. Hamilelik pantolonunuz büyüyen karnınıza tamamen oturuyor olsa dahi, karnınızı ittirerek, sindirimi kısıtlayıp sancı veya ağrıya sebep olabilir.

Gaza yol açan gıdalardan uzak durun: Bunlar soğan, brokoli, lahana, kızarmış besinler, şekerli tatlılar, Brüksel lahanası, baklagiller, kuru fasulye, turp, salatalık, dondurma, leblebi, bezelye, soda, mercimek, erik, elma, turşu, karpuz, kavun.

Snouç olarak hamilelik süresince gaz oluşturan nedenler sadece annenin sindirim sistemine etki edeceğinden; anne adayı gaz yapan yiyecekler tükettiğinde annenin gazı bebeğine geçmez. Bu durumda  anne karnında bebek gaz çıkarır mı sorusunun cevabı yanıtlanmış oldu.

]]>
Zippo Gazı https://www.gaz.gen.tr/zippo-gazi.html Thu, 01 Nov 2018 07:07:33 +0000 Zippo gazı genelde, zippo benzini olarak anılır. Normal şartlar altında ve oda sıcaklığında sıvı haldedir. Dolayısıyla gaz olarak anılması tuhaf kaçmaktadır."Benzin" kelimesi bu sıvıyı tanımlamak için daha do Zippo gazı genelde, zippo benzini olarak anılır. Normal şartlar altında ve oda sıcaklığında sıvı haldedir. Dolayısıyla gaz olarak anılması tuhaf kaçmaktadır.

"Benzin" kelimesi bu sıvıyı tanımlamak için daha doğru olacaktır. Normal çakmak gazları gibi Zippo gazını sıvı hale getirmek için belli bir basınç altında tutulması  gerekmez.

Eğer bir Zippo'ya sahte benzin doldurulacak olursa, Zippo'yu tek bir hareketle yakmak zorlaşacaktır. İki veya daha fazla defa denemek gerekir. Sahte Zippo benzinin sonuçları bazen büyük olup pamuk değiştirilmesi gibi  işleyen parçaları bozulmasına ya da değiştirilmesine sebep olabilir. Ancak unutulmamalıdır ki Zippolar alkolde her türlü çalışır.

Sentetik ve isoparaffinik hidrocarbon içerir. Oldukça zehirlidir ve kolayca yanar. Deri teması halinde deri sabunlu suyla vakit kaybetmeden yıkanmalıdır, içildiği takdirde ölümcül veya kalıcı hasarlar bırakabileceği için çocuklardan uzak tutulmalıdır.

Zippo benzini uçak benzini midir

Zippo çakmaklarda kullanılan sıvı yakıt, yalnızca bu çakmaklara has bir benzindir. Kendine özel katkıları vardır ama asla uçak benzini değildir. Uçak benzini olan (kerosen) üretimi özel lisanslarla yapılır ve Zippo’nun böyle bir lisansı yoktur. 

Zippo GazıZippo gazı rüzgarlı ortamda nasıl sönmeden yanmaya devam eder

Zippo çakmağın mucidi George G. Blaisdell söylentiye göre, sigarasını yakmaya uğraşan ama hafif esinti yüzünden bir türlü başarılı olamayan petrol işçisinin perişan halini fark edince George'un aklına Avusturya çakmağını rüzgârlıkla donatma fikri gelir. Fitilin çevresini gözenekli bir levhayla çevrelemesi, kutusunu, kapağını, menteşesini, fitilini, taşında değişikler yapıp son haline getirmesi bu sebeple gerçekleşmiş olup nihayet 1933'te çakmağının adını Zippo olarak piyasaya sürer. Bu adı seçerken, dönemin en havalı icatlarından biri olan fermuardan (zipper) esinlendiği biliniyor. 

Alevi söndürmenin tek yolu, çakmağın kapağını kapatarak ortamı oksijensiz bırakmaktır, işlevi, fitili yakıta doymuş halde tutmaktan ibaret olan Avusturya çakmağınınkine kıyasla, Zippo'nun kapağı oldukça büyüktür ve rüzgârlık hacmi içinde daha fazla petrol buharı tutulabildiği için tutuşturması daha kolaydır.

]]>
Gaz Yapmayan Yiyecekler https://www.gaz.gen.tr/gaz-yapmayan-yiyecekler.html Thu, 01 Nov 2018 09:28:37 +0000 Gaz Yapmayan Yiyecekler: Bilindiği üzere gaz yapan yiyecekler içerisinde ilk sırada bulunan yiyecek fasulye olmaktadır. Ancak fasulyeden farklı olarak birden fazla yiyecek çeşidi de kişide gaz oluşumuna sebep olmaktadır. Bunun Gaz Yapmayan Yiyecekler: Bilindiği üzere gaz yapan yiyecekler içerisinde ilk sırada bulunan yiyecek fasulye olmaktadır. Ancak fasulyeden farklı olarak birden fazla yiyecek çeşidi de kişide gaz oluşumuna sebep olmaktadır. Bunun yanı sıra, gaz yapan yiyeceklerden tamamen vazgeçilmesi doğru bir davranış olmamaktadır. Bunun sebebi çoğu beslenme uzmanının bu yiyecekleri tavsiye etmesidir. Ancak kişin gaz sorununun önemli boyutlara ulaşması halinde bu yiyeceklerden minimum düzeyde tüketmesi yine de tam olarak vazgeçmemesi gerekmektedir. Çünkü bu yiyecekler vitamin ve mineral bakımından yüksek yiyeceklerdir.

Gaz Yapmayan Yiyecekler

Gaz Yapmayan Yiyecekler Hangileridir

Gaz yapmayan yiyecekler incelendiğinde ise baharatlardan bazıları ilk sıralarda yer almaktadır. Bu baharatlar hem gaz meydana getirmemekte hem de kişide gaz oluşmasına engel olmaktadır. Gaz yapmayan ya da gaz oluşumuna engel olan bu baharatlar, anason, kekik, kişniş, kimyon ve zencefil be benzeri baharatlardır. Bunun yanı sıra, gaz oluşturmayan ve gaz oluşumunu önleyen bazı çaylar vardır. Bu çaylardan en bilinenleri rezene ve ada çayı ile ıhlamur çayıdır.

Bunların yanı sıra en fazla gaz yapıcı olan yiyecekler arasında süt ve süt ürünleri poğaçalar, kuru baklagiller, kızartma, mayonez, açma, yağlı yiyecekler, karnıbahar, alkol, nar ve nar suyu gibi besinler yer almaktadır. Bunun için gaz şikayeti olan kişinin bu tür gıdalardan uzak durmasında fayda vardır.

Kişinin yaptığı en büyük hata arama yaparken gaz yapmayan yiyecekleri araması olmaktadır. Oysaki çok fazla gaza sebep olan yiyeceklerin aranması ve bunların dışında yer alan diğer yiyeceklerin tüketilmesi gerekmektedir. Çok fazla gaz sıkıntısı yaşayan kişilerin özellikle de fasulye çeşitlerinden, bulgur ve mercimekten ve nohuttan uzak durması gerekmektedir. Bu besinleri ille de tüketmek isteyen kişilerin ise ilk olarak bu besinlerin gaz yapmayacak hale getirilmesini sağlamaları gerekmektedir. Bu besinlerden farklı olarak bazı bünyelerde yoğurt ile süt tüketiminin de faydalı olmadığı ve anında gaza sebep olduğu bilinmektedir. Bazı uzman görüşlerine göre ise bu besinlere bir miktar tuz katıldığı zaman gaz oluşumu önlenmektedir. Ayrıca, gaz oluşumuna sebep olan besinlerin ilk sıralarında yer alan çikolatanın ve sütlü tatlıların da minimum düzeyde tüketilmesinde fayda vardır. 

]]>
Gaz Karışımları https://www.gaz.gen.tr/gaz-karisimlari.html Thu, 01 Nov 2018 19:45:36 +0000 Gaz Karışımları, konusu ile alakalı olarak dünya atmosferinin çok çeşitli gazların değişik oranlarda gaz tabakalarından oluştuğu bilinen bilgiler arasındadır. Özellikle bir gaz kütlesinden oluşan dünya atmosferi bütün c Gaz Karışımları, konusu ile alakalı olarak dünya atmosferinin çok çeşitli gazların değişik oranlarda gaz tabakalarından oluştuğu bilinen bilgiler arasındadır. Özellikle bir gaz kütlesinden oluşan dünya atmosferi bütün canlılar için çok büyük oranda hayati önemi olan oksijen, azot, kripton, argon, hidrojen, karbondioksit ve helyum gibi gazlardan oluşmaktadır. Ayrıca atmosferde bulunan bu hava canlıların yaşamasını sağlayan uygun koşullar oluşturmaktadır. Atmosferde bulunan gazlar bulutları devamında yağmuru ve su buharlarının oluşmasını sağlayan temel kaynak olarak bilinmektedir. Atmosferde bulunan çeşitli gazlar sayesinde gündüz aşırı derecede sıcak ve gece çok soğuk olması kaçınılmaz olarak herhangi bir canlının yaşayamadığı bir durum söz konusu olurdu bu sebeple atmosferde bulunan gazla bu denli yaşam için önemlidir.

Gaz KarışımlarıGaz Karışımları, Gaz atmosfer de bulunmakta olduğu gibi dünyanın yer kabuğunda da çok çeşitli gazlar bulunmaktadır. Bu gazlar LPG, doğal gaz ve bu gazların bileşenleri olarak bilinmektedir. Hava, azot ve oksijen gazlarının yanı sıra karbondioksit ve argon gazları içerisinde başka gazları bulunduran bir gaz karışımı olarak bilinmektedir. İnsanların amaçlarına göre doğal gaz, hava gazı ve LPG gazları bileşenlerine ayrılarak kullanılmakta yada direk doğrudan kullanılmaktadır. Bu gazlar havada belirli bir basınç altında sıvılaşma özelliği göstermekteler. Oluşan bu sıvı gazlar ortam sıcaklığı artırılarak bütün gazlar saf olarak elde edildiği de bilinmektedir. Doğal gaz bileşenleri olarak petrollerde olduğu gibi doğal gazda kayaçların mikroskobik gözeneklerin de oluşan ve bu kayaçların içerisinden çıkartılarak üretim yapılacak kuyulara getirilmesi sağlanmaktadır. Doğal gaz yer kabuğu içerisinde bulunan bir çeşit gaz karışımıdır. Doğal gazın yüzde olarak bileşeni ise; Bileşen % olarak Metan (CH4) 90, Etan (C2 H6), Propan (C3 H8) 3, Bütan (C4 H10) 1 olarak bilinir. Ayrıca doğal gaz kaynama sıcaklığı çok düşük seviyededir yani (-163oC9 dir. Bu sebepledir ki doğal gaz  sıvılaştırılamadığından çeşitli boru hatları ile gaz haliyle taşınmaktadır. LPG yani sıvılaştırılmış petrol gazı olarak bilinmektedir. LPG gaz karışımları sıkıştırılmış petrol gazları olup propan ve bütan gazlarının karışması ile oluşmaktadır. LPG petrol kuyularından ham olarak çıkartılarak bu ham petrolün damıtılması ile karışım elde edilmektedir. Bu gaz otomobil sektöründe çok ciddi ölçüde kullanılmakta ve LPG gazların %30 propan, % 70 ise bütan gazı içermektedir. Bu durumda LPG nin karışımında Propan (C3H8) 50 ve Bütan (C4 H10) 50 olarak bilinmektedir.
]]>
Gaz Söktürücü https://www.gaz.gen.tr/gaz-sokturucu.html Fri, 02 Nov 2018 10:49:24 +0000 Gaz söktürücü, sindirim sisteminin aktif bir şekilde çalışabilmesi için mide salgısında tripsin, selluloz, pepsin, asit amilaz ve farklı safra ve enzimlerin olması gerekir. Sindirim anında hava yutma ya da fermantasy Gaz söktürücü, sindirim sisteminin aktif bir şekilde çalışabilmesi için mide salgısında tripsin, selluloz, pepsin, asit amilaz ve farklı safra ve enzimlerin olması gerekir. Sindirim anında hava yutma ya da fermantasyon sebebiyle bağırsaklarda gaz meydana gelebilir. Bu gaz kişiyi oldukça rahatsız eder. Gaz bağırsakları gerdirerek kolik ya da spazm şeklinde ağrıya yol açarak hazımsızlık yaşanır. Gaz problemi yaşamamak için ağır ve yağlı gıdalardan uzak durmak faydalı olur. Gaz söktürücü olarak satılan bazı ilaçlar bulunmaktadır. Bu ilaçlar, pankreo-digest, pankreoflat, panzynorm, ccm-bizym, karboseptin olarak sıralanabilir. Bu ilaçların haricinde farklı ilaçlar da gaz söktürücü olarak kullanılabilir. Tıbbi ilaçlardan ziyade gaz söktürücü etkisi olan bitki ve bitki çayları da bulunmaktadır.

Gaz söktürücü bitki ve bitki çayları

Nane çayı: Kurutularak ya da taze nane yapraklarının gaz söktürücü etkisi bulunmaktadır. Taze nane yaprakları gaz problemleri için çiğnenebilir. Nane çayı tüketmek sindirimde bulunan kasların yumuşamasını ve vücuttan gazın atılmasını kolaylaştırır. 1 bardak kaynatılmış suyun içine bir kahve kaşığı kuru nane eklenerek 10 dakika demlenir. Hazırlanan çay süzülerek, tercihe göre içerisine limon sıkılarak gaz problemlerine karşı içilebilir.

Rezene tohumu çayı: Rezene tohumu çayı bebeklerde oluşan gaz problemleri içinde oldukça faydalıdır. Gazın geçişini kolaylaştırarak rahatlama sağlar. Tek olarak hazırlanabileceği gibi farklı bitkilerle hazırlanarak da gaz söktürücü etkisinden yararlanılabilir. Rezene tohumu çayı epilepsi hastaları için uygun değildir. Ayrıca çok sık olmasa da bazı durumlarda alerjik reaksiyonlara da yol açabilir.

Gaz SöktürücüMelisa çayı: Rahatlatıcı etkisiyle yaygın şekilde kullanılan melisa çayı, uykusuzluk, anksiyete ve sindirim sisteminde gelişen rahatsızlıklar için kullanılmaktadır. 1 su bardağı kaynamış suya, 1 tatlı kaşığı melisa kurusu eklenip, 10 dakika demlendikten sonra içilebilir. Özellikle yemeklerden sonra içildiğinde gaz söktürücü etkisinden en iyi şekilde yararlanılabilir.

Karahindiba kökü çayı: Karahindiba kökü çayı, vücutta hormonal dengesizlikleri düzenleyici etkiye sahiptir. Aşırı sodyum tüketimi nedeniyle vücutta biriken suyun dışarı atılmasını sağlar. Magnezyum, A, B, C ve D vitaminleri haricinde kalsiyum, demir gibi mineraller bakımından da zengin içeriğe sahiptir.

Kimyon: Kimyonun gaz söktürücü etkisinden yararlanmak için tercihe bağlı olarak kaynatılmış suya karıştırılarak içilebilir. Şişkinlik ve gaz problemleri için mükemmel bir şifa kaynağı olan kimyon, yemek, salata ya da çorbalara eklenerek de tüketilebilir. Bebeklerde oluşan gaz problemleri için 1 çimdik kimyon 1 çay kaşığı anne sütüne eklenerek bebeğe verilebilir. Bebeklerde oluşan kolik ağrılara karşı oldukça faydalı olur.

Gaz söktürücü çay tarifi

  • Rezene tohumu
  • Kimyon tohumu
  • Kişniş tohumu
  • Anason tohumu

Hazırlanışı: Tüm bitki tohumlarından yarım tatlı kaşığı olmak üzere bir su bardağı suyun içine eklenir. Karıştırılarak 10 dakika bekletilir. Hazırlanan çay süzülerek yemeklerden 30 dakika önce tüketildiğinde sindirim sistemini rahatlatır, iştahı arttırır ve gaz söktürücü etki yaratır. Yemeklerden sonra gaz problemi yaşayan kişiler hazırladıkları çayı tatlandırmadan 1 bardak içtiğinde gaz problemi yaşamaz. Hazırlanan çay bebekler içinde gaz söktürücü olarak kullanılabilir. Bebeklerde gün içinde 3 defa 4 damla şeklinde kullanılmalıdır.

]]>
Vajinadan Gaz Çıkması https://www.gaz.gen.tr/vajinadan-gaz-cikmasi.html Sat, 03 Nov 2018 01:59:07 +0000 Vajinadan gaz çıkması, diğer türlü yellenmek tarzı bir gaz çıkışı değildir. Vajina yapısı gereği esnek bir yapıya sahiptir. Vajinadaki bu esneme özelliği, dokunun yapısına yani kişinin genetik yapısı, zor doğumla Vajinadan gaz çıkması, diğer türlü yellenmek tarzı bir gaz çıkışı değildir. Vajina yapısı gereği esnek bir yapıya sahiptir. Vajinadaki bu esneme özelliği, dokunun yapısına yani kişinin genetik yapısı, zor doğumlar ya da yaşa bağlı olarak değişebilmektedir. Vajinanın bu özelliğinden bahsediyoruz çünkü vajinadan gaz çıkması doğrudan, vajinanın bu özelliği ile ilgilidir. Hangi açıdan bakarsanız bakın vajinadan gaz gelmesi kadını rahatsız eden özel durumlardandır.

Vajinadan gaz çıkması, vajinanın bollaşması ya da genişlemesi sonucu meydana gelen bir durumdur. Bu nedenle vajinanın genişlemesine sebep olan her etken vajinadan gaz çıkmasına ya da ses çıkışına neden olabilir. Rahim sarkması, idrar kesesinde sarkma ve idrar kaçırma gibi problemi olanlar, zor geçen doğumlarda (büyük bebek doğurma)oluşan yırtık ya da doğumun kolay gerçekleşmesi için yapılan kesiklerin iyi dikilmemesi vajina da genişlemelere neden olur. Vajinadaki bu genişleme, vajinanın penisi tam kavrayamamasına sebep olur. Vajinadaki esneme ve genişleme sadece vajinadan ses gelme problemini doğurmaz. Buna ilaveten esnemiş vajina, cinsel ilişkide, ilişkinin rahat gerçekleşmesini sağlayan kayganlaşmaya da engel olur. Kayganlaşmanın engellenmesi demek, cinsel ilişki sorunlarını daha da artırır. Gerek erkeğin gerekse kadının hissedeceği zevkin düşmesine neden olacaktır.

Vajinadan gaz çıkması, ses gelmesi cinsel ilişki esnasında oluşan bir olgudur. Cinsel ilişkide erkeğin hareketleri sırasında, vajinaya penis vasıtası ile pompalanan havanın sıkışarak dışarı çıkması ile oluşan bir durumdur. Bu olayı, bir bisiklet pompasının hava çıkış bölümü el ile kapatılıp, piston kuvvetli itildiği zamanki çıkan havanın sesine benzetebiliriz. Meydana gelişi aşağı yukarı aynıdır.

Vajinadan gaz çıkması, elbette bir kadın için cinsel performansı aşağı çekmekte hatta bayanın özgüvenini yitirmesine ve ilişkiden mutlu olmasına engel bir durumdur. Mutsuz cinsel beraberlik ve giderek azalan beraberlikler partnerlerin ayrılmalarına kadar gidebilmektedir. Vajinadan ses gelmesi çözümü olan bir durumdur. Bu sebeple kadınlar bu durumu utanılacak bir olay olarak görmeyip, bir uzman hekimden yardım almalıdırlar.

Vajinadan gaz çıkmasının çözümü nasıl olmalıdır;

Vajinadan Gaz ÇıkmasıVajinadan gaz çıkmasına çözüm sizin de tahmin edebileceğiniz gibi vajinanın daraltılmasını amaçlayan estetik ameliyatlardır. Kısacası vajinanın genişlemesinden kaynaklanan bu sesi gidermek için “vajinoplasti” adı verilen vajina daraltma operasyonları yapılmalıdır. Bu operasyonlarda vajinanın penisi kavrama yeteneği artırılmaktadır. Vajinoplasti, sadece evli bayanlara özgü bir operasyon değildir. Bekar olan bayanlar da, daha fazla zevk almak amacı ile vajinoplasti yaptırabilmektedirler. Cerrahi müdahale bir gün içinde tamamlanıp hasta taburcu edilmektedir. Sağlıklı bir cinsel ilişkiye ilk adım ise 15 gün sonra gerçekleştirilebilir. Uzman doktorunuz size vajina kaslarını güçlendirici egzersiz çalışmaları önerebilir. Bu hareketlere “Kegel Egzersizleri” adı da verilmektedir. Kegel egzersizleri, vajina sıkılaşmasının yanı sıra mesane sarkması, rahim sarkması ve rektum sarması hastalıklarında da önemli tedaviye katkı sağlayıcı rolü bulunmaktadır.

]]>
Gaz Kromatografisi https://www.gaz.gen.tr/gaz-kromatografisi.html Sun, 04 Nov 2018 00:03:01 +0000 Gaz kromatografisi hareketli faz şeklinde olan sabit gaz olarak kullanılan kromatografi çeşidine denir. Kromataografik ayırımda maddeler birbirine karışmayan iki faz arasında dağılmaktadırlar. Fazlardan bir tanesi hareketli diğ Gaz kromatografisi hareketli faz şeklinde olan sabit gaz olarak kullanılan kromatografi çeşidine denir. Kromataografik ayırımda maddeler birbirine karışmayan iki faz arasında dağılmaktadırlar. Fazlardan bir tanesi hareketli diğeri ise sabit fazdır. Karışımda bulunan her maddenin hareket hızı katsayı ile birlikte belirlenmektedir. Hareketli haldeki fazda daha çok dağılıma uğrayan maddeler daha hızlı hareket etmekte iken sabit fazda ise dağılım yüksek olan maddeler daha yavaş hareket etmektedirler. Kolon adı verilen birbirlerine yakın gözenekli partiküller sabit faz olarak bilinirler. Hareketli olan faz ise bu  partiküller arasında bulunan boşluğu doldurmaktadırlar. Hareketli olan fazlar kolon boyunca maddeleri sürüklemektedirler. Kolondan çıkmakta olan her bir maddenin konsantrasyon profiline pik adı verilmektedir. Piklerin oluşturmuş olduğu tabloya da kromatogram denir. Gaz kromatografisi kimya alanında uçucu maddeler ile gazların analizleri ve ayrılmasında uygun bir yöntem olarak oldukça yaygın bir biçimde kabul edilmektedir. Kormatografinin en çok kullanılan kullanım alanları kantitatif analiz alanıdır. Kromatografik pik altındaki alan var olan madde miktarına karşılık gelir. Pik alanları ise genelde bir elektronik bilgisayar data sistemi yöntemi ile ölçülmektedir. Kalitatif analiz yönteminde ise maddelerin bilinmekte olan alı konma süreleri ile karşılaştırılma yapılmaktadır. Bunla beraber yalnızca GC ile gerçekleştirilebilen kalitatif analiz yöntemi maddelerin kimlik tayini için bir başına yeterli olamaz. Başka gelişen yöntemler ile desteklenmelidir. 

Taşıyıcı Gaz: Taşıyıcı gazın saflığı derecesinin oldukça yüksek olması dedektör hassasiyetini artırmaktadır. Dedektör (ECD-FID), Autosampler, Enjeksiyon, Kolon ve kolon fırını olmak üzere tam beş bölümden oluşur. 

Dedektör: FID (Flame Lonization Dedector) ile ECD yani (Electron Capture Dedector) olmak üzere tam iki adet dedektör sistemi bulunmaktadır. FID; stabilite ile denemelerde yapılan tekrarlan bilirliğin oldukça yüksek olması sebebi ile en sık tercih edilen dedektör şeklidir. Kararlılığından ve yüksek hassasiyetinden dolayı en çok kullanılan dedektör yöntemidir. Ayrıca kütle akışı hızına da oldukça duyarlıdır. Kolondan çıkan organik haldeki maddeler hidrojen ateşinde yakılarak iyonlaştırılır. Ortaya çıkan pozitif yüklü iyonlar dedektörde akım farklılığına sebep olmaktadır. Meydana gelen akım birim zaman içinde ateşten geçen karbon miktarı ile doğru orantılıdır.

GC Ünitesi: Laboratuvar ortamında Shimadzu GC 2010 PLUS cihazı bulunur. Autosampler, Enjeksiyon, Kolon fırını, Kolon ve Dedektör (FID-ECD) olmak üzere tam beş bölümden oluşur. 

Gaz KromatografisiKolon: Kolonlar mesela kromatografik ayrımının oluştuğu bölümlerdir. Farklı yöntem için farklı şekilde ve uzunlukta kolonlar sıcaklığın değişimini sağlamaktadır. 

Enjeksiyon Bloğu: S-SL (spilit, splitless) ile PTV (programmable, temperature vaporizler) olmak üzere tam üç bölümden oluşur. S-SL injektörün uygulanması kolona etki ederek örnek transfer sağlamaktadır.  PTV inkeksiyonu ise spitless yada spilet çalışmada enjeksiyon boyunca sıcaklığın değişmesini sağlamaktadır. 

C-H  bağı içermekte olan bütün bileşiklere duyarlı iken yalnızca kükürt bileşikleri azot oksitlerine, suya ve amonyağa karşı duyarsızdır. FID dedektörü ile Pentan, Metan, n-Petan, Propan, Butan, Etan, n- Butan ve C8 kadar olan başka hidrokarbon gazları bileşim ve yüksek hassasiyet bakımından belirlenir.

ECD; Elektron Yakalama Dedektörü (ECD)

Sinyal artışının yerine sinyal kaybını ölçmektedir. Taşıyıcı olan gaz genelde azot radyoaktif bir ortam içinden geçer iken iyonize olmaktadır. Hassasiyeti azotlu bileşikler ile halojenli bileşiklere karşısında yüksek hidrokarbonlara ve alkoller karşısında oldukça düşüktür. Dedektörde algılanan bu akımın elektriksel sinyale çevrilmesinden sonra hesaplamaların rahatlıkla yapılması için ölçekli bir şerit kağı]]> Bebeğin Gazı Nasıl Çıkarılır https://www.gaz.gen.tr/bebegin-gazi-nasil-cikarilir.html Sun, 04 Nov 2018 07:00:08 +0000 Bebeğin Gazı Nasıl Çıkarılır, Gaz problemleri yeni doğan bebeklerin yaklaşık %20 sinde sıklıkla görülür.  Henüz sindirim sistemi gelişmeyen bebekler gaz çıkarmakta zorlanırlar. Hareket kabiliyetleri daha çok azken kendi Bebeğin Gazı Nasıl Çıkarılır, Gaz problemleri yeni doğan bebeklerin yaklaşık %20 sinde sıklıkla görülür.  Henüz sindirim sistemi gelişmeyen bebekler gaz çıkarmakta zorlanırlar. Hareket kabiliyetleri daha çok azken kendi gazlarını çıkaramazlar ve huzursuz olurlar.Anne sütü emen bebekler meme ucunu tam olarak ağızlarıyla kavrayamadıkları için ve hızlı emdiklerinden dolayı hava yutarlar. Böylelikle gaz birikir ve bebeği rahatsız eder.Mama ile beslenen bebekler ise biberonun ağzı çok küçük veya çok büyük olduğundan yine çok hava yutarlar. Aynı zamanda  inek sütü içeren mamaları kullanmamaları tavsiye edilir. Çünkü inek sütü bebeklerde hazımsızlığa sebep olur ve bebeği rahatsız eder. Kullandığınız mama bebeğinize iyi gelmeyip,bebeğinizin dışarı çıkmasını zorluyorsa doktora başvurunuz.Gerekirse doktor muayenesinden sonra  mama değiştirilmelidir. Bebeklerin gazını çıkarmak için çeşitli alternatifler vardır. Damlalar,ilaçlar,bitkisel yağlar veya çaylar gibi. Gaz problemlerinin çok olduğu bebeklerde doktor tedavisinden sonra ilaç ve damla önerilir. Eğer çok fazla gaz problemi yoksa masaj ve egzersizlerle bebeğin rahatlaması sağlanır. 


Bebeğin Gazı Nasıl ÇıkarılırBebeğin gazı nasıl çıkarılır;
  • Bebeği omzunuza dik pozisyonda tutarak sırtına hafifçe vurulabilir.
  • Bebeği yüzüstü kucağınıza yatırarak sırtı sıvazlanabilir.
  • Oturur pozisyonda kucağınızda tutarak yine sırtına vurulabilir.
  • Elinizle bebeğinizin bacaklarını bisiklete biniyormuş gibi çevirirseniz gazını çıkarmada çok etkili olacaktır.
  • Bebeğin ayaklarına ve karnına ılık havlu konulabilir. Çok fazla sıcak olmamasına dikkat edin. Çünkü bebeklerin teni çok hassas olduğundan sıcak onlara zarar verebilir.
  • Ilık bir banyo bebeği sakinleştirerek gaz sancılarını önleyebilir.
  • Bebeğe papatya,rezene,anason,kimyon çayı gibi bitkisel çaylar verilebilir. Eğer bebeğe vermekte içiniz rahat etmezse emziren anneler bu çayları kendisi içerek bebeğe de içirmiş olur.
  • Bebeği karın üstü yatırmakta bebeği rahatlatacak ve gazını çıkarmada yardımcı olacaktır.
  • Masaj ve egzersizlerin dışında bebekleri rahatlatacak sesler,ninniler ve müziklerde gaz sancılarını hafifletmektedir.
  • Acı elma yağı ile bebeğinizin karın bölgesine ve ayaklarına masaj yapılabilir.
Bebeğiniz büyüdükçe hareketleri de artacağından gaz problemleri 4-6 aya kadar bitmiş olacaktır ve gazını hareket edebildiğinden kendisi çıkarmış olacaktır.
]]>
Gaz Giderici İlaçlar https://www.gaz.gen.tr/gaz-giderici-ilaclar.html Sun, 04 Nov 2018 16:05:45 +0000 Gaz giderici ilaçlar, Sindirim fonksiyonun düzenli ve düzgün bir şekilde çalışması için bazı enzimlere ihtiyaç duyar. Sinirim sırasında fermantasyon nedeniyle yada hava yutma sonucu bağırsak ve midenizde gazlar oluşur. Gaz giderici ilaçlar, Sindirim fonksiyonun düzenli ve düzgün bir şekilde çalışması için bazı enzimlere ihtiyaç duyar. Sinirim sırasında fermantasyon nedeniyle yada hava yutma sonucu bağırsak ve midenizde gazlar oluşur. Bağırsaklarda oluşan bu gazların gerilmesi sonucu karın ağrısı şikayetleri oluşmaktadır. İşte tam da bu sebepten gaz giderici ilaçlar kullanıp rahatlamanız gerekmektedir. Hem sindirimi kolaylaştırmak hemde bağırsak ve midenizde oluşup sizi rahatsız eden gazlardan kurtulabilmek için size gaz giderici ilaçlardan bir kaçını şöyle sıralayabiliriz;Gaz Giderici İlaçlar
  • Meteospasmyl, Yemeklerden önce alınan bu ilaç yemekten sonra gazların vücudunuzu hızlı bir şekilde terk etmesini sağlayabilmektedir.
  • Karminatif, Gaz birikmesi, midede şişlik, hazımsızlık nedeniyle kullanılan ilaçlardandır.
  • Metsil fort çiğneme tableti, Midenizi rahatlatır.
  • Simetikon antiflatulan, Çok iyi bir gaz giderici ilaçtır. Mide ve bağırsaklarınızda bulunan gaz kabarcıklarının kolayca bir araya gelmesini sağlar.
  • Pankreoflat, Sindirim bozukluklarına bağlı gaz giderici ilaç olarak endikedir.
  • Pankreo digest, Panzynorm, Cc bizym, Biogastirin, Euorbon, Korbosseptin gibi ilaçlarda gaz giderici ilaçlardır. Dikkat etmeniz gereken şikayetlerinizi yakınınızda  bulunan aile hekimine anlatarak size uygun gördüğü ilacı kullanmaktır. Hekiminizin bilgisi olmadan ilaç kullanmak sağlığınız için çok tehlikelidir.
]]>
Bebeğe Gaz Yapan Yiyecekler https://www.gaz.gen.tr/bebege-gaz-yapan-yiyecekler.html Mon, 05 Nov 2018 10:56:28 +0000 Bebeğe Gaz Yapan Yiyecekler, sindirimin en doğal sonucu olarak gösterilen gaz, yiyeceklerin bağırsakta sindirilmesi sonucunda ortaya çıkar. Sağlıklı kişilerde günde en az 20 kez gaz çıkarımı meydana gelmektedir. Bebeklerd Bebeğe Gaz Yapan Yiyecekler, sindirimin en doğal sonucu olarak gösterilen gaz, yiyeceklerin bağırsakta sindirilmesi sonucunda ortaya çıkar. Sağlıklı kişilerde günde en az 20 kez gaz çıkarımı meydana gelmektedir. 
Bebeklerde ise daha çok geceleri ortaya çıkan ve 3 hafta ile 16 hafta arasında görülen gaz problemi, bir türlü durdurulamayan ağlama nöbetleri olarak ortaya çıkan ve kolik diye adlandırılan bu durumun birçok sebebi bulunmaktadır. Bu durumun psikolojik, davranışsal ve organik nedenleri bulunmaktadır. 

Bebeğe gaz yapan yiyecekler, bebeklerde gaz problemi için anne ve babanın yapabileceği şeyler olsada bu problem tam olarak sona ermez. Alınabilecek önlemler ise şunlardır:
  • Annenin emzirme döneminde gaz yapan yiyeceklerden uzak durması gerekir.
  • Bebek mama ile besleniyorsa bunun inek sütünden yapılması sonucu bebekle gaz problemi ortaya çıkar. Doktor ile görüşüp mama değişikliği yapılabilir.
  • Annenin bu dönemde sigara kullanması tavsiye edilmez.
  • Bebeğin beslenmesinde kullanılan biberonlar fazla delikli ise bu da çocukta gaz problemine yol açabilir.
  • Bazen anne sütünün yanında papatya çayı ve benzer çaylarını da kullanımı bu konuda işe yarayabilir.
Bebeğe Gaz Yapan YiyeceklerBebeğe Gaz Yapan Yiyecekler, annenin emzirme döneminde ise gaz yapan yiyecekleri tüketmemesi en önemli noktalardan biridir. Bu yiyecekler şunlardır:
  • Soğan
  • Kuru fasulye
  • Karnabahar
  • Brokoli
  • Kepekli yiyecekler
  • Lahana 
  • Portakal, greyfurt ve limon
  • Kafein içeren yiyecek ve içecekler
  • Çikolata
  • Çay
Bebeğe gaz yapan yiyecekler, bu yiyeceklerin hem bebeği hem de anne babayı olumsuz yönde etkileyeceğini söylemek doğru olacaktır. O yüzden annenin emzirme döneminde bu yiyecekleri tüketmemesi gaz problemini biraz da olsa dindirecektir. 

Bebeğe gaz yapan yiyecekler, son olarak gaz problemini önlemek için birkaç tavsiyede bulunalım. Gaz probleminin ortaya çıktığı dönemde bebeğin ses veya oyunlar ile ağlaması durdurulabilir. Ayrıca bu dönemde bebeğe yapılacak ılık bir banyoda iyi gelecektir.

Sağlıkla kalın.
]]>
Gaz Şişkinliği https://www.gaz.gen.tr/gaz-siskinligi.html Mon, 05 Nov 2018 17:12:50 +0000 Gaz şişkinliği ve gazın nedenleri, bir çok insanın merak ettiği ve çoğu insanı rahatsız edebilecek düzeyde olan bir rahatsızlıktır. Yemeklerden sonra gaz şişkinliğin hissedilmesi gayet normal bir durumdur. Bazen Gaz şişkinliği ve gazın nedenleri, bir çok insanın merak ettiği ve çoğu insanı rahatsız edebilecek düzeyde olan bir rahatsızlıktır. Yemeklerden sonra gaz şişkinliğin hissedilmesi gayet normal bir durumdur. Bazen çok sevilen yiyecekler olduğunda çok fazla doyulmuş olunsa bile yine de tüketilir. Bundan dolayı da çok yemek yemeye bağlı olarak karında şişkinlik görülebilmektedir. Ancak aşırı yemek yenilmesinde sonra oluşan şişkinlik dışında her yenilen öğünden sonra ne kadar yemek yenilmesine bağlı olmadan karın şişkinliği şikayeti var ise bunun birden fazla nedeni olabilir. Genel olarak gaz şişliği ne çeşit bir yiyecek tüketildiğinde ya da sindirim sisteminde yiyeceklerin olması gerektiği gibi ve hemen sindirilmesini engelleyen nedenlere dayanır. Mide çok büyük esnek bir yapıya sahip ve kaslardan oluşan elastik olan bir kesedir. Yetişkin olan bir insanın midesi yaklaşık olarak bir litrelik hacmi çok rahat bir şekilde taşıyabilmektedir. Yetişkin bir kişinin midesinin ortalama taşıyabileceği, yaklaşık olarak bir litrelik oran aşıldığı zaman midenin esnek yapısı genişlemeye başlar ancak bu genişleme gaz şişkinliği olarak kendini belli eder. Mide şişkinliği özellikle fazla yenilen yemek ve gazdan dolayı meydana gelmektedir. 

Laktoz İntoleransı: İnce bağırsakların ürettiği laktaz enzimi, adı laktoz olan süt şekerinin sindirilmesinde çok önemli bir rol oynamaktadır. Laktoz intorelansı ince bağırsağın yeterli derecede laktaz enzimi üretmemesi ve bu sebepten dolayı da kişinin süt ve süt ürünlerini tükettiği zaman gaz şişkinliği, mide krampları, gaz, ishal ve bulantı gibi benzeri belirtiler oluşmaktadır.

Çölyak Hastalığı: Bu rahatsızlığı olan kişiler çavdar, arpa ve buğdayda bulunan, gluten adı verilen proteini sindirmede oldukça zorluk çekmektedirler. Çölyak adı verilen bu rahatsızlığın başlıca sebepleri arasında karın ağrısı, aşırı karında şişkinlik ve ishal gelmektedir. Çölyak adı verilen bu rahatsızlığın kesin bir tedavisi yoktur. Ancak gluten adı verilen proteinli yiyeceklerin tüketimini en aza indirgeyerek önlem alınabilir. 

Gaz Şişkinliğiİrritabl Bağırsak Sendromu: Sindirim sorunlarından biri olan irritabl bağırsak sendromunun kesin olarak sebebi bilinmemektedir. Bununla birlikte düzensiz ve kötü beslenme, stres ya da enfeksiyon gibi tetikleyici nedenler iritabl bağırsak sendromuna neden olmaktadır. İrritabl bağırsak sendromları belirtilerinin arasında ishal, kabızlık, karın şişliği, bulantı, mide krampları ve gaz şişkinliği neden olmaktadır. Her gün düzenli olarak yapılan egzersizler ve lifli yiyecekler tüketilmesi sindirim problemlerini tetikleyen yiyeceklerden uzak durarak rahatsızlığın nedenleri en aza indirilebilir. 

Sindirim Enzimleri Eksikliği: Yiyeceklerin hızlı bir şekilde sindirilmesi için sindirim sisteminde gerekli olan enzimler eksik ise bu durum yemeklerden sonra gaz şişkinliği ve gaz oluşumuna neden olmaktadır. Meyve ve sebzeler sindirim enzimleri bakımından zenginlerdir ancak pişirme sırasında meyve sebzeler bu özelliklerini kaybederler. Çiğ olan meyve ve sebzelerin beslenme sırasında daha fazla tüketilmesi enzim takviyesi alarak sindirim enzimlerini dengeleyebilir ve gaz şişkinliğini önemli ölçüde azaltmaya destek olmaktadır. 

Hormonal Dalgalanmalar: Kadınlarda adet dönemi öncesi ya da gebelik sırasında yaşanan hormon seviyesinde ki değişiklikler sindirimi de etkilemektedir. Kadınlarda meydana gelen hormonal değişiklikler sonucunda mide veya bağırsak hareketlerinin oldukça yavaşlaması durumu yiyeceklerin sindirim siteminde, sindiriminin yavaşlaması anlamına gelir ve bu durumda kabızlık ile birlikte gaz şişkinliğine neden olmaktadır.
]]>
Maddenin Gaz Hali https://www.gaz.gen.tr/maddenin-gaz-hali.html Tue, 06 Nov 2018 14:57:05 +0000 Maddenin Gaz Hali, Maddeler katı, sıvı, gaz ve plazma olmak üzere dört fiziksel hali bulunur. Maddenin bu dört halden birinde bulunması basınç ve sıcaklığa bağlıdır. Buna suyu örnek verecek olursak, su, atmosfer basıncı alt Maddenin Gaz Hali, Maddeler katı, sıvı, gaz ve plazma olmak üzere dört fiziksel hali bulunur. Maddenin bu dört halden birinde bulunması basınç ve sıcaklığa bağlıdır. Buna suyu örnek verecek olursak, su, atmosfer basıncı altında ve 0°dereceden düşük sıcaklıklarda katı yani buz halde olur, 0° derece ile 100° derece arasında sıvı yani su haldedir, 100° derecenin üzerinde ise gaz yani su buharı halinde bulunur. Katıları oluşturan tanecikler arası çekim kuvvetleri çok fazla olduğundan, tanecikler arası boşluklar çok az ve bunun yanında taneciklerin hareketleri de kısıtlıdır. Sıvılarda ise tanecikler arası çekim kuvvetleri katılara göre daha zayıf olduğundan taneciklerin hareketi katılara göre çok daha fazladır, aynı zamanda sıvılar bulundukları kabın şeklini alırlar. Gazları oluşturan taneciklerin arasındaki kuvvetler çok çok zayıf olup tanecikler arası uzaklık çok büyük olmaktadır. Bu sebeple gaz tanecikleri sürekli hareket halinde olurlar ve gelişigüzel hareket ederler. Bu hareket sırasında birbirleriyle ve sıkıştırıldıkları cismin iç yüzeyine (çeper) esnek çarpmalar yaparlar. Maddenin gaz hali, tanecikler arası boşluklar sebebiyle kolaylıkla sıkıştırılabilir. Gaz tanecikleri kabın çeperlerine uyguladığı kuvvet, gaz basıncı olarak bilinir. Gazlar içinde bulunduğu kabı doldurma şekli genişleyerek olur. Kokulu olan bir gaz odaya bırakıldıktan bir süre sonra odanın her tarafında hissedilmeye başlanır. 

Gazın Kapladığı Hacim; Maddenin gaz hali ve  katı haldeki hacimleri basınca bağlı olarak hemen hemen hiç değişmemektedir. Sıcaklık karşısında ise çok az değişmektedir. Oysaki gazların hacimleri, sıcaklık ve basınçla çok miktarda değişmektedir. Bu durumda 1 mol (Mol; 6,02x1023 sayısı kadar tanecik için kullanılan birimdir.) gazın hacmi sıcaklık ve basınç koşularında farklı büyüklüklerde olacaktır. Aynı sıcaklık ve basınç koşullarında farklı cinsteki katı ve sıvıların 1 mol hacmi de birbirine benzemez. Gazların ise 0°C ve 1 atmosfer basınç koşullarındaki mol hacimleri yaklaşık birbirine eşittir.

Maddenin Gaz HaliGazlarda Kinetik Teori; Kinetik teori maddenin gaz hali ve gazların davranışlarında görülen düzenlilik genel olarak açıklayabilmek için geliştirilmiş bir modeldir.

  • Buna göre, maddenin gaz hali , birbirlerinden oldukça uzakta bulunan atom veya molekül taneciklerden oluşmaktadır.
  • Gaz tanecikleri her yöne doğru doğrusal ve hızlı hareket ederler. Bu nedenle gazda bulunan atom veya molekül tanecikleri hem birbirlerine hem de bulundukları cismin yüzeyine çarparlar.
  • Maddenin gaz halinde bulunan atom veya molekül taneciklerinin çarpışmaları esnektir. Çarpışmalarda atom veya molekül taneciklerinin yalnız hızları ve hareket yönleri değişir.
  • Gazın atom veya molekül tanecikleri birbirini etkilemeyen, aralarında yok denecek kadar çekim kuvveti olmayan ve birbirinden bağımsız atom ya da molekül tanecikler olarak kabul edilir.
  • Maddenin gaz hali atom veya molekül taneciklerinin kinetik enerjisi ortam sıcaklığına bağlıdır. Bütün gazların aynı sıcaklıkta ortalama kinetik enerjileri de aynıdır.
Bu çarpışmalar sırasında, maddenin gaz hali durumunda atomlardan ya da moleküllerden birbirlerine enerji geçişi de olmaktadır. Ancak çarpışmadan önceki toplam kinetik enerji, (Ek1) çarpışmadan sonraki toplam kinetik enerjiye (Ek2) eşittir. (Ek1=Ek2)
Bu kabullenmelere göre hareket eden maddenin gaz halindeki taneciğinin kinetik enerjisi (hareket enerjisi); Ek=1 mö2 bağıntısı ile bulunur. Bağıntıdaki, kütle (m) yerine bir taneciğin kütlesi (M) alınırsa Ek=>Mö2 bağıntısı oluşur. 
Buda, M=Gaz taneciğinin kütlesi ö=Gaz taneciğinin ortalama hızını belirtir.
]]>
Klima Gazı https://www.gaz.gen.tr/klima-gazi.html Wed, 07 Nov 2018 01:56:34 +0000 Klima gazı, Freon 12 gazıdır. Bu gazın F11, F12, F13, F22, F502 gibi farklı  türleri mevcuttur. Bu gazın içerisinde C, Cl ve F bulunur. Freon12'nin kaynama derecesi –29,8 °C, donma derecesi ise –157,78 °C'dir. Özgül ağ Klima gazı, Freon 12 gazıdır. Bu gazın F11, F12, F13, F22, F502 gibi farklı  türleri mevcuttur. Bu gazın içerisinde C, Cl ve F bulunur. Freon12'nin kaynama derecesi –29,8 °C, donma derecesi ise –157,78 °C'dir. Özgül ağırlığı havanın özgül ağırlığından daha fazladır.

Klimanın çalışma şekli, belirli bir basınç altında tutulan sıvı durumdaki soğutucu akışkanın istenilen sıcaklıkta buharlaştırılması ve buhar halden tekrar sıvı hale dönüştürülmesidir. Bu çalışma şeklini termodinamiğin 2. kanunu ile izah edilebilir.

Çevrim malzemesi olarak kullanılan klima gazı bir kompresör yardımıyla emilip sıkıştırılarak sıvılaştırılır. Sıkıştırma olayı esnasında meydana gelen ısı bir fan aracılığıyla ile dış ortama atılır. Sıvı sonra genleşme valfi tarafından üzerindeki basıncın indirilmesi ile bulunduğu ortamdan ısıyı alarak gaz haline geçer. Bu esnada bulunduğu çevreden ısı çektiği için ortam sıcaklığını da indirmiş olur. Soğutma akışkanı kompresör tarafından emilerek çevrim aynen bu şekilde tekrarlanır. Yani komprasör buharlaştırıcıdan düşük basınçlı gazı emerek yüksek basınçlı gaza dönüştürür.Klima Gazı

Yılda en az bir kez  klima sistemi ve soğutucu gaz şarjı işin uzmanına kontrol ettirilmelidir. Klimalar sık sık bakıma gönderilmelidir. Araçların klima sistemlerinde belli süreler içerisinde bir takım klima gazı kaçağı yaşanmaktadır. Hiçbir klima sistemi kendi bünyesindeki gazı %100 kendi bünyesinde bulundurmaz. Klimayı 1 yıl kullandıktan sonra klima gazındaki düşüşten ötürü klimanın çalışma performansında bir düşüş yaşanır ve soğutmada da performansı düşer. Bu durumda klima uzman kişilere gösterilmelidir.

Klima sisteminde bulunan gaz bildiğimiz yakıt gibi değildir ve hiç bitmez yani klima gazı bitti tabiri doğru değildir, ancak azalır uzun bir süre klima kullanılmadıysa gaz çöker ve tam tersi bir  basınçla boru rekorlarından kendini bırakır. Klimanın çalışma sistemi kapalı devre bir sistemdir yani sistemde yaşanılan bir kaçak olmadığı süre boyunca klima gazında bitme ya da gazın azalması gibi bir durumla karşılaşmanız mümkün değildir.

]]>
Karpuz Gaz Yaparmı https://www.gaz.gen.tr/karpuz-gaz-yaparmi.html Wed, 07 Nov 2018 03:52:47 +0000 Karpuz gaz yaparmı, Sıcak yaz günlerinde içinde bulunan su oranı ile susuzluğa ilaç gibi gelen karpuz daha çok sıcak iklimlerde yetişen, sarı renkli çiçekler açan, büyük meyveli bir bitkidir. Karpuzun kalori oranı çok Karpuz gaz yaparmı, Sıcak yaz günlerinde içinde bulunan su oranı ile susuzluğa ilaç gibi gelen karpuz daha çok sıcak iklimlerde yetişen, sarı renkli çiçekler açan, büyük meyveli bir bitkidir. Karpuzun kalori oranı çok düşüktür. %90’ı su olan karpuz, vücudun sıvı ihtiyacını büyük oranda sağlamasının yanında, B ve C vitamini ile sodyum, potasyum, demir ve kalsiyum mineralleri açısından oldukça faydalı ve zengin bir meyvedir.

Karpuz, Kabakgiller familyasından; büyük gövdeli, parçalı sert yapraklı, sarı çiçekli, iri meyveli, bir yıl süren bir bitkidir. Diğer isimleri Harbuz, Watermelon, Pasteque ve Citrullus vulgaris olarak bilinir. Cinsel gücü arttırır. Soğuk algınlığına çok iyi gelmektedir. Kalbi koruyucu etkisi de vardır. Kemiklerin gelişimine yardımcı olur. Vücuda dinçlik, serinlik ve ferahlık verir. Kanı temizler. Böbreklerde kum ve taşların dökülmesine yardım eder.

Karpuz Gaz YaparmıKarpuz gaz yapar mı 

Çok iyi bir idrar söktürücü olan karpuz, vücuttaki atık maddeleri kısa sürede atar, bağırsakları temizleyerek gaz yapmasını engeller ve kanı temizler. İçerdiği yüksek potasyum kalp fonksiyonlarının ve kan basıncının normal seviyede olmasına yardımcı olur. Az miktarda da olsa barındırdığı “likopen” maddesiyle kalpte enfarktüs meydana gelmesini önlemektedir. Karpuz bol miktarda C vitamini ve antioksidan içerdiği için bir çok kanser türlerine karşı etkili olan beta karoten içerir. Yağ içermediğinden ve kalorisi de çok düşük olduğundan yaz aylarında yapılan rejim listelerinde özel bir yeri vardır.

Aynı zamanda lif bakımından oldukça zengin olduğu için bağırsak hareketlerini düzenler ve bağırsak kanserini engelleme de rol oynar. Karpuz çekirdekleri de içinde bulunan cucurbocitrin adlı maddeyle kan basıncını normal seviyede tutmaya ve böbrek işlevlerinin düzenlenmesine yardımcı olur. Bol miktarda içeriğinde su ve şeker olması, boşaltımı hızlandırması gibi özellikleri ile karpuz gaz yaparmı cevabını vermiş oluyoruz. Aynı zamanda kilo vermeyi de sağlamaktadır. Ama süreyi kısa tutmak ve tek yanlı bu beslenmeye yüklenmemek koşuluyla.

Olgunlaşmış karpuz taze olarak yenmelidir. Karpuzun keleklerinden ise turşu yapılır. Bala zencefil kattıktan sonra karpuzla beraber yenirse balgamı söker. Karpuzdan çok faydalanmak için yemeklerden önce ve mümkün olduğunca kabuklarının iç kısmıyla birlikte yemek çok daha faydalıdır.

Karpuzun bu özelliklerinden yararlanmak için yemeklerden çok önce, aç karnına tüketmek gerekiyor. Çünkü yemekten sonra yenildiği zaman sindirim zorluğu yaşanabiliyor. Bu durumda karpuz gaz yapabilir. Karpuzun besin değerinin, diğer birçok meyve ve sebzede olduğu gibi kabuğunda saklı olmasıdır. Bu nedenle kırmızı etli kısmından çok altındaki beyazımsı kısmın tüketilmesi gerekir.

Karpuz alırken sürprizlerle karşılaşmamak için kabuğunun parlak olmamasına ve kabuğunu kazıdığınızda üsteki dokunun kolayca çıkmasına özen göstermelisiniz.

]]>
Gaz Maskesi https://www.gaz.gen.tr/gaz-maskesi.html Wed, 07 Nov 2018 17:52:50 +0000 Gaz maskesi, insanların zehirli gazlardan ve dumandan etkilenmelerini önlemek için tasarlanmış başlıktır. Yapısında solunan havanın geçtiği kömür filtre, plastikten yapılmış gözlükler ve solunan havanın tekrar dışarı at Gaz maskesi, insanların zehirli gazlardan ve dumandan etkilenmelerini önlemek için tasarlanmış başlıktır. Yapısında solunan havanın geçtiği kömür filtre, plastikten yapılmış gözlükler ve solunan havanın tekrar dışarı atılmasını sağlayan bir supaptan oluşmaktadır. Kömür filtre maruz kalınma ihtimali olan zehirli gazlara karşı özel kimyasallar ile kaplanabilir. Kimyasal silahların zararlarından korunmak için tasarlanmış gaz maskeleri hava kirliliği ve zehirli gaz ortaya çıkaran yangınlara karşı koruyabilmektedir. 

Gaz maskesi icadı

Gaz maskesi ilk olarak 1847 yılında Lewis P. Haslett tarafından bulunmuştur. 1849 yılında ise bulduğu gaz maskesinin patentini almıştır. 1914 yılına gelindiğinde  Garrett A. Morgan 1. Dünya savaşında kullanmak için daha modern bir gaz maskesini icat etti. Öyle ki savaşlarda zehirli gazlara maruz kalma ihtimali çok yüksektir. O dönemde bu gaz maskesi seri olarak üretilmeye başlanmıştır. 1. Dünya savaşında Almanların kimyevi gaz silahları kullanmışlardır. İlk gaz maskelerinde solunan hava giriş yerindeki odun kömüründen geçerken, içindeki zehirli gazları tutulmaktaydı. Fakat bu maskeler ağır yapısı yüzünden askerlerin hareket imkanını kısıtlamakta idi. 2. Dünya savaşında ise yeniden tasarlanan gaz maskeleri daha kullanışlıydı. Bu maskenin yapısında kömürün durduğu kap omuza asılmakta idi.  Bu tasarım askerin daha rahat hareket etmesini salıyordu. 1960 yılında Abd’de tasarlanan M-17 gaz maskesi, dış bir kap yada hortum ihtiva etmemekteydi. Maskede yüze geçen kısımda absorbiyon sağlayan esnek bir malzeme vardır. Bu tasarım bakteriyolojik ve radyolojik etkenlere karşı daha iyi koruma sağlamaktaydı. 

Gaz MaskesiGaz maskesinin kısımları

Maske başlığı: Solunan havada bulunan zararlı maddelerin girmesini engelleyecek şekilde yüze tam oturmaktadır ve kullanıcının görüşüne engel olmayacak biçimde tasarlanan kısımdır. Kış aylarında camın buğulanması engelleyecek bir madde kullanılır. 

Süzgeç: Kullanıcının arındırılmış havayı solumasını sağlayan kısımdır. Süzgeçler başlığa doğrudan yada uzun bir hortumla bağlanabilmektedir. İkinci şekilde süzgeç bir çanta içinde taşınır. Süzgeç 3 kısımdan meydana gelmektedir.

  • Selüloz esasına göre tasarlanmış havadaki serbest taneleri tutmaya yarayan kısım,
  • Zehirli maddeleri emen kömürlü kısım, 
  • Asitli bileşikler ve fosgen maddesini emen hekza metinel tetramin kısım.
Gaz maskesi özellikleri
  • Üçte bir oranında ses iletişim sağlar,
  • Maskenin raf ömrü 10 yıl, filtre ise 5 yıldır. 
  • Orjinal ambalaj açıldıktan sonra 30 gün içinde kullanılmalıdır.
  • Yoğun gaz ortamında 24 saat koruma sağlar.
  • Yüz ve kafa şekline göre özel tasarlanır. 
  • Gaz maskesi kişiye özeldir.
Gaz maskeleri sadece savunma amaçlı kullanılmamaktadır. Teknik olarak gaz maskesi kullanılması gereken mesleklerde mevcuttur. 
]]>
Doğal Gaz https://www.gaz.gen.tr/dogal-gaz.html Wed, 07 Nov 2018 22:20:41 +0000 Doğal gaz, etan ve metan gibi değişik hidrokarbonlardan meydana gelen, kokusu ve rengi olmayan, yanıcı bir gaz olarak bilinmektedir. Ülkemizde oldukça yaygınlaşan doğal gaz kullanımı ile, hem insanların hayatında büyük oranda k Doğal gaz, etan ve metan gibi değişik hidrokarbonlardan meydana gelen, kokusu ve rengi olmayan, yanıcı bir gaz olarak bilinmektedir. Ülkemizde oldukça yaygınlaşan doğal gaz kullanımı ile, hem insanların hayatında büyük oranda kolaylık sağlanmakta hem de çevreci bir gaz olmasından dolayı birçok zararın önüne geçmektedir. En önemli özelliği de çevre kirliliği oluşması göz önüne alındığında bu enerjinin diğerlerinden çok üstün olmasıdır. Ülkemizde doğal gazın yayılması hala devam etmekte olsa da, ilk Türkiye'ye gelişi 1970'li yıllara dayanmaktadır. Evlerde ve iş yerlerinde çok fazla tercih edilen bu enerji türü, hem ısınma, hem ocak tüpü olarak kullanma hem de sıcak su elde etmek için önemli bir seçenek olmuştur. Petekleri ve kombileri istenildiği ayara getirilmektedir, kullanmanın gereksiz olduğu zamanlarda kapatılabilmektedir. Önceleri odun sobası, kömür sobası, kalorifer yada klima sistemi ile ısıtılan evlerde, doğal gaz yöntemi ile hem evin tüm odalarını eşit şekilde ısıtmakta, hem de eski yöntemlerin çevreye verdiği kirliliğin ortadan kaldırılmasını sağlamaktadır. Bunların yanı sıra, deterjan, antifriz, çeşitli ilaç ve gübreler, plastikler ve değişik kimyasal madde üretiminde doğal gazdan yararlanılmaktadır. 

Doğal Gaz Oluşumu ve Üretimi

Yer altında bulunan doğal gaz, organik bozulmalar sonucunda meydana gelmektedir. Genellikle eski çağlardan kalma canlı kalıntılarının doğal gaz oluşumu için önemi büyük olmuştur. Bu kalıntılar zamanla, basınç ve ısı faktörlerinin de etkisine maruz kalarak petrol ve doğal gaza dönüşmüşlerdir. Toprağın binlerce metre altında bile bulunabilen doğal gaz, yoğunluğu sebebi ile yeryüzüne doğru çıkmakta ve bu şekilde fark edilmektedir. Doğal gazı bulabilmek için çok detaylı araştırmalar yapılmakta ve daha sonra bulunan doğal gaz test edilmektedir. Kullanıma uygun bulunan doğal gazın, dağıtım aşaması ve kullanım için depolanması da önemli görevler gerektirmektedir. Ülkemizde genellikle farklı doğal gaz firmaları sayesinde bu aşamalar bir bir yapılmaktadır. Bu firmalar, üretim firması ve dağıtım firması gibi adlandırılırlar. Ev ve iş yerlerinde kapıya kadar getirilen doğal gaz için bölgeye döşenecek boru hattı, petek, kombi gibi ihtiyaçları ve döşeme işlemlerini de ücret karşılığında doğal gaz şirketleri yapmaktadır. Hem ekonomik hem de sağlıklı olan doğal gaz kullanımı ile herhangi bir koku yada atık madde oluşturmadan ısınmak mümkün hale gelmiştir. 

Doğal GazDoğal Gaz Depolanması

Soğuk zamanlarda ve kış aylarında daha çok kullanılan bu enerji, yaz aylarında yer altı depolarında bekletilir. Genellikle kullanım alanlarına yakın ve kolay ulaşılacak bölgelerde depolanırlar. Tabi ki bu işlemler uzmanlar tarafından yapılmalı ve depo bölgesinin uygunluğu tartışılmalıdır. Basınç etkisi ile gaz kaçağı oluşma riski de göz önüne alınmalı ve depolama ona göre yapılmalıdır. 

Doğal Gazın Avantajları
  • Kullanım açısından çok iyi bir enerji kaynağı olarak bilinir. 
  • Doğaya ve canlılara herhangi bir zararı bulunmaz. 
  • Fabrikalarda, evlerde ve iş yerlerinde gönül rahatlığıyla kullanılır. 
  • Zehirsiz bir gaz olduğu için solunması durumunda herhangi bir zehirlenme durumu ortaya çıkmamaktadır. 
  • Hava ile iyi karıştığı için yanma gücü yüksek bir enerji olarak bilinir. 
  • Herhangi bir koku, kir yada duman oluşturmaz. 
  • İstenildiği zaman açılıp, gerekli olmadığı zamanlarda kullanıma kapatılabilmektedir. 
  • Diğer yakıtlarla kıyaslandığında hem daha iyi enerji sağlanır hem de daha zararsızdır. 
  • Kullanılmayan odaların petekleri kapatıldığı için tasarruf sağlamak da mümkün olmaktadır. 
  • Gaz kaçağı oluşsa bile hafif bir gaz olduğu için yüksek bölgelerde toplanır ve baca bölgesi varsa buralardan kolaylıkla dışarı çıkabilir. 
  • Pişirme, ısınma, sıcak su elde etme gibi ihti]]> Ozon Gazı https://www.gaz.gen.tr/ozon-gazi.html Thu, 08 Nov 2018 03:19:34 +0000 Ozon gazı, 3 oksijen atomunun birleşip ortaya getirdiği bir agz türüdür. Ozonun bileşikleri sabit özellikte olmadığı için çok çabuk iki atomlu oksijene dönüşebilir. Aslında bu reaksiyon oksijen ile birlikte tek bir O molekül Ozon gazı, 3 oksijen atomunun birleşip ortaya getirdiği bir agz türüdür. Ozonun bileşikleri sabit özellikte olmadığı için çok çabuk iki atomlu oksijene dönüşebilir. Aslında bu reaksiyon oksijen ile birlikte tek bir O molekülünün ayrılmasına neden olmaktadır. Bu ayrılıp dışarıda serbest bir şekilde kalan O molekülü, insanoğlunun yaşadığı ortamdaki hava ve suyu içerisindeki bakteri, mantar, küf, virüs ve mikroplardan kısa bir sürede arındırmaktadır. Ayrıca bu molekül demir, klor, nitrit, mangan gibi maddeleri de oksitleyerek insanoğlunun yaşadığı ortamdan uzaklaştırır ve uzaklaştırdığı sırada yeniden oksijene dönüşür. Normalde ozon, insanoğlunun doğal çevresinde bulunan ve güneşin zararlı UV ışınlarından koruyan bir tabaka olarak bilinmektedir. Bu bilgi tam olarak doğrudur fakat fazlası da vardır. Ozon sadece insanoğlunu güneşin zararlı ışıklarından korumakla kalmamaktadır. Bir diğer birçok bölümde yaşam kalitesini yükseltmektedir. Ayrıca ozon tabakası son yıllarda büyük miktarlarda açılma göstermiştir. Bu açılma ve incelme katsayısı arttıkça güneşin zararlı ışınlarının dünyaya girmesi daha kolay olacak ve insan sağlığını kötü bir biçimde etkileyecektir. Ozon gazı 1839 yılında Alman bir kimyacı tarafından bulunmuştur. Bulunduktan sonra, ilk yıllarda dezenfeksiyon amaçlı kullanılmıştır. Tam olarak dezenfeksiyon amaçlı kullanılma yeri Monako şehrinde bir su arıtma tesisinde olmuştur. Bunun yanında ozon gazı keskin kokulu olma özelliğine sahip bir gazdır. Aslında ozon normal hava şartlarında ve oda sıcaklığında kendine has, karakteristik kokusu olan ve renksiz bir gazdır. Bu özelliğinden ötürüde zaten ismi Yunanca koklamak anlamına gelen ozein kelimesinden gelmektedir. Çok güçlü okside ve dezenfekte etme özelliği sayesinde halen dünya çapında içme sularını oluşturmak için çalışan tesislerde yaygın olarak kullanılmaktadır. Ayrıca ozon gazı birçok ülkede hava kirliliği kriteri olarak bilinmektedir. Çünkü ozon gazının güçlü okside edici özelliğinden dolayı göz veya solunum yollarıyla temasından kaçınılmalıdır. 

    Ozon GazıOzon Gazı Özellikleri: Öncelikle ozon gazının en belirgin ve en çok bilinen özelliğinden biri temiz ve hijyenik bir gaz çeşidi olmasıdır. Sabunla eli doğru bir şekilde yıkamak yeteri şekilde etkilidir. Fakat ozonlu su ile eli doğru bir şekilde yıkamak elde neredeyse hiç mikrop barındırmayacak seviyeye çıkabilir. Üretilmiş en hijyenik ve en iyi sabun bile hijyen konusunda ozonlu su kadar etkili olamaz. Meyveler ve sebzeler bazı durumlarda sirkeli sularda bekletilerek üzerindeki mikrop ve bakterilerin öldürülmesi amaçlanmaktadır. Tabiki bu da etkili bir yöntemdir fakat asla ozonlu suda bekletilmiş kadar etkili olamaz. Ayrıca sirkeli su ile temizlenen meyve sebzeler, ozonlu suyla temizlenen meyve ve sebzelere istinaden çok daha fazla mikrop ve bakteri barındırır. Ayrıca denildiği gibi su arıtma tesislerinin yanında mutfaklarda da ozon gazı kullanımı görülebilmektedir. Bunun nedeni mutfaklarda kullanılmakta olan her türlü araç gereçlerin ozonlu su ile yıkanarak streril hale getirilebilmesidir. Eğer bulaşık yıkamada kullanılırsa hem kötü kokuları yok etmesinde hem de üzerindeki mikrop ve bakterilerden arındırmasında eşsiz bir güce sahiptir. Ozon gazı hijyenik olmasının yanında hızlı bir gazdır. Büyük miktarda oksidasyon gücüne sahip olup kokulu bir gazdır. Çok kuvvetli bir strelizasyon etkisi olmasının yanında çokta kısa bir yaşam döngüsüne sahiptir. Bunların sayesinde hızlı hareket etmektedir. Ayrıca ozon gazı çok etkili ve güçlüdür. Çok az bir ozon gazı dozajiyla çok yüksek miktarlarda patojen mikroorganizmalar yok edilebilmektedir. Bu patojen mikroorganizmaların yanında ozon gazı sporları, mantarları, norovirüsleri ve daha birçok zararlı niteliğe gelebilecek maddeleri yok edebilme gücüne sahiptir. Tüm bu özelliklerin yanında ozon gazı güvenilirdir ve çevre dostudur. Bunun nedeni ozon gazı ile temizlenen maddelerde, klorla temizlenen maddelere istinaden temizlendikten son]]> Mide Gazına Ne İyi Gelir https://www.gaz.gen.tr/mide-gazina-ne-iyi-gelir.html Thu, 08 Nov 2018 18:31:21 +0000 Mide Gazına Ne İyi Gelir, Bazen yediğimiz yemekler bazen yemeği tüketme hızımız ya da farklı nedenler mide gazına neden olabilmektedir. Mide gazı pek çok kişinin karşılaşabileceği bir durumdur. Esasen mide gazı bir sorun te Mide Gazına Ne İyi Gelir, Bazen yediğimiz yemekler bazen yemeği tüketme hızımız ya da farklı nedenler mide gazına neden olabilmektedir. Mide gazı pek çok kişinin karşılaşabileceği bir durumdur. Esasen mide gazı bir sorun teşkil etmemektedir. Kişinin gün içinde gaz çıkarması olağan dışı bir durum değilir. Fakat kişi ne yerse yesin gaza dönüşüyorsa ya da kişinin rutin hayatını olumsuz etkiliyorsa bu surum o zaman sorun teşkil eder. Mide gazına ne iyi gelir yazımızda öncelikle mide gazının asıl nedenlerini bularak ne yapmamamız gerektiğine bakalım. 

    Mide Gazı Neden Olur
    • Beslenmede çok fazla karbonhidrat ve meyve sebze yenmesi,
    • Asitli içecekler,
    • Havayı yutma, 
    • Düzensiz beslenme 
    • Sindirim sistemi sorunları gibi sebepler mide gazı oluşumunun bazı sebepleridir. 
    Mide Gazına Ne İyi GelirMide Gazına Ne İyi Gelir
    • Mide gazı için öncelikle sağlıklı beslenmelisiniz. Beslenirken sebze ve meyvelerin çok fazla tüketilmemesi ve yatmadan hemen önce yenilmemesi gerekir. 
    • Asitli ve yağlı gıdalar mide rahatsızlıklarına, mide şişmesine ve mide gazına neden olur. Mide gazı oluşmaması için yemeklerden sonra hareket etmelisiniz.Kola, gazoz, gibi içecekler içmeyiniz. Yemeklerden sonra bol miktarda su tüketebilir, doğal mineralli su içebilirsiniz. 
    • Aynı zamanda üşütmek de mide ve bağırsaklarda gaz oluşmasına yol açar. Ayaklarını ve ellerinizi özellikle sıcak tutmaya çalışın. 
    • Yoğurt tüketimini artırın. Çünkü yoğurt hem kötü bakterileri öldürür hem de sindirimi düzenler. 
    • Aynı zamanda tuvalete çıkmayı ertelemeyin. Günde en az iki defa büyük abdeste çıkmak normaldir. Fakat bu günde bir defaya ya da iki günü bile buluyorsa bir doktora gidiniz. 
    • Zencefil, papatya gibi bitki çayları için. Bu çaylara limon ilave ederek tatlandırabilirsiniz. 
    • Yemeklerden sonra nane çiğnemek de gaz oluşumunu azaltır. 
    • Stres midenin kendi kendine zarar vermesine yol açar. Bu nedenle stresli zamanlarınızda sakinleşmeye çalışın. Üzüntü ve stres gibi olumsuz duygulardan en çok tetiklenen mide, asit salgılar ve bu size zarar verir. 
    • Süt ve süt ürünlerini çok fazla tüketmek de mideye zarar verir. Süt her ne kadar vücuda yarar sağlasa da aşırısı zarar vermektedir. 
    • Mide gazı midede yanma ve bulantıyı da meydana getirir. Gaviscon en sık önerilen ilaçlardandır. Bu midenizdeki sorunun boyutuna göre de değişeceğinden doktorunuza başvurun. Zaten ilerlemede olan hastalığınız varsa hekiminiz ilaç tedavisini başlatacaktır. 
    • Çok fazla kahve ve çay da mide gazı yapar. Bu nedenle günlük sınırınızı aşmamalısınız.
    ]]>
    Yeni Doğan Bebeğin Gazı Nasıl Çıkarılır https://www.gaz.gen.tr/yeni-dogan-bebegin-gazi-nasil-cikarilir.html Fri, 09 Nov 2018 02:21:05 +0000 Yeni doğan bebeğin gazı nasıl çıkarılır, yeni doğan bebeklerde gaz problemi oldukça zor bir dönemdir. Anne adayları ise bu durumda oldukça çaresiz kalarak her yönteme baş vurmaktadır. Anne adayı olarak bebeğin huzurlu oması Yeni doğan bebeğin gazı nasıl çıkarılır, yeni doğan bebeklerde gaz problemi oldukça zor bir dönemdir. Anne adayları ise bu durumda oldukça çaresiz kalarak her yönteme baş vurmaktadır. Anne adayı olarak bebeğin huzurlu oması anneyi de rahatlatmaktadır. Fakat bu gaz problemi bebeklerde kaçınılmazdır. Yapılması gereken en önemli detaylardan biri olan anne yediği gıdasına, dikkat ederek gaz yapıcı şeyler yememelidir. Anne adayı ne kadar dikkat derse etsin bebeğin gaz problemini sadece azaltır. Tam anlamı ile gaz problemi bebeklerde ortadan kalkmaz. Tam olarak bebeklerin gaz problemi ortadan kalkması kendini toparlama aşamasına gelene kadar sürer. Yaklaşık bu sorunun ortadan kalkması ilk aylarda çok zordur. Anne adayı gaz yapıcı gıdalardan kaçsa bile yaklaşık 3-4 aylara kadar bebekte annede  gaz problemi sıkıntısını çeker. Yaklaşık her yeni doğan bebekte gaz çıkarılması bebeğin beslenmesi tamamlandığı anda anne bebeğini kucağına alarak bebeğin sırtını sıvazlayarak yapılır.

    Yaklaşık bu işlem her bebek doyduğunda yapılması gerekir. Yeni doğan bebeğin gaz sancısı oldukça sıkıntı yaratarak bebeğin sürekli ağlamasına sebep olur. Anne adayı bebeğin gazını çıkartma işlemini her doyduğunda yaparsa bebeğin huzurlu olmasını sağlar. Bebeklerde oluşan gaz sorunu aslında bebek anne karnında iken  oluşan bir sorundur. Anne 9 ay boyunca yediği gıdalarla ve dikkat etmeyip içtiği içecekler bebek doğduktan, sonra ortaya çıkan gaz problemini bebekte yaratmaktadır. Her anne adayı yediği ve içtiği gıdaların hamileliği boyunca ona zarar vermediğini düşünerek her gıdaya alan anne adayları aslında hamilelik sürecinde gaz yapıcı ağır gıdaları tüketmemelidir.  Bu demek değildir hiç bir şey yememe anlamına gelmez. Sadece gebelikte beslenme oldukça önemli detaylarına biri olmaktadır. Yeni doğan bebekler için gaz çıkarılmasına yardımcı ve destekleyici bitkisel Ürünler doktor tavsiyesi üzeri gerek görülür ise kullanılması mümkündür.
     
    Yeni Doğan Bebeğin Gazı Nasıl ÇıkarılırYeni doğan bebeğin gazını çıkartmak için neler yapılmalıdır Bebekler için önerilen çekilmemiş kimyon kaynatılarak dinlenmeye bırakılır. Tabii ki kimyon miktarı çok önemlidir. Çay kaşığı ile yapılmalı ölçüler abartılmamalıdır. 1 çay kaşığı dolusu cezve içinde kaynatılarak soğuyunca bebeğe yaklaşık yarım fincan kadar bebeğe verilir. Doktorunuz bebeğiniz çok küçük olduğu için gaz ilacı vermeyecektir. Bu koşullara göre bitki çayları çok az miktarda verilerek bebeğinizi mutlu eder. Tüm olan kimyonun bebeğe hiç bir zararı yoktur. Yeni doğan bebeklerin gazına iyi gelecek bitki çayları bunların yeni doğan bebeğe verilerek bir zararı yoktur. Tüm çekilmemiş kimyon ve anason az miktar kaynatılarak bebeğe içirilmeli ve az miktar verilmelidir. 1 Çay kaşığı bebeğin gazını çıkartması için yeterli gelecektir. Bebeğinize iyi geleceğini göreceksiniz. Bu sıkıntı yaklaşık ilk 3 ay sürer bebek kendi gazını çıkartma seviyesine gelir ise anne ve bebek rahatlayacaktır.
    ]]>
    Katı Sıvı Gaz https://www.gaz.gen.tr/kati-sivi-gaz.html Fri, 09 Nov 2018 19:27:25 +0000 Katı Sıvı Gaz; Bu üç madde bölünebilen, ağırlığı olan ve duyularla algılanabilen, nesnelerdir. Madde ise katı sıvı  gaz olmak üzere üç halde bulunmaktadır. Gaz halindeki maddeler gözle görülmezler, katı v Katı Sıvı Gaz; Bu üç madde bölünebilen, ağırlığı olan ve duyularla algılanabilen, nesnelerdir. Madde ise katı sıvı  gaz olmak üzere üç halde bulunmaktadır. Gaz halindeki maddeler gözle görülmezler, katı ve sıvı maddeler gözle görülebilir. Bunlara örnek çevremizde bulunan taş, toprak, ağaç, tahta, su, hava, buhar, parfüm gösterilebilir.

    Maddeler, Katı; Katı maddelerde parçacıklar (atomlar, iyonlar ya da moleküller) sıkı sıkı bir arada tutulmuştur. Bu parçacıklar arasındaki bağlanma çok güçlüdür. Bu nedenle atomlar, iyonlar ya da molekül parçaları serbestçe hareket etmezler fakat titreşim oluşturabilirler. Bu yüzden katı maddeler sabittir, belli bir hacmi ve şekli vardır. Katı maddelerin şekli sadece bir kuvvet tarafından değiştirilebilir.
    Örnek, ya kırılarak ya da kesilerek şekli değiştirilebilir. Şöyle ki, kristal haldeki katı madde parçacıkları düzenli bir sırada toplanmışlardır. Birden çok ve farklı kristal yapılarda bulunabilirler ve aynı madde birden fazla yapıya ya da katı fazda olabilmektedir.
    Örnek, demirin kütle merkezi 912 C den az sıcaklıkta küp bir yapıya sahiptir. 915 ve 1395 C sıcaklık arasında ise yüzey merkezli küp yapıya sahiptir. Buzun çeşitli sıcaklıklarda ve basınçlarda var olan on beş kristal yapısı bilinmekte. Cam ve benzeri kristal olmayan yani uzun süreli diziler hariç kendine özgü billurlaşmış bir şekli olmayan katılar ısısal denge durumunda değillerdir. Bu yüzden bunlar maddenin türünde örnek olarak görülmeyen hali olarak aşağıda belirtilmiştir. Katılar eritilerek sıvılara, sıvılarda dondurularak katı maddeye dönüştürülebilir. Bunun yanında, katılar direk olarak maddenin uygun basınç ve sıcaklık şartlarında sıvılaşma dan doğrudan buhar durumuna yani gaz haline dönüşebilirler.

    Sıvı; Her sıvı neredeyse sıkıştırılamayacak kadar akışkanlıktadır yani bulunduğu cismin şeklini alır. Fakat basınçtan bağımsız olarak, sabit bir hacimde kalabilmektedir. Eğer basınç ve sıcaklık sabitse, belli bir hacimdedir. Bir sıvı erime noktasının üstünde ısıtılırsa, yani verilen basınç maddenin üçlü noktasından daha yüksek olursa, bu sıvı buharlaşmaya başlar. Moleküller, atomlar ya da iyonlar arası kuvvetlerde bu önemlidir. Fakat moleküllerin birbirleriyle ilişki kurması için yeterli enerjiye sahiptir ve yapıları hareket halindedir. Bu da verilen sıvının tanımlanamaması anlamına gelir ama bulundukları kap ile tanımlanırlar. Hacimleri genellikle katılardan daha büyük olmaktadır. En çok bilinen örneği ise su, H2O dur. En yüksek sıcaklıkta verilen bir sıvı kritik sıcaklıkta var olabilir. Bir gaz sıkıştırılabilir. Gazlar bulundukları kabın şeklini almak zorunda değillerdir. Hatta bulundukları kabı genişletebilirler.

    Katı Sıvı GazGaz; Bir gazda moleküller yeteri miktarda kinetik enerjiye sahiptirler. Bu yüzden moleküller arası uygulanan kuvvet çok azdır ya da ideal gazlarda sıfır olabilmektedir. Ve moleküller arası uzaklık, moleküler boyutundan çok daha büyüktür. Bir gaza hacim ve şekil tanımlaması yapılamaz. Ama bulundukları kabın şeklindedir. Bir sıvı sabit basınçta ve kaynama noktasında ısıtma yardımı ya da sabit bir sıcaklıkta basıncı azaltılarak bir gaza dönüştürülmüş olabilir. Bir gazın kritik derecede ki sıcaklık değeri altında bulunan sıcaklıklarda soğutma olmadan tek başına sıkıştırılması ile bu gaz sıvı hale getirilebilir. Bu işleme vapor adı da verilmektedir. Katının ya da sıvının gaz basıncının buhar basıncına denk olduğu durumlarda, bir katı sıvı gaz  ile gaz denge içinde olabilir.
    ]]>
    Metan Gazı https://www.gaz.gen.tr/metan-gazi.html Sat, 10 Nov 2018 05:21:48 +0000 Metan Gazı: Çevreyi çok etkileyen metan gazı bir karbon ve dört hidrojen atomunun birleşmesi ile meydana gelir. Kimyasal olarak CH4 ile ifade edilir. Metan gazının yararı olduğu gibi zararı da bulunmaktadır. Metan gazı Metan Gazı: Çevreyi çok etkileyen metan gazı bir karbon ve dört hidrojen atomunun birleşmesi ile meydana gelir. Kimyasal olarak CH4 ile ifade edilir. Metan gazının yararı olduğu gibi zararı da bulunmaktadır. Metan gazı milyonlarca yıl toprağın altında sıkışıp kimyasal çözülmeye uğrayan bitki ve hayvan kalıntılarının mayalanması sonucu oluşur. Bitki ve hayvan kalıntıları çözülürken su ve metan vererek değişmeye uğrar  ve karbon atomun yüzdesi çoğalır. 
    Metan gazı sadece bitki ve hayvan atıklarının mayalanması sonucu oluşmaz. Aynı zamanda lağım sularındaki organik maddelerin mayalanması sonucu ile de oluşur.
    Metan hidrokarbonların en basit üyesidir. Hidrokarbonların yapısında bulunduğu için petrolün yapısında da bulunur. Hava gazının birleşiminin %37 değerinde metan gazı bulunmaktadır. Metan gazı ağır ve tehlikesi olan bir atom olduğu için çevreye zararı olur. Fabrikalarda ki atıklar metan gazı ile havaya karıştığı zaman ozon tabakasına zarar verir. Ve havanın yapısını zamanlar bozar. O yüzden metan gazı atıkları olan fabrikalar da önlemler alınmalıdır.
    Metan gazı çevre kirliliği için önemli yere sahiptir. Hava ile karıştığı zaman ağır bir hava olduğundan dolayı insan sağlığı açısında oldukça zararlıdır.

    Metan GazıMetan gazının fiziksel özellikleri;
    • Renksiz,
    • Kokusuz,
    • Tatsız,
    • Suda çok çabuk erir,
    • Mavimsi bir ateş ile tutuşur,
    • 0,72 litre ağırlığında, 
    • 0,559 yoğunluğunda,
    ]]>
    Ameliyat Sonrası Gaz Sancısı Nasıl Giderilir https://www.gaz.gen.tr/ameliyat-sonrasi-gaz-sancisi-nasil-giderilir.html Sat, 10 Nov 2018 15:12:19 +0000 Ameliyat sonrası gaz sancısı nasıl giderilir, ameliyat sonrasında gaz problemi yaşamamak için beslenme programına çok dikkat edilmelidir. Ameliyat türü ne olursa olsun gaz sıkıntısı oldukça zor anlar yaşatabilir. Ameliyat sonrası gaz sancısı nasıl giderilir, ameliyat sonrasında gaz problemi yaşamamak için beslenme programına çok dikkat edilmelidir. Ameliyat türü ne olursa olsun gaz sıkıntısı oldukça zor anlar yaşatabilir. Hastanın iyileşme sürecinin konforlu ve kısa olabilmesi için tüketilen gıdaların özelliklerine dikkat edilmesi gerekir. Ameliyat sonrası fiziksel ve ruhsal sıkıntılar nedeniyle hastada iştah kaybı yaşanabilir ve tükettiği yiyeceklerden haz almayabilir. Ancak hastanın sağlığı ve yaşam kalitesi için vücudunun ihtiyaç duyduğu vitamin ve minerallerden düzenli alması gerekir. Ameliyat sonrasında vücutta protein, vitamin ve minerallere ihtiyaç daha fazla artmaktadır. Ameliyattan sonra gaz yapan ya da kabızlığa yol açan yiyeceklerden uzak durulmalıdır.  

    Ameliyat sonrası gaz sancısı nasıl önlenebilir

    Ameliyatın ardından hastaya reçete edilen bazı ilaçlar bağırsaklarda sindirimi kolaylaştıran iyi huylu bakterilerin sayısını azaltabilir. Bu nedenle sindirimi kolay olan gıdalar bile zor sindirilerek gaz sıkıntısına yol açabilir. Bu süreçte lif bakımından zengin gıdalara başvurularak ameliyat sonrası gaz sancısı giderilebilir. Yeşil yapraklı sebzeler, meyveler, vitamin, mineral ve lif bakımından zengin içeriğe sahiptir. Bu tür yiyeceklerin tüketilmesi ameliyat sonrası gaz sancını gidermek için tüketilebilir.

    Ameliyat sonrasında ilk göze çarpan ayrıntı kabızlık ve yaşanan gaz sancılarıdır. Yukarıda belirttiğimiz gibi ameliyat sonrasında reçete edilen bazı ilaçlar sindirim sisteminde faydalı olan bakterilerin sayısını azaltabileceğinden kolay sindirilen besinler bile zor sindirilebilir. Bu tür problemleri yaşamamak için kolay sindirilen, sindirimi zorlamayan besinlere ilave olarak besin lifi bakımından da zengin gıdalarla da beslenmek gerekebilir. Buğday kepeği, esmer pirinç, muz, portakal, elma, armut gibi besinler lif bakımından oldukça zengindir. Fakat lifli besinlerin gaz ile bağlantılı olduğu bilinmektedir. Gaz problemi aşırı şekilde yaşanıyorsa tüketilmesi gerekenler hakkında doktordan bilgi alınması gerekir.

    Ameliyatlardan sonra gaz sancısı yaşamamak için ilk birkaç gün sıvı ağırlıklı beslenmek faydalı olur. Birkaç gün sonra yavaş yavaş katı gıdalara geçiş yapılmalıdır. İlk birkaç gün sık aralıklarla azar azar beslenmek gaz sancılarının önüne geçebilir. Gün içinde en az 1,5-2 litre kadar su içmeye özen gösterilmelidir. Bu sayede dışkıda yumuşama sağlanır ve dışkılama sorunu önlenerek, gaz sancısı da yaşanmaz.

    Bazı bitki çayları Ameliyat Sonrası Gaz Sancısı Nasıl Giderilirameliyat sonrası gaz sancısını gidermek için kullanılabilir. Ancak bu konu hakkında mutlaka doktora danışılmalı ve doktorun önerisi sonrasında bitki çaylarından faydalanılması gerekir. Nane çayı, Karahindiba kökü çayı, anason çayı, rezene çayı, zencefil çayı, papatya çayı, melisa çayı ameliyat sonrası gaz sancılarını gidermek için kullanılabilir. Bu tür bitki çayları yemeklerden sonra, bilinçli ve ölçülü şekilde içilmelidir.

    ]]>
    Argon Gazı https://www.gaz.gen.tr/argon-gazi.html Sun, 11 Nov 2018 06:43:24 +0000 Argon Gazı, Sembolü Ar, atom sayısı 8, atom ağırlığı 39,94 olan soy gaz sınıfında yer alan kimyasal bir elementtir. Kuru havada yüzde 0,93 oranında bulunur. Aynı zamanda kuru havada azot ve oksijenden sonra çoğunl Argon Gazı, Sembolü Ar, atom sayısı 8, atom ağırlığı 39,94 olan soy gaz sınıfında yer alan kimyasal bir elementtir. Kuru havada yüzde 0,93 oranında bulunur. Aynı zamanda kuru havada azot ve oksijenden sonra çoğunluk bakımından üçüncü elementtir. Havanın karbondioksit miktarından otuz kat daha fazladır. Argon asal gaz olmasından dolayı kimyasal reaksiyona girmez. Tek atomlu bir gazdır. Argon gazı özelliği renksiz ve kokusuz bir gaz oluşumudur. Doğal argon gazı üç izotopun karışımıdır. Sürekli olarak sıfır değerlerinin içerisinde atomlar halinde bulunur. Argon gazı, dış kabuğunun elektron dolu olmasından dolayı diğer elementler ile bağ yapmaya karşı oldukça dirençli bir yapıya sahiptir. 1990 tarihinde Milletlerarası sıcaklık ölçümü olayında denge noktası olan sabit sıcaklığı 83,8058 olarak tanımlanmıştır. Bu durumda Nitrojene göre oranla 2,5 kat daha fazla suda çözünürlüğe sahiptir. Argon gazı, oksijen ile benzer özellikleri taşır. Argon gazı varlığından, ilk kez 1785 yılında kimya bilgini olan Henry Cavendish, atmosferdeki azotun arı bir madde olmadığını açıkladı. Yani atmosferin 1/120'sini kapsayan yeni bir gazın ortaya çıkmasını sağladı. 1894'te Lord Rayleigh ve Sir Willam Ramsey'in en ünlü deneyi, bu konuda atmosferdeki azottan 11 litre yeni gaz elde etmeyi başardılar. Kimya bilgini Ramsey de buna argon adını vermiştir. Ayrıca bunun yeni bir element olduğu görüşünü, spektroskopik metotlar sayesinde tespit edilmiştir.  Asal gazlar içerisinde ilk keşif edilen bir elementtir. Bundan hemen sonra da kripton, xenon ve neon bulunmuştur.  

    Argon Gazı Kimyasal Özellikleri; 

    Argon gazı kokusuz, renksiz, yanıcı olmayan ve patlamayan bir gazdır. Kütle numaraları 36, 38 ve 40'dır. Bunların dışında olan kütle numaraları 33, 35, 37, 39, 41 ve 42 olan altı yapay izotopu vardır. Havanın bileşeni olan argon gazı, halinde tek atomludur. Suyun oksijenle birlikte eşit orandan, azottan 2,5 kez fazla çözünür. Elektron dizilimi 1s2, 2s2, 2p6, 3s2 ve 2p6'dır. Dış elektron kabuğu tümüyle dolu olmasından dolayı kimyasal bakımdan ilgisiz olmasıdır. Herhangi bir kimyasal bileşiğine saptanmamıştır. Argon gazı suyla çeşitli bileşimlerde hidratlar ve farklı organik bileşikler dahilinde kafes bileşiklerini oluşturur. Yarılanma süresi hakkında 110 dakika kadar olan radyoaktif Ar-41 izotopu çekirdek reaktörleri ile çevresindeki havada oluşur.

    Argon GazıArgon Gazı Kullanım Alanları; 

    Havanın ayrımsal damıtılması ile elde edilen argon gazı, elektrik ampullerinde ve floresan tüplerinde düşük basınçta kullanılır. Neona benzer biçimde ışık veren tüpler içerisine konulur ve mavimsi mor bir ışık verir. Çift cam ünitelerinde iki cam arasına doldurulan argon, ısı yalıtımının artırılması için kullanılır. Bazı özel metallerinde saflaştırılması amaçlı uygulanır. Kaliteli çelik üretiminde gaz kalkanı oluşturabilmek için argon kaynağı olarak kullanılır. Bu da iyonlu odalara ve tanecik sayıcılarına aktarılır. Silisyum ve germanyum kristallerinin büyütülmesinde koruyucu bir atmosfer sağlamak için yararlanılır. Argonun Ar-40 izotopu, potasyumun K-40 izotopu da potasyum içeren minerallerde bulunur. Böylece minerallerin ve meteorların jeolojik yaşları saptanır.

    ]]>
    Fasulyenin Gazı Nasıl Alınır https://www.gaz.gen.tr/fasulyenin-gazi-nasil-alinir.html Sun, 11 Nov 2018 10:37:52 +0000 Fasulyenin gazı nasıl alınır, Sofralarımızın baş tacı olan fasulyenin gazı alındıktan sonra, yediğimiz fasulye, kan basıncını düzenlemeye yardımcı olur. Kalp rahatsızlıklarına karşı vücudu korur. Kandaki kötü ko Fasulyenin gazı nasıl alınır, Sofralarımızın baş tacı olan fasulyenin gazı alındıktan sonra, yediğimiz fasulye, kan basıncını düzenlemeye yardımcı olur. Kalp rahatsızlıklarına karşı vücudu korur. Kandaki kötü kolesterol seviyesini düşürmeye yardımcı olur ve kan şekerinin daha yavaş artmasını sağlar. Mide, ince ve kalın bağırsağın çalışmasını kolaylaştırır.

Fasulyenin gazı nasıl alınır;
  • Öncelikle fasulyenizi taş, çöp gibi yabancı maddelerden ayıkladıktan sonra yıkayın.
  • Pişirmeden 10 saat önce üzerini geçecek kadar su koyduktan sonra şişmesini sağlayın. Su normal soğuklukta olmalıdır. Bu işlem fasulyelerin daha çabuk haşlanması için yapılmış bir işlemdir.
  • Pişireceğiniz zaman bu suyu döküp, tencereye su koyarak haşlanmaya bırakın.
  • Kaynama sırasında üzerinde beyaz köpükler meydana gelecektir, bu köpükler fasulyenin gazıdır. Bu köpüklerin alınması ve atılması ile fasulyenin gazı nasıl alınır öğreniyoruz.
  • Kaynama süresince oluşan tüm köpüklerin hepsini alıp atmanız gerekecek, bu işlem fasulyenin gaz yapmasını engelleyecektir.
  • Haşlandıktan sonra sarı suyu iyice süzüp, soğuk suyla yıkayın.
  • Daha sonra pişirmeye geçin.
  • Fasulye yemeği için en uygun fasulye çeşidi şeker fasulyedir.
  • Fasulye yemeğinin yanında pirinç pilavı ,kuru soğan, acı biber, turşu, cacık gibi besinler tüketilebilir.
Fasulyenin Gazı Nasıl AlınırLezzetli bir fasulye yemeği pişirmek için;

Öncelikle fasulye yemeğinin içine konulacak kuşbaşı eti başka bir tencerede su ile birlikte haşlayın. Eti suyundan süzerek ayırın ve bu suyu fasulye yemeği için kullanmayın. Tereyağını bir tencereye koyduktan sonra çok iyi eritin. Daha sonra ince doğranmış kuru soğanı yağa atın ve kabuğu soyulup doğranmış domatesi ve biberleri de ilave edin. Tencereye koyulan tüm malzemeleri iyice kavurun. Haşlanmış kuşbaşı eti de ilave edip kavrulduktan hemen sonra 2 yemek kaşığı domates salçasını ilave edin. Koyduğumuz salça da iyice kavrulduktan sonra su ilave edin ve yarım limon suyu koyun.(Limon fasulyenin dağılmasını ve erimesini engellemektedir.) Bu su kaynadıktan sonra, haşlanmış süzülmüş gazı alınmış fasulyeyi bir tencereye veya çömleğe alın ve kaynayan etli, salçalı suyu fasulyenin üzerine boşaltın ve kaynamaya bırakın. Su ve fasulye taneleri birbiriyle özleşene kadar pişirin ve dinlenmeye bırakın.

Böylece hem fasulyenin gazı nasıl alınır öğrendik, hem de sofralarımızın vazgeçilmez, çok lezzetli bir fasulye yemeğini yapmış olduk.

Afiyet olsun.
]]>
Gaz Sancısı Bebek https://www.gaz.gen.tr/gaz-sancisi-bebek.html Sun, 11 Nov 2018 14:28:54 +0000 Gaz Sancısı Bebek, Bebeklerde gaz sancısı çok sık görülmektedir. Bebeklerde yaşanan gaz sancısı anne ve babaları zor durumda bırakmaktadır. Tıbbi olarak infantil kolik olarak bilinen bebekler de gaz sancısının ilaçla tedavi Gaz Sancısı Bebek, Bebeklerde gaz sancısı çok sık görülmektedir. Bebeklerde yaşanan gaz sancısı anne ve babaları zor durumda bırakmaktadır. Tıbbi olarak infantil kolik olarak bilinen bebekler de gaz sancısının ilaçla tedavisi bulunmamaktadır. Bebeklerde görülen gaz sancısı 2-3 hafta ile 4 ay arasında haftada üç gün belli saat aralıklarıyla gerçekleşen ağlama nöbetleri olarak tanımlanan gaz sancısını bazı teknik yöntemlerle azaltabilirsiniz.  Gaz sancısı bebekler de ortalama % 17-30 arasında görülmektedir. Aileler genellikle ilk üç ay bebeklerin aşırı ağlamasından dolayı hekime başvurmaktadır. Bu ağlamaların genel nedeni gaz sancısı çıkmaktadır. Bebekler de yaşanan gaz sancısının  farklı nedenleri bulunmaktadır. Bazı bebeklerde görülen gaz sancısının nedeni organik sebepler olurken bazı bebeklerde yaşanan gaz sancısının nedeni de annenin beslenme şekli ya da sigara tüketimi  olabilmektedir. 
Gaz sancısı bebek için genellikle 4. aya kadar devam eder. Dördüncü aydan itibaren gaz sancısı yavaş yavaş geçmeye başlar. 

Gaz Sancısı BebekBebeklerde Gaz Sancısı Nasıl Anlaşılır

Gaz sancısı yaşayan bebeklerde yüksek tonlu bir ağlama olur. Gaz sancısından dolayı ağlayan bebekler ağlarken ayaklarını karna doğru çeker. Ayrıca bebek de kusma, sık sık kaka yapma ya da kabızlık görülür. Gaz sancısı olan bebekler kaka yaptıktan sonra rahatlayabilir. Fakat bu her bebek de olamayabilir. Gaz sancısı bebek ağladığında zor susturulur ve kolay kolay sakinleşmez.  Gaz sancısı yaşayan bebekler beslenmeyi kabul etmezler. Genellikle 2-3 saat ağlama sonucunda kendiliğinden susarlar. 

Bebeklerde Yaşanan Gaz Sancısını Önlemek İçin Neler Yapılmalıdır
  • Bebeklerde gaz sancısını önlemek için annelerin beslenme şekillerine dikkat etmeleri gerekir. Özellikle emziren anneler beslenmelerine özen göstermeleri gerekir. Gaz yapıcı besinlerden uzak  durması gerekmektedir.  Emziren annelerin çikolata, kahve, çay ve sigara gibi besinlerden uzak durması gerekir. Ayrıca emziren anneler kuru fasulye, nohut, bezelye, lahana, brokoli, deniz ürünleri gibi yiyeceklerden uzak durmaları gerekmektedir.
  • Anneler bebeklerini emzirirken dik durmaları gerekir.
  • Emzirme saatleri düzenli olmalıdır. Belli bir yaşa kadar anne sütünün dışından besin vermekten kaçınmalıdırlar.
  • Bebekleri emzirdikten sonra bebeklerin sırtları sıvazlayarak gazlarını çıkartmaları gerekir. 
  • Anneler bebeklerini emzirirken bebeği uzun süre memede tutmamalıdır. 
  • Biberonla bebeği beslerken bebeğin hava yutmamasına özen gösterin. Kaliteli biberon seçilmeli ve biberon seçiminde bebeğin içinde bulunduğu aya uygun biberon seçilmelidir. 
]]>
Süt Gaz Yaparmı https://www.gaz.gen.tr/sut-gaz-yaparmi.html Sun, 11 Nov 2018 21:09:37 +0000 Süt gaz yaparmı, Bazı yiyecekler hem midede hem de bağırsaklarda gaz yapabilir. Bebeklerde, çocuklar da hatta bazen yetişkinlerde bile gaz yapma ihtimali oldukça yüksektir. Bu şekilde gaz yapan gıdalardan veya içeceklerden bir tan Süt gaz yaparmı, Bazı yiyecekler hem midede hem de bağırsaklarda gaz yapabilir. Bebeklerde, çocuklar da hatta bazen yetişkinlerde bile gaz yapma ihtimali oldukça yüksektir. Bu şekilde gaz yapan gıdalardan veya içeceklerden bir tanesi de süttür. Süt çocuklarda, bebeklerde gaz yaptığı gibi yetişkinlerde süt gaz yapabilir. 

Sütte dediğimiz gibi gaz yapan içeceklerden bir tanesidir. Sütün içerisinde bulunan laktoz denilen madde gaz yapmaya neden olur. Sütün gaz yapmasının kısaca nedeninden biraz bahsetmek gerekirse  eğer şöyle diyebiliriz. Vücutta bulunan bağırsaklar da aynı sütte olduğu gibi laktoz üretimi yapar. Ancak bazı durumlarda ise bağırsaklar üretim yani enzim yapamazlar. Sütte laktoz bulunduğu için ve bağırsaklarda laktoz enzimi yapmadığı zaman süt bu defa gaz yapar ve kişiyi rahatsız etmeye başlar.Süt Gaz Yaparmı 

Vücudun ürettiği bu gazı önlemek için daha doğrusu sütten dolayı oluşan gazı önlemek için düzenli ve kısa kısa yürüyüşler yaparak rahatlayabilirsiniz. Aynı şekilde sütü yavaş yavaş ve dinlenerek içerek te gazın oluşmasını engellemiş olursunuz. Süt gaz yaparmı merak edenler için anlatmaya çalıştık.
]]>
Gazların Özellikleri https://www.gaz.gen.tr/gazlarin-ozellikleri.html Mon, 12 Nov 2018 06:47:36 +0000 Gazların Özellikleri, Maddeler katı, sıvı ve gaz olmak üzere üç hali bulunmaktadır. Maddenin üç halinden (katı, sıvı ve gaz hali) birisi olan gazlar belli bir hacmi ve şekli bulunmayan, yüksek basınç neticesinde sıvı Gazların Özellikleri, Maddeler katı, sıvı ve gaz olmak üzere üç hali bulunmaktadır. Maddenin üç halinden (katı, sıvı ve gaz hali) birisi olan gazlar belli bir hacmi ve şekli bulunmayan, yüksek basınç neticesinde sıvılaştırılması mümkün olmayan, akışkana verilen addır. Kimya ve fizik konularını içine alan Gazların Özellikleri ile ilgili bilgiler hakkında bilgi vereceğiz.

Gazların Oluşumu

Maddenin ortamlarda üç halinin bulunduğunu belirtmiştik. Gaz da bu üç halden bir tanesidir. Gazın belirli bir hacmi bulunmaması sebebi ile gaz halde bulunan cisimleri tanımlamak oldukça zordur. Gazlar herhangi bir boş kabın içine alındığı taktirde içine konulduğu kabın şeklini alması durumu söz konusudur. Boş kabın içine giren gaz tanecikleri sayesinde kap büyük ise eğer genişler. Bahsetmiş olduğumuz bu kap küçük ise sıkışma durumu söz konusudur. Gaz maddenin bilinen en düzensiz hali olup göz ile görülmeyen ya da elle tutulmayan cisimlerden değildir. Yaşamış olduğumuz evren içerisinde yer alan cisimlerin bir çoğu ışık veren yıldızlardan meydana gelmektedir. Yıldız adını verdiğimiz cisimler ise birer gaz külleri olup güneş de bu yıldızlardan bir tanesidir. Dünya oluşum evresi sırasında da gaz halde olduğu bilinmektedir.

Gazların soğuması neticesinde ise yoğunlaşma olayı meydana gelerek günümüzdeki şeklini aldığı bilinmektedir. Bu bilgilerden yola çıkarak maddenin en basit ve en doğal halinin gaz hali olduğunu söylemek mümkündür. Gazın bir cisim olduğu konusundaki bilgiler ispat edildikten hemen sonra ise gazın yapısı ile ilgili olarak araştırmalara geçilmiştir.

Gazların Özellikleri

  • Maddenin 3 halinden birisi olup en düzensiz halidir.
  • Gaz tanecikleri molekülleri yüksek bir enerji değerine sahiptir.
  • Saydam ve akışkan bir yapıya sahiptir.
  • Tanecikler arasında meydana gelen çekme ve itme kuvveti olayı ihmal edilecek derecede düşüktür.
  • Gaz tanecikleri birbirlerinden bağımsız ve uzak olarak sürekli bir hareket halindedirler.
  • Belirli bir şekli ve hacmi yoktur.
  • Bulundukları kabın şeklini ve hacmin alır.
  • Yüksek sıcaklıkta ve düşük basınçta ideal seviyeye ulaşırlar.
  • Diğer gazlar arasında ve boşlukta yayılması oldukça kolaydır.
  • Katı ve sıvıların özkütlelerine göre gazların özkütlesi oldukça düşüktür.
  • Bütün gazlar istisnasız sıcak ortam olması halinde genişler. Ancak bu genleşme katsayısı durumu gazlar için ayırt edilmesi gereken bir özellik değildir. Zira bütün gaz maddelerin genleşme katsayısı aynıdır.

Gazların Özellikleri

Gaz Moleküllerinin Hareketliliği Ve Basınç Değeri

Gaz molekülleri sürekli olarak hareket halinde olmasının yanı sıra herhangi bir yöne doğru aktığı da görülmüştür. Bu hareketler ile birlikte içinde bulunan kabın çeperine (duvarına) çarptığı da gözlemlenmiştir. Hareketlerin oluşması esnasında meydana gelen çarpmaların sayısı gazın baskısına göre değişiklik göstermektedir. Eğer boş kap içerisinde bulunan gazın basıncı düşük ise etkisi de düşük olacaktır. Yine bu durumun tam tersi olarak gazın basınç değerinin yüksek olması aynı zamanda çarpma etkisinin de yüksek olduğunu göstermektedir. Böylelikle bulunduğu kaba baskı uyguladığın söyleyebiliriz.

Gazların Ölçülmesi

Kapalı halde bulunan kaplarda gazların basınç değerlerini ölçmede kullanılan alete manometre adı verilmektedir. Manometre aleti sayesinde gaz basınç değerleri belirli nicelikler doğrultusunda ölçülebilmesi söz konusudur. Ölçümün yapıldığı esnada elde edilen değerler sonucunda nicel bir sonuç ile ifade edilebilen gaz basınç türü değeri ortaya çıkmaktadır. Bu değer neticesinde yorum yapmak ve istenilen çalışmaları yürütmek (deneyleri baz almak) söz konusudur. Gazların Özellikleri hakkında bilgi sahibi olmak adına manometre yapılan]]> Soğutucu Gazlar https://www.gaz.gen.tr/sogutucu-gazlar.html Tue, 13 Nov 2018 06:18:33 +0000 Soğutucu gazlar, klima, ısı pompası ve buzdolabı gibi aletlerde proses gazı olarak kullanılan ve cihazların içinde kapalı devre dolaşım sağlayan gazlardır. Soğutucu gazlar ısının bir ortamdan başka bir ortama nakil ed Soğutucu gazlar, klima, ısı pompası ve buzdolabı gibi aletlerde proses gazı olarak kullanılan ve cihazların içinde kapalı devre dolaşım sağlayan gazlardır. Soğutucu gazlar ısının bir ortamdan başka bir ortama nakil edilmesi esnasında ara madde olarak kullanılır. Isı alışverişini genellikle sıvı halden gaz haline ve gaz halden sıvı hale dönüşerek sağlarlar. Soğutucu gazların bu işlemleri güvenilir bir şekilde yapabilmesi için gereken kimyasal ve fiziksel özellikler vardır. Bu özellikler yapılacak uygulamaya ve çalışma şartlarının durumuna göre değişmektedir. 


Soğutucu gazlar genel özellikleri
  • Pozitif buharlaşma basıncına sahip olmalıdır. Buharlaşma basıncının çevre basıncından bir miktar fazla olması gerekir.
  • Yoğuşma basıncı düşük olmalıdır. 
  • Buharlaşma gizli ısısı fazla olmalıdır. Buharlaşma gizli ısısının yüksek olması sistemde o oranda gaz akışkan kullanılması demektir.
  • Kimyasal olarak aktif olmamalıdır, tesisat malzemesini etkilememesi, korozif olmaması, yağlama yağının özelliğini değiştirebilir nitelikte olmaması gerekir.
  • Yanıcı patlayıcı ve zehirli olmamalıdır. 
  • Kaçakların kolay tespitine imkan veren özellikte olmalıdır.
  • Ucuz olmalıdır.
  • Isı geçirgenliği yüksek olmalıdır. Dielektrik olmalıdır.
  • Düşük donma derecesi sıcaklığına sahip olmalıdır.
  • Yüksek kritik sıcaklığı olmalıdır.
  • Özgül hacmi küçük olmalıdır. 
  • Viskozitesi düşük olmalıdır
Soğutucu GazlarBazı soğutucu gazlar ve özellikleri

R-22 Gaz 
Soğutucu gazlardan biri olan R-22 gaz ozon tabakasına verdiği ciddi zararlardan ötürü yasaklanmıştır. Dünyanın birçok ükesinde yasaklanan bu gaz Türkiye dahil  bazı ülkelerde ucuz klima sistemlerinde halen kullanılmaktadır. Ancak bu sistemde oluşturulmuş klimalara kullanıldığı için üretiminin komple durdurulma tarihi 2020 olarak belirlenmiştir. Sizde klima alırken hangi gaz ile üretildiğine dikkat etmelisiniz. Gelecekte teknik servis ihtiyacını gidermek zor olabilecektir. 

R12
Bugüne kadar en çok kullanılan soğutucu gazlardan biriydi.  Yapılan araştırmalar sonucunda bu gazında ozon tabakasına olumsuz etkileri ortaya çıkmış ve yasaklanmıştır. Kötü etkisinin yanında zehirli, patlayıcı ve yanıcı olmaması sebebi ile emniyet oranı yüksek bir maddedir. Aynı zamanda en zor çalışma şartlarında bile stabil kalabilen, bozulmayan ve özelliklerini kaybetmeyen bir soğutucu gazdır. Fakat, açık bir ataşe yada yüksek sıcaklığa maruz kalırsa çözünür ve içerisindeki zehirli maddeler ortaya çıkar. Yağlama yağı ile tüm çalışma şartlarında kullanılabilir. Yüksek yağ çözücü özelliği sayesinde kondenser ve evaporatör ısı geçiş alanlarında yağın birikip ısı geçişini azaltmasına engel olur. Buharlaşma ısısı düşüktür. 

R11
 R11 düşük basınca sahip olan soğutucu bir gazdır. Daha çok 350 kW – 10.000 kW soğutma aralığında kapasitesi olan santrifüj su soğutucu sistemlerinde kullanılmaktadır.  Dünya genelinde 60.000 adet su soğutucu ünitede R11 kullanıldığı düşünülmektedir. Bu gazında ozon tabakasına zararı nedeniyle üretimine son verilmiştir. Yanmaz ve kokusuzdur.  

R123
Santrifüj soğutucu sistemlerde kullanılmaktadır. Bu soğutucu gaz  R11’e en yakın olan alternatif soğutucu maddedir. R11 soğutucu gaza göre daha düşük enerji verimine sahiptir. Zehirleyici özelliği olduğu için kullanılacağı yerlerde ek önlemler almak gerekir.
]]>
Bağırsak Gazına Ne İyi Gelir https://www.gaz.gen.tr/bagirsak-gazina-ne-iyi-gelir.html Wed, 14 Nov 2018 05:04:30 +0000 Bağırsak gazına ne iyi gelir Bağırsaklarda gaz meydana gelmesi vücut için olağan bir durumdur. Ancak bağırsak gazının çok olması kişilerde bazı şikayetlerin olmasına neden olmaktadır. Zaman zaman ağrı yapması, günü Bağırsak gazına ne iyi gelir Bağırsaklarda gaz meydana gelmesi vücut için olağan bir durumdur. Ancak bağırsak gazının çok olması kişilerde bazı şikayetlerin olmasına neden olmaktadır. Zaman zaman ağrı yapması, günün gaz sancısı ile heba olması ve vermiş olduğu rahatsız bu şikayetlerin başında gelmektedir. Bağırsak gazının giderilmesi için öncelikle kişinin gaz yapan yiyeceklerden belli bir süre uzak durması önerilir. Yemek yerken hava yutmak, yemeği fazla kaçırmak, yüksek oranda şekerli gıdalar tüketmek ve bir takım kronik rahatsızlıklar, bağırsak gazına neden olabilen faktörler arasında yer alır. Lakin bağırsak gazı kişinin beslenme düzenine ve tükettiği gıdalara dikkat etmesi halinde sorun olmaktan çıkabilen bir durumdur. Ancak vücudun ürettiği gaz, zamanla kişiye ağır gelebilir. Böyle durumda da uygun tedavi ile kişinin gaz sorunu çözümlenebilir. Peki, bağırsak gazına ne iyi gelir Hep birlikte inceleyelim.

Bağırsak Gazına Ne İyi Gelir

Defne yaprağı, bağırsakta bulunan ve atılmayan gaz sıkıntısının giderilmesi için kullanılabilecek bir bitkidir. En etkili yöntemlerden bir tanesi olan defne yaprağı kürünü gaz şikayeti çektiğiniz zamanlarda kullanabilirsiniz. Bunun için bir tutam defne yaprağını bir su bardağı su ile kaynatın ve ılık hale geldikten sonra hazırlamış olduğunuz kürü için. Böylelikle gaz sorununuz gün içerisinde giderilecektir.

Elma sirkesi, vücutta birikmiş olan gaz sıkıntısını ve gaz sancısını gideren bir sıvıdır. Elma sirkesinin tüketilmesi de son derece pratik olmaktadır. bir su bardağı suyun içerisine bir yemek kaşığı elma sirkesi ilave edin ve bunu gün içerisinde tüketin. Birkaç dakika içerisinde gaz sıkıntınız gitmiş olacaktır. Yemeği aşırı kaçırdığınız zamanlarda da tüketmeniz da fayda olacaktır. Böylelikle gaz sorununu önlemiş olacaksınız.

Rezene çayı, bağırsakta bulunan gazın giderilmesinde son derece etkili olan rezene çayı hamilelik ve emzirme döneminde olan gaz sıkıntısının giderilmesinde de tüketilebilir. Rezene çayını bağırsak da birikmiş olan gazın atılmasında etkili olan güvenilir bir çaydır. Bu çayı sadece yetişkinler değil aynı zamanda ufak bebeklere de verilebilir.

Zencefil çayı, lif içerikli bir besin olan zencefil gaz sıkıntısı ve gaz sancısının giderilmesinde oldukça etkilidir. Zencefil çayını gün içerisinde bir su bardağı tüketebilirsiniz.

Kuru fasulye, lahana, brokoli, marul, elma, süt, dondurma, nohut ve sakız bağırsaklar da gaz birikmesine neden olan gıdalardır. Bu gıdalardan belli bir süre uzak durulması kişinin gaz sıkıntısının giderilmesinde etkili olacaktır. Gaz içeren besinler, gaz sıkıntısı olduğu dönemler içerisinde tüketilmemelidir. Aksi halde kişi de  bağırsak gazının daha çok birikmesine neden olabilir ve yaşam kalitenizi düşürebilir.  

Bağırsak Gazına Ne İyi Gelir

Bağırsak Gazını Önlemek İçin Neler Yapılabilir

Bağırsak gazı eğer tüketmiş olduğunuz gıdalardan dolayı meydana geliyor ise beslenme düzeninizde ve alışkanlıklarınız da değişim yapmanız gerekecektir. Öncelikle ağır ve kızartma türü gıdalardan uzak durmanız fayda sağlayacaktır. Bunun dışında ise lifli besinler, gazlı içecekler ve süt ürünleri gaz sıkıntısına neden olduğu için gün içerisinde fazla tüketmekten uzak durmanız gerekir. aksi halde bağırsaklar da gaz birikmesine neden olabilir ve buda sizin gününüzü zehir edebilir.

Aynı zamanda bağırsak gazına neden olan bir diğer etken de doğru nefes alıp vermemektedir. Her gün düzenli olarak nefes egzersizleri yapmanız fayda sağlayacaktır.

Yemekleri tüketirken fazla çiğnemek ve lokmaları küçük almak sizin için daha faydalı olacaktır. Birden aşırı yemek tüketmek ve az çiğnemek bağırsak da gaz oluşumuna neden olmaktadır. 

]]>
Bağırsakta Gaz Sıkışması https://www.gaz.gen.tr/bagirsakta-gaz-sikismasi.html Wed, 14 Nov 2018 12:17:54 +0000 Bağırsakta gaz sıkışması, bağırsaklarda meydana gelen gaz, belli bir seviyeye kadar normal kabul görülen bir durumdur. Ancak gaz sıkışması, beslenme alışkanlığına bağlı olarak gelişen bir durum olduğu için tüket Bağırsakta gaz sıkışması, bağırsaklarda meydana gelen gaz, belli bir seviyeye kadar normal kabul görülen bir durumdur. Ancak gaz sıkışması, beslenme alışkanlığına bağlı olarak gelişen bir durum olduğu için tüketilen gıdalar ile alakalı olmaktadır. Böyle durumda kişinin beslenme alışkanlığına bağlı oluşan gaz sıkışması için öncelikle kişinin bazı alışkanlıklarından vazgeçmesi gerekir. Böylelikle oluşan bağırsakta gaz sıkışması şikayeti de minimum seviyeye indirilebilir. Sindirim aşamasında mideye gönderilen besinler yeteri derece de çiğnenmemiş ise bu midede gaz oluşumuna ve gaz sıkışmasına yol açmaktadır. Özellikle aşırı yemek tüketen ve yemekleri çok az çiğneyen kişilerde gaz sıkışması durumu diğer kişilere oranla daha sık görülmektedir. Bağırsaklara sindirilmeden gönderilen besinlerin yol açtığı gaz sıkışmasının giderilmesi için birkaç çözüm yolu vardır. Bunları şu şekilde sıralamak mümkündür…

Bağırsakta gaz sıkışması nasıl giderilir

  • Yoğurt veya kefir tüketimi gaz sıkışmasına iyi gelen besinlerdir. Bu besinleri günlük yaşamda sık tüketmek fayda sağlayacaktır.
  • Yiyecekleri iyi çiğnemek ve mideye göndermeden önce ağızda parçalamak mideyi fazla yormayacağı için mide de ve bağırsaklarda gaz oluşumunu da önleyecektir ve gaz sıkışmasına neden olmayacaktır.
  • Süt ve süt ürünleri tükettiğiniz zaman mide ağrısı veya bağırsakta gaz sıkışması sorunu yaşıyorsanız bu besinlerden uzak durmanız fayda sağlayacaktır. Bu besinlerin içerisinde bulunan laktoz siz de gaz sıkıntısına neden olan etken maddedir. Süt ve süt ürünleri yerine yoğurt tercih etmeniz daha sağlıklı olacaktır. Aynı zamanda eğer süt tüketmeyi seviyorsanız içerisinde laktoz bulunmayan sütleri tercih etmeniz gaz sıkışması yaşamanıza neden olmayacaktır. 
  • Bağırsakta gaz sıkışması olduğu dönemler de gaz sıkıntısını giderecek bitki çayları tercih edebilirsiniz. Bu bitki çaylarının başında ise rezene ve papatya çayı gelmektedir. Aç veya tok karnına gaz sıkışmasını gidermek için papatya yahut rezene çayından bir fincan tüketmeniz rahatlamanızı sağlayacaktır.
  • Pirinç, patates ve mısır gibi nişasta içeren gıdalardan uzak durmanız gerekir. Bu gıdalardan belli bir süre uzak kalmanız veya çok az tüketmeniz daha iyi olacaktır. 
  • Aşırı baharatlı ve yağlı yiyecekleri günlük yaşamınızdan belli bir süre çıkartmanız hem sağlık açısından hem de gaz sıkışması sorunundan dolayı oluşan şikayetlerin azaltılmasında fayda sağlayacaktır.
  • İçeceklerde pipet kullanımını tercih ediyorsanız bu alışkanlığınızı bırakmanız fayda sağlayacaktır. Pipet kullanımı hava yutmanızı neden olacaktır ve bu da gaz sıkışmasına neden olabilen faktörler arasında yer almaktadır.
Bağırsakta Gaz Sıkışması

Bağırsakta gaz sıkışmasına neden olan besinler

  • Bakliyat, haftada bir öğünden fazla bakliyat tüketimi gaz oluşumuna neden olmaktadır. Özellikle bağırsakların da sorun olan kişiler için yasak gıdalar arasında yer alan bakliyat gaz sıkışması olduğu zamanlar da uzak durulması gereken gıdalardan biridir.
  • Kuşkonmaz, brokoli, Brüksel lahanası gaz yapan besinlerden bir kaçıdır. İçerilerinde az miktarda olsa rafinaz barındırdığı için bağırsaklarda gaz oluşumuna neden olmaktadır. Bu besinlerin özellikle çiğ tüketilmesi gaz oluşumunu iki katına çıkarmaktadır. Bunun için aşırı ve çiğ tüketmekten uzak durmanız gerekir.
  • Gazlı içecekler, içerisinde gaz bulunmasından dolayı vücutta hem gaz yapar hem de gaz sıkışması durumunu hızlandırır. Mümkünse hiç tüketmemeniz sağlık açısından daha iyi olacaktır.
  • Aşırı yağlı besinler, sindirimleri çok zor olmasından dolayı hem midede hem de bağırsakta gaz sıkışması neden olmaktadır. sağlık açısından da çok faydalı olmayan aşırı yağlı yemekler yerine az yağlı ve faydalı besinleri tercih etmeniz daha iyi olacaktır.
  • Sakız çiğnemek kişinin hava y]]> Bebek Gaz Masajı https://www.gaz.gen.tr/bebek-gaz-masaji.html Wed, 14 Nov 2018 21:27:59 +0000 Bebek Gaz Masajı, yeni doğan bebeklerde görülen gaz sancısını hafifletmek ve bebeği rahatlatmak için kullanılan bir uygulamadır. Yeni doğan bebeklerin dolaşım ve boşaltım sistemi yetişkinlerde olduğu kadar rahat çalışmaz. Bebek Gaz Masajı, yeni doğan bebeklerde görülen gaz sancısını hafifletmek ve bebeği rahatlatmak için kullanılan bir uygulamadır. Yeni doğan bebeklerin dolaşım ve boşaltım sistemi yetişkinlerde olduğu kadar rahat çalışmaz. Özellikle ilk altı ayda, katı gıda tüketimi olmadığı için bağırsaklar dünyaya geldikten sonra çalışma sistemine alışana kadar zorluk yaşar. Anne sütü ya da mama ile de beslense hemen hemen her bebekte gaz sorunu yaşanır. Anne sütü ya da mama başlı başına laktoz içerdiğinden gaz yapabilir veya annenin gün içinde tükettiği gıdalar da bebeğe süt yolu ile geçerek gaz yapabilir. Bebeklerde gaz sorunu can sıkıcı olabilir. 

    Bebeklerde Gaz Sorunu Neden Olur:

    Yeni doğan bebeklerde, bağırsaklar normal çalışma düzenine alışana kadar gaz problemi yaşanabilir. Gaz sorunu anne sütünden de geçebilir ya da mama sebepli de olabilir. Anne sütü ile ya da mama ile beslenen bebek beslenme sırasında hava yutarsa hıçkırık ve gaz sorunu yaşayabilir. Anne, beslenirken gaz ihtiva eden besinler tüketir ise bebeği emzirirken, süt yolu ile bebeğe gaz transfer edebilir. Genellikle aile büyükleri, lahana, soğan, bulgur, baklagiller gibi besinlerin emzirme sürecinde tüketilmemesini önerir. Yapılan araştırmalar, gerçekten özellikle yetişkinlerde de gaz yapan, lahanagiller veya baklagillerin bebeklerde gaz yaptığını ortaya koymuştur. Bebeği rahatlatmak ve ağlama krizlerine son vermek için ilaç kullanılması önerilmez fakat eğer beslenmede sorun yaşanıyor ve bebek gaz problemi nedeni ile uzun süre uykusuz kalıyorsa bir kereye mahsus hekim kontrolünde gaz sökücü fitil verilebilir. Gaz problemini yok etmek ve bebeği rahatlatmak için daha doğal yöntemler kullanılması daha uygundur.

    Bebek Gaz MasajıBebek Gaz Masajı Nasıl Yapılır:

    Bebeğin gaz problemi yaşadığını anlamak için bazı hareketlerine odaklanmak gerekir. Gaz sancısı yaşayan bebek, morarır, nefesi kesilir gibi ağlar ve bacaklarını karnına doğru çekerek ayaklarını kasar. Bu belirtileri gösteren bebeğe öncelikle bir kaç damla rezene çayı verilebilir. Rezene çayı bebeklerin daha rahat gaz çıkarmasına yardımcı olur. Bebeği rahatlatmanın ve iyi bir uykuya dalmasının en etkili yolu bebeğe masaj yapmaktır. Bebeğe masaj yapmadan önce ılık bir ortamda ve sakin olunmalı ve bebeği daha fazla sıkıntıya sokmamalıdır. Endişeli ve panik halinde ebeveynler bebeği daha fazla strese sokacaktır. Kıyafetleri çıkarılan bebek önce sırt üstü yumuşak bir yatağa ya da bir minder üzerine yatırılır. Bacakları tutularak karnına doğru yumuşakça itilir ve bu hareket 5-6 defa tekrarlanır. Bebeğin karın bölgesi içten dışa yumuşak hareketlerle ovularak sekiz rakamı çizilir gibi dairesel hareketler yapılır. Masajın bu şekli 5-6 dk yapıldıktan sonra bebek başı yan tarafa gelecek şekilde sakince yüz üstü yatırılır ve kalçasının üzerinden başlayıp sırtına kadar ilerleyen bölgede yumuşak hareketler ile küçük daireler çizilir. Bebeklerin bu yöntem ile rahatladığı gözlenecektir. Bebeğe masaj yapılırken acı baden yağı ya da rezene yağı gibi rahatlatıcı doğal yağlardan faydalanılabilir fakat bu yağlar birkaç damlayı geçmemelidir. 
    Bebeğin özellikle her gün banyo yapması ve banyodan sonra masaj yapılması gözle görülür ölçüde rahatlatacak ve daha sakin uyumasını sağlayacaktır.
    ]]>
    Kan Gazı https://www.gaz.gen.tr/kan-gazi.html Thu, 15 Nov 2018 04:33:54 +0000 Kan Gazı, Kanda bulunan oksijen, karbondioksit gibi gazların ve asit baz dengesinin belirlenmesine verilen addır. Kanda bulunan gaz miktarı ve asit baz dengesini ölçmek için kan almak gerekir fakat normal kan tahlillerinde olduğu gibi Kan Gazı, Kanda bulunan oksijen, karbondioksit gibi gazların ve asit baz dengesinin belirlenmesine verilen addır. Kanda bulunan gaz miktarı ve asit baz dengesini ölçmek için kan almak gerekir fakat normal kan tahlillerinde olduğu gibi kan alınmaz. Kan gazında brakiyal arter veya femoral arterden invaziv yöntemle kan alınır ve kan direkt incelemeye alınmalıdır asla bekletilmemelidir. Kanın bekleyeceği durumlar şartsa kuru buz zincirinde en fazla yarım saat bekletilmelidir.

    Kan Gazı Tahlili Nasıl Yapılır:

    Kan gazı incelemesi yapılmadan önce, mutlaka gerekli ekipmanlar hazır bulundurulmalı ve kan alınırken çok dikkatli olunmalıdır. Kan gazı için gerekli ekipmanlar;
    • Bölgeyi temizlemek için iyot ya da alkol,
    • 2 mL lik portakal rengi lidokain içeren enjektör,
    • Radiyal ya da brakiyal arterden kan almak için,23 gr mavi uçlu enjektör veya femoral arter için 21 gr yeşil uçlu enjektör, 
    • Enjektörler heparinize olmalıdır,
    • Gazlı bez ve pamuk (pamuk hidofil olmamalıdır)
    • Laboratuvara erişim beş dakikayı geçecekse buz,
    • Enjektör ucunu kapatmak için mantar tıkaç.
    Gerekli ekipman sağlandıktan ve hasta hazır olduktan sonra kan alımı gerçekleşip derhal tahlil edilir. Kan alacak ve tahlili yapacak görevli mutlaka eldiven takmalı ve kanı kontamine etmemelidir. Kan alınırken veya enjektöre aktarılırken pıhtı oluşumu engellenmelidir. Pıhtı oluşursa kan atılır ve yeniden kan alımı yapılır.

    Kan GazıKan Gazı Tahlili Neden Yapılır:

    Kan gazı tahlili, genellikle travmatik yaralanmalar, kanser hastaları, akciğer hastalıkları yaşayanlar, solunum yolu hastalıkları yaşayan hastalar, böbrek fonksiyon bozukluğu yaşayan hastalar için istenen bir testtir. Kanda bulunan gaz kramatografisini çıkarmak ve asit baz dengesini kontrol etmek için kullanılan bir yöntemdir. Kan gazı tahlilinin değerlerini etkileyen bazı durumlar olabilir. Bunlar;
    • Akciğer solunumu düzensiz olanlarda, 
    • Böbrek fonksiyon bozukluğu yaşayanlarda,
    • Kanın doğru asit baz dengesine sahip olmadığında, yaşanabilir.
    Kan gazı, mutlaka uzman bir personel tarafından alınmalı ve tahlili yapılmalıdır. Kan gazı tahlil sonuçlarını her hekim inceleyebilir. Kan alacak personel yetkin olmalı ve herhangi bir hataya yer vermemelidir. Trafik kazaları, ateşli silah yaralanmaları, solunum sistemine yönelik ameliyatlar sonrası, KOAH hastalığı gibi durumlarda kan gazı ölçümüne ihtiyaç duyulur.
    ]]>
    Midede Gaz Sıkışması https://www.gaz.gen.tr/midede-gaz-sikismasi.html Thu, 15 Nov 2018 05:39:38 +0000 Midede Gaz Sıkışması, son derece rahatsız eden acı verici bir durumdur. Aldığımız besinler ya da hava yutulması sayesinde midede gaz sıkışması oluşabilir ve bu gaz dışarı atılmaz ise kişiyi son derece rahatsız eden Midede Gaz Sıkışması, son derece rahatsız eden acı verici bir durumdur. Aldığımız besinler ya da hava yutulması sayesinde midede gaz sıkışması oluşabilir ve bu gaz dışarı atılmaz ise kişiyi son derece rahatsız eden, acı çekmesine sebep olan bir durum oluşur. Bir çok hasta gaz sıkışması problemi yaşarken kalp krizi geçirdiğini düşünerek hastanelere başvurmuştur. 

    Midede Gaz Sıkışmasının Nedenleri:

    Hazımsızlık; Laktoz toleransı olmayan kişilerde, süt ya da süt ürünleri tüketildikten sonra alt karında şiddetli kramplar görülebilir. Gluten intoleransı yaşayan çölyak hastaları midede gaz sıkışması problemini yaşayabilir. Ayrıca, kronik olarak her yemekten sonra gaz sancısı problemi yaşayanlarda bağırsak tembelliği ya da spastik kolon sendromu yaşanıyor olabilir.

    Kabızlık; Bağırsak hareketlerinin az olması ve dışkılamanın uzun zaman aralıkları ile olması gaz sancısına neden olur. Kabızlık kaynaklı gaz sancıları, alt karında veya kalın bağırsakta hissedilir.

    Hava Yutmak; Sakız çiğnerken ya da yemek yerken bazende hıçkırık tutması durumlarında kişi hava yutabilir ve mideye giren hava gaz sancısına sebep olabilir. 

    Bazı Gıdalar; Karbonhidrat içeren gıdaları tüketmek gaz sancısına neden olabilir. Kuru baklagiller, lahanagiller, süt ve süt ürünleri buna örnek gösterilebilir.

    Bağırsak İltihapları; Bağırsakta oluşan herhangi bir enfeksiyon ya da bağırsak florasının bozulması,midede gaz sıkışmasına neden olabilir. Böyle durumlarda gaz şikayeti alt karında daha şiddetli hissedilir. 

    Kadınlarda Ay Hali; Bazı kadınlarda regl döneminde yoğun midede gaz sıkışması problemi yaşanabilir. Böyle durumlarda ay halinin son bulması ile gaz problemi ortadan kalkar.

    Midede Gaz SıkışmasıMidede Gaz Sıkışması Tedavisi:

    Midede aşırı gaz sancısı yaşanıyorsa anlık olarak gaz söktürücüler vasıtası ile sorun çözülebilir. Bu gaz söktürücüler damla yoluyla veya oral tablet olarak alınabilir fakat kronik gaz problemi yaşayanların özellikle yaşam tarzında düzenlemeye gitmeleri gerekir. Beslenme şeklinin düzenlenmesi ve gaz ihtiva eden gıda maddelerinden uzak durmak, laktoz intoleransı yaşanıyorsa süt ve süt ürünleri tüketmemek gerekir. Günlük olarak spor yapmak ya da en azından bir kaç kilometre yürümek bağırsak hareketlerini düzenleyecektir. Beslenmeye ek olarak kefir gibi prebiyotik gıdalar midede gaz sıkışmasını azaltmaya yardımcı olabilir. Gaz sancısı bir operasyon sonrası yaşanıyor ise kömür hapları kullanılır.
    ]]>
    Gaz https://www.gaz.gen.tr/gaz.html Thu, 15 Nov 2018 12:29:17 +0000 Gaz, maddenin üç halinden biridir. Madde gaz halindeyken yoğunluğu son derece azdır. Fakat akışkanlığı ise fazladır. Gaz maddelerin herhangi bir hacmi ya da şekli yoktur. Her madde gibi belirli bir kütleleri bulunmaktadır. Madden Gaz, maddenin üç halinden biridir. Madde gaz halindeyken yoğunluğu son derece azdır. Fakat akışkanlığı ise fazladır. Gaz maddelerin herhangi bir hacmi ya da şekli yoktur. Her madde gibi belirli bir kütleleri bulunmaktadır. Maddenin gaz hale geçmesi için bazı durumlardan geçmesi gereklidir. Aslında her gaz madde ilk başta katı haldedir. Katı madde ısı aldığında hal değiştirerek sıvı hale geçer. Tabii her katı maddenin sıvı hale geçmesi için alması gereken ısı miktarı farklıdır. Sıvı hale geçen madde de yeteri kadar ısı aldığında hal değiştirerek gaz hale geçmektedir. Bu duruma faz yani safha değişikliği adı verilmektedir. Sıvı maddeyi meydana getiren moleküller ya da atomlar gittikçe birbirini çeker. 

    Sıvı madde ısıtıldığı vakit tanecikler arası çekim kuvveti zamanla azalmaya başlar ve sıvıyı ortaya çıkaran tanecikler sıvı ortamdan ayrılarak gaz hale dönüşmeye başlarlar. Gazı meydana getirmiş olan tanecikler her yöne hareket ederler. Bu tanecikler bulundukları kabın biçimi alma özelliğine sahiplerdir. Sıvılarda da bu özellik görülmektedir. Ayrıca hava da bir gaz karışımıdır. Bunun nedeni havanın azot, karbondioksit, az miktardaki asal gazlar ve oksijenden meydana gelmesidir. Buna bağlı olarak maddenin tanınması en güç hali gazlardır. Gazın yoğunluğu basıncıyla ve sıcaklığıyla doğru orantılıdır. Buna rağmen gazın sıcaklığı ve basıncının çok az miktarda değişimi bile gazın hacminde çok büyük derecelerde büyütebilir. Tüm gazların sıkışma ve genleşme katsayıları aynıdır. Fakat sıvı ve katılarda böyle bir özellik görülmemektedir. Bu yüzden gazlar maddenin en kolay incelenebilen halidir. Yani incelenmesi sırasında katı ve sıvılar kadar zorluk çıkartmazlar. Gazın basıncı, gazın taneciklerinin bulunduğu kabın duvarına yaptığı etkiye verilen addır. Örneğin bir piston içerisindeki hava sıkıştırıldığında pistonun tekrardan geri itilmeye uğraşıldığı ve eski haline getirilmeye çalışıldığı görülür. Bunun nedeni de gaz basıncıdır. Aslında tam olarak pistonu ittirmek için yapılan iş gazın basıncına karşın yapılan bir iştir. Çevreden yalıtılmış bir halde olan gaz, sıkışma katsayısı arttıkça ısınır. Sıkıştırılmış olan gaz ise genleştirmeye başlayınca soğur. Yani kısacası gaz ne yapar ne eder taneciklerin ortalama hızını düşürmeyi başarır. Bu sayede de gaz basıncı azalmış olur. 

    GazGaz Basıncı: Gaz basıncı tam olarak manometre adı verilen alet ile ölçülmektedir. Gaz basıncını Toricelli adında bir adam tesadüfen yaptığı bir deney ile keşfetmiştir. Ayrıca gaz basıncı tepeye çıkıldıkça azalmakta, aşağı inildikçe artmaktadır. Her ölçülen maddenin birimi olduğu gibi gaz basıncının da birimi vardır. Gaz basıncının birimi atmosferdir. Ayrıca her gazın kendine göre bir ağırlığı olsa da bu ağırlık gazların birbiriyle her oranda karışmasına engel olmamaktadır. Gazların bulunduğu kabın şekline girmesi ve çok akıcı olması özelliği sayesinde çok ince deliklerden bile geçebilme yetenekleri vardır. Gazlar sıvıların çoğunda erimektedir. Örneğin su bir sıvıdır ve suda yaşamını sürdüren canlılar sudaki çözünmüş yani erimiş oksijeni kullanarak soluma ihtiyaçlarını gidermiş olurlar. Bazı sıvılar ya da katılar birden gaz hale geçebilmektedir ve gaz hale geçerken buhar çıkarttıkları gözlemlenir. Bu buhar aslında meydana gelen katı ya da sıvının gaz halidir. Hemen hemen tüm gazlar tekrardan sıvı hale geçebilmektedir. Bu yüzden gazlar yüksek derecedeki bir basınç altında soğutulmaya başlar ve basınç kaldırılır. Basınç kaldırılınca sıvılışma meydana gelir. Ama bu halde çok uzun süre kalamazlar. Tekrardan gaz hale geçmek zorunda kalırlar. Çünkü bulundukları ortam sıcaktır. Bazı doğada yer alan gazlar ise çok düşük bir sıcaklıktan sıvı hale geçerler. İnsanoğlu günümüzdeki teknik bilgilerle bu tür gazları sıvı haline getirememektedir. bunların yanında çeşitli gazların koku, yanma ve renk özellikleri bulunmaktadır. 

    Gaz Sayaçları: Gaz miktarının ne kadar olup olmadığını test etmek için kullanılırlar. Bu say]]> Gaz Kanunları https://www.gaz.gen.tr/gaz-kanunlari.html Fri, 16 Nov 2018 07:39:41 +0000 Gaz Kanunları, gazlarda bulunan termodinamik sıcaklık, hacim, basınç ve bunların aralarındaki ilişkileri inceleyen bilimdir. Gaz kanunları rönesans döneminde yapılan araştırmalar sonucunda özellikle İngiltere de yapılan Gaz Kanunları, gazlarda bulunan termodinamik sıcaklık, hacim, basınç ve bunların aralarındaki ilişkileri inceleyen bilimdir. Gaz kanunları rönesans döneminde yapılan araştırmalar sonucunda özellikle İngiltere de yapılan araştırmalar sonucunda bulunmuş ve bilim literatürüne girmiştir.

    Gaz Kanunları Nelerdir

    Boyle Kanunu: Bir gazın sıcaklığı ve hacmi değişmeden yarıya indirildiğinde, molekül sayısında bir değişiklik olmaz. Böylece molekül çeperinde bulunan basınç ve çarpma hızı yarıya iner. Sıcaklık değişmediğinden basınç iki misli artar.

    Wan Der Walls Kanunu: Yalnız ideal gazlar için geçerlidir. PV=nRT olursa bir mol gaz için, PV/RT 1 olur.

    Charles ve Guy Lussac Kanunu: Kinetik teoride maddelerin kinetik enerjisi, mutlaka sıcaklıkla doğru orantılı olarak değişir. Sıcaklık arttığında molekül hızı artar. Hızın artmasıyla moleküllerin çepere çarpma sayısı artar ve sıcaklıkta artarsa basınç nedeni ile hacim artar.

    Gaz KanunlarıAvagadro Hipotezi: Aynı basınç ve sıcaklıkta, bütün gazlarda eşit hacimde eşit molekül sayısı bulunur. 

    Graham Kanunu: Birbirine karışan gazların sıcaklıkları aynı olacağına göre ortalama olarak kinetik enerjileri de birbirine eşit olacaktır.
    • Sıcaklık: T
    • Basınç: P
    • Hacim: V şeklinde tanımlanır. 
    Kimya biliminin gelişmesi ve günümüzde kullanılan bilimsel teoriler temelinde bu kanunlara dayanır. Gaz kanunları ispatlamış ve literatüre girmiş kanunlardır. 
    ]]>
    Gaz Sancısı https://www.gaz.gen.tr/gaz-sancisi.html Fri, 16 Nov 2018 10:08:02 +0000 Gaz sancısı çekiyorsanız, mutlaka dikkate almanız gerekir. Bazen kalp krizi ile karıştırılan gaz sancılarını önemsemekte fayda vardır. Sırt kısmınızda ve göğsünüzde ağrı varsa, çok fazla terliyorsanız ve Gaz sancısı çekiyorsanız, mutlaka dikkate almanız gerekir. Bazen kalp krizi ile karıştırılan gaz sancılarını önemsemekte fayda vardır. Sırt kısmınızda ve göğsünüzde ağrı varsa, çok fazla terliyorsanız ve yüz üstü yattığınız halde gaz sancınız geçmiyorsa bir hastaneye gitmekte fayda vardır.  Bu iki rahatsızlık, birbiri ile karıştırıldığından pek çok insan hayatını kaybetmektedir.

    Konuşurken ve yemek yerken vücudumuzun içine hava alırız. Bu hava, vücut içinde zamanla birikir ve sıkışma ile zamanla gaz oluşur, bazen geğirerek bazen de alt kısımdan çıkararak bu gazı atarız. Fakat bir miktar gaz vücut içinde kalarak bağırsaklarda ve midede dolaşabilir. Bu bir süre sonra vücuttan atılmazsa, çok şiddetli gaz sancısına ve ağrılara, hatta göğüs sıkışması ile kalp krizi benzeri semptomlara neden olabilir.

    Gaz sancısı olduğunda hemen yapılması gereken, ılık bir bardak su içmektir. Yavaş olarak içtiğiniz bu ılık su, gazı mide ve bağırsaklarınızda dağıtacaktır. Beli sıkan dar giysiler çıkarılmalı ve yüz üstü uzanılmalıdır. Birisi sırtınıza ve bel çevrenize yukarı aşağı masaj yaparsa, gaz çıkması kolaylaşır. Gaz sancılarını engellemenin en kolay yolu, kendinizde gaz yapan yiyecekleri bulmanız ve bu yiyecekleri tüketmemenizdir. Sarımsak, kızartmalar, soğan ve baklagiller gaz yapabilir. Kendinizde gaz yapan yiyecekleri analiz ederseniz, gaz konusunda rahatlarsınız. Süt, yoğurt, bira, şeftali, kayısı, erik de gaz yapabilir.

    Gaz sancısının yol açtığı ağrıları engellemek için bacak ve göğüse egzersiz deneyin. Düz bir zemine sırt üstü uzanın, dizlerinizi karnınıza doğru çekin ve dakikada 6 - 10 kez bu hareketi tekrarlayın. Tek seferde hareketi beş dakika süresince uygulayın. Sıcak su torbası kullanabilirsiniz. Sıcak su torbası gaz sancısı ağrılarını azaltabilir. Ayrıca sıcak su torbası karnınızı yanmaktan korur. Sıcak çay için nane, zencefil, rezene veya papatya çayı gibi sakinleştirici çaylar için. Bu çayları içerek gaz sancısı rahatsızlığınızı azaltabilirsiniz. Nane, metanol içeren, gazı çabucak gideren antispazmodik bir bitkisel ilaç olduğu için, en iyisidir. Rezene tohumu çiğneyin, rezene tohumu, bağırsaktaki gazı azaltır ve gaz sancısı ağrınızı giderir. Bir seferde bir çay kaşığı çiğnemek yeterli olacaktır. Elma sirkesi içebilirsiniz. 2 yemek kaşığı elma sirkesini ılık bir bardak suyla karıştırın ve yavaş yavaş içerek ağrıyı azaltın. Mandalina kabukları ve defne yaprağını da kaynatarak içebilirsiniz. Mandalina kabuklarını suda beş dakika kaynatın ve tıpkı çay gibi yudumlayın. Bu şekilde ağrıyı azaltır. Defne yaprağı da aynı şekilde kaynatılır ve içilir.

    Gaz sancısı belirtileri;
    • Midede şişlik hissi
    • Karında gerginlik
    • Karında ağrıya dönüşen keskin kramplar
    • Karında dürtme benzeri bir ağrı hissi
    • Gaz çıkartıldığında ağrı azalır ve kişi günlük hareketlerine geri dönebilir.
    Gaz sancısı için uzman bir hekime ne zaman başvurulmalı;
    • Sürekli kilo kaybı
    • Baş Dönmesi ve kusma
    • Göğüs ağrısı, ateş
    • Tekrarlayan, uzun süreli veya şiddetli karın ağrısı
    • Kısa süreli bile olsa normal hareketinize engel olan ağrılar ve dışkıda kan görülmesi durumlarında acil başvurmanız  gereklidir.
    Gaz SancısıGaz sancısından kurtulmanın için yaşamınızda yapmanız gereken değişiklikler,

    Daha sık ve küçük öğünler tüketin, sık ve az öğün tüketerek gaz oluşumunu azaltabilirsiniz. Çiğneyin, daha fazla çiğneyerek, ağız suyu içindeki gıda parçalayıcı enzimlerin salgılanmasını artırabilirsiniz. Yemekler küçük moleküllere ayrılmaktadır. Bu şekilde mide ve bağırsaklarda gaz oluşumu azalır. Diş Proteziniz varsa kontrol ettirin. Çiğneme işlemiyle başlayan gıda parçalama olayı, sağlıklı bir diş ile verimli olur, bu şekilde gaz oluşumu da azalmış olur. Sigarayı b]]> Gaz Ağrısı https://www.gaz.gen.tr/gaz-agrisi.html Fri, 16 Nov 2018 12:32:06 +0000 Gaz ağrısı: karında karında şişlik hissetmek ve bu şişliğin sonucunda karında ağrılar oluşturmasıdır. Gaz ağrısı genellikle yeni doğan bebeklerde sıkça rastlanılan bir şikayettir. Gaz ağrısı bebeklerde ve çocuklarda Gaz ağrısı: karında karında şişlik hissetmek ve bu şişliğin sonucunda karında ağrılar oluşturmasıdır. Gaz ağrısı genellikle yeni doğan bebeklerde sıkça rastlanılan bir şikayettir. Gaz ağrısı bebeklerde ve çocuklarda yetişkinlerden çok daha fazla karşılaşılan bir durumdur. Fakat sık olmasa da zaman zaman yetişkinlerde de görülen gaz ağrısı karın bölgesinde ağrılara yol açar. Mide ve karın bölgesinin kasılıyormuş gibi hissedilmesi bağırsaklarda gaz olduğu anlamına gelmektedir. Yemek yerken, konuşurken, esnerken ve nefes alırken vücut içine bir miktar hava gider daha sonra bu havanın bir kısmı geğirerek dışarı atılır. Geğirerek dışarı atılamayan hava ise  aşağı anüse kadar iner. Bazı durumlarda da kişi vücudundaki ve bağırsaklardaki bakteriler sebebiyle kalın bağırsakta gaz oluşumu olur. Gaz ağrısı doğum sancısı gibi ara ara sancı halinde vücuda gelebilir.

    Gaz ağrısı neden oluşur:
    • Kişinin tükettiği ürüne karşı alerjisi olması
    • Kişi konuşurken veya esnerken bol hava yutması
    • Lifli gıda tüketimi
    • Mide bozulması
    • Bağırsaklarda iltihap olması
    • Gazlı içecekler bol tüketilmesi
    • Gaz yapma özelliği bulunan yiyecekleri fazla tüketmek
    • İshal mide bulantısı üşütme soğuk algınlığı gibi karın ağrısına sebep olan ciddi olmayan enfeksiyon hastalıkları
    Gaz sancısı belirtileri:
    • Midede aşırı tokluk ve doluluk hissi
    • Karında ağrı ve sancı şeklinde kesik kesik gelen kramplar
    • Karında şişkinlik hissi
    • Gaz çıkışı olduğunda midede ve sancılar da azalma hatta ağrının ortadan kaybolması karındaki ağrının gaz sancısı olduğunun belirtisidir.
    Gaz yapan yiyecekler:

    Fasulye, soğan, lahana, karnı bahar, brokoli, kabak, enginar, mercimek, nohut, bulgur, armut, elma, şeftali, yumurta, soda, süt, tam tahıllı ekmek, dondurma ,gazlı içecekler, baklagiller ayrıca kızartma yemekleri gibi bol yağla yapılmış yemekler midede tokluk ve şişkinlik hissini fazlaca verirler ve midenin boşalma hissini yavaşlatırlar.

    Gaz AğrısıGaz ağrısı için tavsiyeler:
    • 1 bardak ılık su içmek midedeki sindirimi hızlandırıp doluluk ve şişlik hissini azaltacaktır.
    • Yarım kase yoğurt tüketebilirsiniz.
    • Gazın yol açtığı ağrıları engellemek için yavaş yavaş egzersiz hareketleri yapın
    • Rahat bir pozisyon alarak uzanın
    • Sıcak bitki çayları tercih edebilirsiniz. Papatya, rezene, zencefil ve nane gibi yatıştırıcı özellikleri bulunan çaylar size iyi gelecektir.
    • 2 yemek kaşığı elma sirkesini 1 bardak ılık suya karıştırıp yavaş yavaş içebilirsiniz.
    • Mandalina kabukları ve defne yaprağını kaynatıp içebilirsiniz.
    • Gaz ağrılarını devamlı olarak yaşıyorsanız yeme alışkanlıklarınızı değiştirmelisiniz bu şekilde yediklerinize ve içtiğiniz ürünlere dikkat ederseniz gaz oluşumunu azaltabilirsiniz.
    • Yemek yerken fazla çiğnemelisiniz
    • Sık ve az öğünler tercih etmelisiniz.
    • Alkol ve sigaradan uzak durmalısınız.
    ]]>
    Gaz Çıkarma https://www.gaz.gen.tr/gaz-cikarma.html Sat, 17 Nov 2018 02:20:22 +0000 Gaz Çıkarma, birçok kişinin rahatsız olduğu ve kurtulamadığı bir rahatsızlıktır. Gaz çıkarma bebeklerde ve çocuklarda görüldüğü gibi yetişkinlerde de çok sık görülmektedir. Gaz kişide hem ağrıya neden olmakta hem d Gaz Çıkarma, birçok kişinin rahatsız olduğu ve kurtulamadığı bir rahatsızlıktır. Gaz çıkarma bebeklerde ve çocuklarda görüldüğü gibi yetişkinlerde de çok sık görülmektedir. Gaz kişide hem ağrıya neden olmakta hem de kişinin sosyal yaşamını olumsuz etkilemektedir. Yetişkinlerin birçoğu sosyal hayatta yaşadığı gaz çıkarma durumundan dolayı zor duruma düşmektedir. Gün içinde 10-15 defa gaz çıkarmak tıbbı olarak normal kabul edilmektedir. Fakat günde 20'den fazla gaz çıkarma durumu gerçekleşiyorsa bu durum normal değildir. Karın gazı bağırsaklarda biriken gazdır. Eğer karnınızda şişkinlik hissediyorsanız bu bağırsaklarda biriken gaz sonucu oluşmaktadır. Bağırsak gazlar bir tane değildir. 

    Bağırsak gazları, nitrojen, hidrojen, oksijen, metan ve karbondioksitten oluşan gazlardır. Bu gazlar genel olarak kokusuzdur. Bunların yanı sora kötü kokuya neden olan hidrojen sülfürdür. Gaz daha çok kalın bağırsak meydana gelmektedir. Karında gaz birikmesi bazı durumlarda sindirim sisteminden kaynaklanırken bazı durumlarda da tüketilen yiyeceklerden ve besinlerden kaynaklanmaktadır. Bazı kişilerin sindirim sistemi hassas olduğu için her türlü yiyeceği tüketmeleri riski olmaktadır. Hassas sindirim sistemine sahip kişiler gaz oluşumuna neden olan besinleri ve yiyecekleri belirlemeleri gerekir. Ve bu besinlerden uzak durması gerekmektedir. Gaz oluşumuna ve gaz çıkarmaya neden olan besin ve yiyeceklerden bazıları şunlardır;

    Meyveler: Yaz kış birçok kişinin vazgeçilmezi olan ve vücut için faydalı meyvelerden bazıları gaz oluşumuna neden olmaktadır. Meyveler vücut sağlığı için çok önemlidir. Vücut için gerekli olan vitamini sağlayan ve vücut direncini artıran meyveler kişileri zor durumda bırakan ve ağrıya neden olan gaza neden olmaktadır. Bazı meyveleri tükettikten sonra gaz çıkarma artar. Bu meyvelerden bazılar; şeftali, armut ve elmadır. Bu meyvelerin içinde bulunan sorbitol maddesi gaza neden olmaktadır. 

    Sebzeler: Sebzeler vücut sağlığı için çok önemlidir. Hemen hemen bütün öğünlerde sebze tüketilebilir. Sağlık açısından önemli olan sebzelerin bazıları gaza neden olmaktadır. Bazı sebzelerin tüketilmesi sonucu gaz çıkarma artmaktadır. Gaz çıkarmayı artıran besinlerden bazıları şunlardır; lahana, brokoli, kuşkonmaz besinlerin tüketilmesi gaz çıkarmayı artırmaktadır. 

    Gaz ÇıkarmaBakliyat: Gaz oluşumuna neden olan ve tüketildikten sonra gaz çıkarma sıklığı artan besinlerin başında bakliyatlar gelmektedir. Hemen hemen bakliyat tüketen bütün kişilerde gaz çıkarma artmaktadır. Bakliyatlar arasında gaz oluşumuna neden olan ve tükettikten sonra gaz çıkarma sıklığını artıran bakliyatların başında kuru fasulye gelmektedir. Gaza neden olan bakliyatlar arasında yer alan diğer bakliyat ise nohut, mercimek ve bezelye yer almaktadır. 

    Yağlı Besinler ve Et Yemekleri: Yağlı yemeklerin fazla tüketilmesi gaz oluşumuna neden olmaktadır. Yağlı yemeklerin yanı sıra aşırı kırmızı et tüketimi de gaza neden olmaktadır. 
    ]]>
    Aşırı Gaz Çıkarma https://www.gaz.gen.tr/asiri-gaz-cikarma.html Sat, 17 Nov 2018 02:42:59 +0000 Aşırı Gaz Çıkarma, her kişide özellikle anüs yolu ya da geğirme ile istem dışı gaz çıkartabilmektedir. Bu duruma karşılık çoğunlukla pek çok kişi normal gerekli miktarlarda gazın olmasına rağmen bazı zamanlarda kar Aşırı Gaz Çıkarma, her kişide özellikle anüs yolu ya da geğirme ile istem dışı gaz çıkartabilmektedir. Bu duruma karşılık çoğunlukla pek çok kişi normal gerekli miktarlarda gazın olmasına rağmen bazı zamanlarda karın bölgesinde şişkinlik ya da gaz olduğunu hissetmektedir. Gün içerisinde erkekler ortalama olarak 12 litre, kadınlar ise 7 litre gaz çıkarmaktadır. İnsanların karnında bulunan gaz çoğunlukla kokusuzdur ve içeriğinde oksijen, karbondioksit, hidrojen, nitrojen bazı zamanda metan gazı oluşturmaktadır. Ancak gaz çıkarmadaki hoş olmayan kötü kokuyu meydana getiren ise, kalın bağırsakta bulunan bakterilerin meydana getirdiği sülfür barındıran az miktarda bulunan gazlardan oluşmaktadır. Özellikle bağırsaklarda oluşan gazların %1'den daha azı koku içerikli olan gazlardır, hatta bu gazlar kısa bir zincir oluşturan amonyak, yağ asitleri, değişik uçucular ile hidrojen sülfür içeren amino asitlerdir. 

    İnsanlar Aşırı Gaz Çıkarma Nedenleri, pek çok kişi tarafından fazla miktarda gaz çıkarma işlemi en fazla dile getirilen yakınmalardan bir tanesidir. Fakat kişi gün içerisinde 10 ile 25 defa yani ortalama olarak 14 defa gaz çıkartabilmektedir. Ancak bazı durumlarda kişinin bu günlük gaz çıkarma işlemi aşırı olabilmektedir. Fazla gaz çıkarmanın nedeni ise, ağır karbonhidrat alımı, sindirim bozukluğu ya da kalın bağırsaklarda fazla miktarda bakteri üremesinden kaynaklı olarak çok fazla gaz üretimi meydana getirmektedir. 

    Aşırı Gaz Çıkarma Aşırı Gaz Çıkarmaya Neden Olan Gıdalar Hangileridir, özellikle karbonhidrat içerikli olan yiyeceklerin tüketilmesi kişide aşırı gaz çıkarma problemlerine sebep olabilmektedir. Gaz oluşumuna sebep olan laktoz, raffinoz, sarbitol ve fruktozdur. Kuru fasulye özellikle bu şeker çeşitleri yönünden zengin olduğu için tüketildiğinde kişinin aşırı gaz çıkarmaya sebep olabilmektedir. Laktoz özellikle sütte tabi olarak bulunan şeker türüdür. Ayrıca peynirlerde ve dondurmada laktoz içermektedir. Eğer devamlı olarak gün içerisinde laktoz içerikli olan ürünlerin tüketimi fazla ise, kişide aşırı gaz çıkarma şikayetleri meydana gelmektedir. Raffinoz fasulyede en fazla şeker miktarına sahip olan besin maddesinden birisidir. Fruktoz genellikle enginar, buğday, armut ve soğanda bulunmaktadır. Ayrıca bu madde meyve sularında ve bazı içeceklerde tatlandırıcı amaçlı olarak kullanılmaktadır. Nişasta içeren mısır, buğday, pasta çeşitleri, bazı tatlılarda ve özellikle patateste bulunmaktadır. Bu yiyecekler tüketildiği zaman bir miktarı kalın bağırsağa geçer ve bakteriler tarafından yıkıldığı için gaz oluşumuna sebep olur. Bu yiyecekler tüketildiğinde kişide aşırı gaz çıkarma durumları meydana gelebilmektedir. 

    ]]>
    1 Aylık Bebek Gaz Sancısı Nasıl Giderilir https://www.gaz.gen.tr/1-aylik-bebek-gaz-sancisi-nasil-giderilir.html Sat, 17 Nov 2018 18:56:41 +0000 1 aylık bebek gaz sancısı nasıl giderilir, bunun çeşitli yolları vardır. 1 aylık bebekte gaz sancısını anne ve baba çeşitli yöntemlerle giderebilmek için çaba sarf ederler. Fakat bebek henüz 1 aylık olduğu için ne yapacak 1 aylık bebek gaz sancısı nasıl giderilir, bunun çeşitli yolları vardır. 1 aylık bebekte gaz sancısını anne ve baba çeşitli yöntemlerle giderebilmek için çaba sarf ederler. Fakat bebek henüz 1 aylık olduğu için ne yapacaklarını bilemezler. Gaz sancısı yani infantil kolik her 10 bebekten 3 tanesinde görülür. Gaz sancısı bebek sahibi olanların en büyük şikayetlerinden biridir. Gaz sancısı bebeklerde 2-3 haftalıkken başlayabilir. 1 aylık bebeklerde gaz sancısı sık aralıklarla olmaktadır. 1 aylık bebeklerde gaz sancısı haftada 3 günden fazla ve her gün 3 saat kadar süren ağlama nöbetleri olarak tanımlanır. 1 aylık bebeklerde gaz sancısı doğan bebekler arasında %15 ile %30 arasındadır. İlk 3 ay içerisinde ailelerin %10 yada %15 lik bir bölümü bebeğin ağlaması sonucu doktora başvurmaktadır. 1 aylık bebek gaz sancısı yaşarken susturmak bazen mümkün olmayabilir genellikle 2-3 saatin sonunda kendiliğinden susarlar. Bebek ağlama sırasında emmeyi reddedebilir fakat ağlama bittikten sonra ağlamasının farklı bir sebebi yoksa normale döner. Bebeklerde gaz sancısı genellikle 4. ay sonrasında yavaş yavaş azalır ve bebek 7-8 aylıkken tamamen gaz sancısı problemi ortadan kalkar.

    1 aylık bebeklerde gaz sancısı belirtileri:
    • Yüksek sesle ve bağırarak ağlama
    • Ağlarken ayaklarını karın bölgesine doğru çekme
    • Karın bölgesindeki şişkinliğin iyice artmış olması
    • Bebeğin ağlama sırasında bağırsak seslerinin kimi zaman duyulması
    • Kusma
    • Sık kaka yapması veya tam tersine bebekte kabızlık oluşması
    1 aylık bebeklerde gaz sancısı nasıl giderilir, azaltmak için neler yapılır
    • Bebek mama değil anne sütü ile beslenmelidir.
    • Emziren anne beslenmesine önem vermeli ve gaz yapacak besinlerden uzak durmalıdır
    • Anne bebeğini emzirirken tam yatay pozisyonda emzirmeyi tercih etmemeli bu pozisyon yerine bebek biraz daha dik bir şekilde tutulmalıdır.
    • Anne bebeği normal bir şekilde beslemelidir bebeği çok fazla beslemekten kaçınmalıdır
    • Anne bebeği besledikten sonra bebeğin atleti içerisinden elini bebeğin sırt bölgesinde gezdirerek rahatlamasını sağlamalıdır.
    • Bebek emdikten sonra gazı çıkarılmalıdır.
    • Bebek zorunlu durumlarda biberonla besleniyorsa hava yutmaması için doğru biberon seçimi yapılmalıdır.
    • Bebeğin mamasına ve çeşitlerine bebeğe iyi gelip gelmediğine dikkat edilmelidir.
    • Anne sütü alan çocukta anneden geçen ve bebekte alerji yapan bir besin var mı gözlemlenmelidir.
    1 Aylık Bebek Gaz Sancısı Nasıl Giderilir1 aylık bebekte gaz sancısı sırasında yapılması gerekenler:
    • Bebek ağlama sırasında emmek isterse emzirilmelidir bu durum bebeğin kendini güvende hissetmesini sağlar.
    • Bebek emdikten sonra kucağınızda onu dik bir şekilde sararak dans eder gibi hafifçe sallanma hareketleri yapın.
    • Bebeği uygun ortam ve rahat bir zemin hazırladıktan sonra yüz üstü veya yan bir şekilde yatırabilirsiniz.
    • Ağlama anında bebeğinize ılık bir duş sırasında onu üşütmeden vücuduna ve karın bölgesine masaj yapmanız bebeğe iyi gelecektir.
    • 1 aylık bebekte bir problem yoksa kesinlikle ilaç kullanımından kaçınılmalıdır.
    ]]>
    Karbondioksit Gazı https://www.gaz.gen.tr/karbondioksit-gazi.html Sun, 18 Nov 2018 18:55:50 +0000 Karbondioksit Gazı, Evrende en yaygın bulunan, bir karbon ve iki oksijen molekülünün birleşmesinden meydana gelen, kokusuz ve renksiz, atmosfer basıncında oldukça kolay sıvı hale gelen eşkimsi tada sahip bir gaz olan karbondioksit Karbondioksit Gazı, Evrende en yaygın bulunan, bir karbon ve iki oksijen molekülünün birleşmesinden meydana gelen, kokusuz ve renksiz, atmosfer basıncında oldukça kolay sıvı hale gelen eşkimsi tada sahip bir gaz olan karbondioksit gazı, birçok özelliğinden dolayı endüstri ve bir çok alanda geniş bir kullanım alanına sahiptir. Havadan ağır olan karbondioksit gazı, atmosferik basınçta katı hale geçer, kimyasal olarak asidikdir, yanmaz ve suda çözünebilir. Simgesi CO2 olan bu gazın molekül ağırlığı 44.009 g/mol, atmosferdeki oranı % 0,03 den az, kaynama noktası -78 ℃ ve hacimsel genleşme oranı 629 dur. Havalandırması olmayan ve kalabalık odalarda tehlikeli boyutlara ulaşan karbondioksit gazı oranı %25 ulaşırsa öldürücü hale gelebilir. Fakat karbondioksit seviyesinin yükselmesi uyuklama durumu ve baş ağrısı gibi belirtiler vererek erken zamanda kişiyi uyarır.

    Karbondioksit gazı fotosentez olarak bilinen karbon döngüsü sırasında su ve ışık ile beraber algler siyanobakteriler ve bitkiler tarafından karbonhidrat enerjisi meydana getirmek için adsorbe edilir. Bu sebeplerden dolayı hayatın devam edebilmesi için vazgeçilmez olan bir gazdır. Karbondioksit gazı hidrokarbonların ya da kömür yanması, insan ve hayvanların solunumu ve sıvıların fermantasyonu sonrasında oluşur. Uzayda bulunan karbondioksit molekülleri çok soğuk olduğu için katı fazla bulunur. Nebula da yeni gezegenler oluştukça buz halinde bulunan karbondioksit molekülleri bu gezegenin bir parçası haline gelmiştir. Dünyada olduğu gibi Mars ve diğer gezegenlerde de karbondioksit bulunur. Dünya yüzeyinin uzaydan daha sıcak olmasından dolayı karbondioksit moleküllerinin büyük bir oranı ısınıp gaz fazına geçer ve havaya karışır. Havaya karışan karbondioksit gazı dünyada yaşayan bütün canlı organizmalar için oldukça büyük önem taşımaktadır.

    Karbondioksit GazıKarbondioksit gazı tarihçesi, karbondioksit havadan farklı tanımlanmış olan ilk gaz bileşiğidir. Flaman bir kimyager olan Jan Baptist Van Helmontm 17. yüzyılda kapalı bir kabın içerisinde kömürü yaktığı zaman reaksiyon ile ortaya çıkan kül oranının başlangıçta olan orandan daha az olduğunu fark eder ve bunun sonucu olarak kömürün yanma özelliğinden sonra gaz ya da vahşi ruh ismini verdiği görünmeyen bir şekle dönüştüğünü ileri sürmüştür.
    Daha sonraki dönemlerde ise karbondioksit gazının özelliklerini İskoç fizikçi olan Joseph Black etraflı olarak incelemiş kalsiyum karbonatın ısıtıldığı zaman ya da asit ile karıştırıldığında yoğunluğu havadan daha çok olan karbondioksit gazının ortaya çıktığını ve karbondioksit gazının ateş ve hayvan yaşamına ters şekilde etki ettiğini bulmuştur. 
    1972 tarihinde ise kimyacı olan Joseph Priestley karbondioksit gazını üretmek için bir kireç taşı üzerine sülfirik asit damlatmak ve bir şişe suyun içerisinde çözmeye çalışarak günümüzde tüketmiş olduğumuz sodayı icat etmiştir.

    Karbondioksit gazı kullanım alanları, karbondioksit gazı yağ sanayisinden gıda sanayisine ve tıp alanına kadar farklı alanda ve farklı amaçlarla kullanılabilen bir gazdır. Gaz altı kaynaklarında gaz asidi olarak maden sodası, meşrubat, bira ve şarap gibi gazlı içecek üretiminde sıvılarda olan çözünürlüğü sebebiyle asit düzenleyici olarak kullanılmaktadır. Karbondioksit, içeceklere zarar verecek olan mikropların üremesini engelleme ya da azaltma özelliğine sahiptir. Ürünün içerisinde karbondioksit miktarı ne kadar yüksek ise ürünün dayanıklılık derecesi o kadar artar. Karbondioksit aynı zamanda içeceklerin tatlarını uzun süre boyunca kurumasına yardımcı olur ve ürünlerin raf ömrünün uzamasını sağlar. 

    Gıda sektöründe, oldukça pahalı ve hassas olan ve önceden hazırlanan kırmızı ve beyaz et, balık, hamur işi, mantar ve dondurma gibi ürünlerin doldurulmasında da kullanılan karbondioksitle yapılan soğutmalarda geleneksel soğutma şekillerinin tersine üründe yaşanan su]]> Asal Gazlar https://www.gaz.gen.tr/asal-gazlar.html Sun, 18 Nov 2018 21:29:01 +0000 Asal Gazlar, Asal gazların, bir diğer ismi de soy gazlardır. Asal gazlar, birbirleri ile çok fazla benzer özellik taşıyan bir kimyasal gruptur. Standart durum ve koşullar altında bu kimyasalların tamamı çok düşük seviyede kimya Asal Gazlar, Asal gazların, bir diğer ismi de soy gazlardır. Asal gazlar, birbirleri ile çok fazla benzer özellik taşıyan bir kimyasal gruptur. Standart durum ve koşullar altında bu kimyasalların tamamı çok düşük seviyede kimyasal reaktifliğe sahip olan, kokusuz, renksiz bir yapıya sahip olan tek atomlu gazlardır. Helyum, neon, argon, kripton, ksenon ve radyoaktif olan radon elementleri doğada saf halde bulunan altı asal gazdır.

    Periyodik tabloda bulunan ilk altı periyot için, asal gazlar tamamen periyodik tablonun 18. grubunda (daha önceden koyulmuş olan ismi ile 0. grupta) bulunurlar. Fakat bu durum yedinci periyot açısından geçerli değildir. 18. grubun bir sonraki üyesi olarak kabul edilen ununoktiyum maddesi muhtemel bir asal gaz değildir. Bu madde yerine 14. grubun bir üyesi olarak kabul edilen ununkuadyum maddesi asal gazlara benzer kimyasal özelliklere sahiptir.

    Asal gazların nitelendirilmesi en iyi şekilde atom yapısının modern teorileri ile açıklanabilir. Asal gazların yapısında en dış tarafta bulunan kabuğu tamamen elektronlarla dolu bir şekilde durur. Bu sebepten dolayı da kimyasal tepkimelere olan eğilimleri oldukça düşüktür. Bu nedenle de şimdiye kadar sadece birkaç yüz tane asal gaz bileşikleri elde edilebilmiştir. Bütün asal gazların her birinin erime ve kaynama noktaları birbirine çok yakın seviyededirler. ( Farklar sadece 10 C derece veya 18 F derece olabilir.) Bu nedenden dolayı da bu asal gazlar küçük sıcaklık aralıkları içerisinde sıvı bir halde bulunurlar.Asal Gazlar

    Neon, argon, kripton ve ksenon gazlarının sıvılaştırılma işlemi görmesi ve ayrımsal damıtma yöntemleri kullanarak  havdan bir geçiş elde edilir. Helyum gazı ise doğal gazdan ayrıştırılır ve daha sonra genellikle çözünmüş bir şekilde olan radyum bileşiklerinin radyoaktif bozunumundan yararlanarak izole edilip elde edilir. Asal gazlar aydınlatma, kaynak ve uzay keşfi endüstüri alanlarında da önemli bir kullanıma sahiptir.
    ]]>
    Sürekli Gaz Çıkarmak https://www.gaz.gen.tr/surekli-gaz-cikarmak.html Mon, 19 Nov 2018 10:17:47 +0000 Sürekli gaz çıkarmak, gaz; karın gazı veya şişkinlik diye adlandırılan his, bağırsakta toplanan gazdır. En yoğun olarak bağırsakta oluşan bu gaz; nitrojen, oksijen, metan, karbondioksit ve hidrojenden ibarettir. Bu gazların t Sürekli gaz çıkarmak, gaz; karın gazı veya şişkinlik diye adlandırılan his, bağırsakta toplanan gazdır. En yoğun olarak bağırsakta oluşan bu gaz; nitrojen, oksijen, metan, karbondioksit ve hidrojenden ibarettir. Bu gazların tümü kokusuzdur fakat kötü kokuya sebep olan hidrojen sülfürdür. Kalın bağırsakta bulunan bakteriler besinlerdeki karbonhidratları parçaladığı sırada ortaya çıkan gaz, geğirme veya yellenme yoluyla olur. Sürekli gaz çıkarmak oldukça sıkıntı veren bir durumdur. Kişinin gün içerisinde 15 kere gaz çıkarması normal kabul edilirken, 20' den yukarısı anormal sayılmaktadır. Karın ağrılarına neden olan gaz sıkışmaları bazen öyle ki; sırtına ve göğsüne vurduğunu söyleyen kişiler, bu durumu kalp krizi zannedebilmektedir. Mide gazı ve şişkinlik aslında tamamiyle doğal bir durumdur. Aksine çok aşırı olmadığı müddetçe sağlık göstergesidir. Ancak; gaz çıkarmak söz konusu olduğu zaman toplumda birçok tepki görülmektedir.

    Sürekli gaz çıkarma nedenleri:

    Sürekli gaz çıkarmak, muhtemelen sindirim sistemindeki bir rahatsızlığın belirtisidir. Midede gaz oluşumuna neden olan aşırı hava yutmak sürekli gaz çıkarmaya sebep olan etkenlerin başında gelmektedir. Karbonhidrat içeren besinlerin fazla tüketilmesi sürekli gaz çıkarmaya yol açar. Vücudu laktoza karşı hassas olan bazı kişilerde yoğun gaz olabilir. İnce bağırsak hastalığı olan çölyak, sürekli gaz çıkarmaya eğilimli bir rahatsızlıktır. Sağlığımıza faydalı olan lifli besinlerin aynı zamanda gaz yapıcı özelliği de bulunmaktadır. Bağırsaklardaki bakteri seviyesinin değişim göstermesi ve bağırsak fonksiyonu bozuklukları sürekli gaz çıkarmaya neden olur. Düzensiz ve sağlıksız beslenme şekli, gaz çıkarmakla kalmayıp daha başka rahatsızlıklara da davetiye çıkarabilmektedir. Örneğin; aşırı yağlı ve asitik gıdalar, işlenmiş yiyecekler ve çok fazla tüketilen çikolata gibi. Ayrıca soğan, lahana ve kuru fasulye gibi sebzeler de sürekli gaz çıkarmaya neden olan besinler arasında yer almaktadır. Besinlerin midede normalden fazla süre kalmasına sebep olan gastropenez (mide boşalma güçlüğü) sürekli gaz çıkarmaya yol açar. Progesteron hormonunun aşırı salgılanmasına bağlı olarak sindirim sistemi yavaşlayan hamlelerde sürekli gaz çıkarmak olası bir durumdur ve çok doğaldır.

    Sürekli Gaz ÇıkarmakSürekli gaz çıkarmak için alınabilecek önlemler:

    Mümkün olduğunca burundan nefes alınmalı ki ağızdan alınabilecek hava engellenmiş olsun. Yine buna benzer yemek yeme sırasında ağzınızı kapayarak yemeli. Sinir ve endişe gibi ekstra hava yutmaya neden olabilecek ruh hallerinden uzaklaşılmalı. Gazlı içecek ve yüksek karbonhidrat içeren besinler sürekli gaz çıkarmaya sebep olacağından tüketimleri azaltılmalıdır. Sigara ve alkol kullanımı kısıtlanmalı. Sakız çiğnememeli ve aşırı şişkinlik yapacak gıdalar sınırlı tüketilmelidir.
    ]]>
    Hardal Gazı https://www.gaz.gen.tr/hardal-gazi.html Mon, 19 Nov 2018 16:09:03 +0000 Hardal gazı, içeriğinde kükürt klorür olan kimyasal silah olarak da kullanılabilen zehirli bir gazdır, asıl adı iperit gazıdır fakat hardal ve çürümüş soğan gibi koktuğu için bu isim veriliyor.Hardal gazın Hardal gazı, içeriğinde kükürt klorür olan kimyasal silah olarak da kullanılabilen zehirli bir gazdır, asıl adı iperit gazıdır fakat hardal ve çürümüş soğan gibi koktuğu için bu isim veriliyor.

    Hardal gazının 1. Dünya Savaşında kullanımı

    Hardal gazı ilk olarak 1. Dünya Savaşı sırasında Almanlar tarafından kullanılmıştır. Hardal gazı, gaz halinde iken genellikle renksiz olsa da çeşitli karışımların ilave edilmesi ile sarı ve kahverengi rengine bürünebilir.

    Hardal gazının İran- Irak Savaşında kullanımı

    Hardal gazı modern anlamda kullanılan ilk kimyasal silah olma özelliğini taşımaktadır. Laboratuvar ortamında kolayca üretilebilmesi ve etkileri dolayısı ile korkunç bir kimyasal silahtır. 1978-1979 İran ve Irak arasında geçen savaşta Irak tarafından büyük miktarda kullanılmıştır. Yaklaşık olarak 5000 İranlı asker hardal gazıyla öldürülmüştür. Buna ek olarak 40 000- 50 000 kişide yaralanmış veya kansere yakalanmıştır. Günümüzde hardal gazını kitle imha silahı olarak kullanmak Birleşmiş Milletler tarafından yasaklanmıştır.

    Hardal gazının vücuda zararları

    Hardal gazı, gözlerde ve solunum yolunda şiddetli yanmaya neden olan kimyasal bir gazdır. Vücuda solunum, sindirim, cilt veya gözlerle temas etmesi durumunda bulaşabilir.Gazın deriye teması ile sarı irin dolu kabarcıklar oluşur ve bu da ciltte kaşıntı ve kızarıklığa neden olur. Hardal GazıHardal gazı solunum ve temassız yolla da bulaşabilir. Gaz, gözler, burun ve solunum yolunda tahrişe sebep olur. Kurban da  geçici körlük, burun akıntısı, öksürük, nefes ve sinüs ağrısı nefes darlığı ile karşılaşabilirsiniz.

    Bileşim olarak kükürt ve di-etil di-klorürün bileşiminden oluşmakta ve atomlar arasındaki bağın zayıf olması sebebi ile temas durumunda vücutta deri yanması, kaslarda şiddetli kasılmalara hatta bu kasılmalar bel kemiğinin kırılması ile sonuçlanabilir. Bu gaz 12 saat süren acılı ölümlere sebebiyet verebilir.

    Tıp alanında hardal gazının kullanımı,

    Hardal gazı günümüzde Lenfoma kanserine kemoterapi tedavisi için uygulanmaktadır.

    ]]>
    Karında Gaz https://www.gaz.gen.tr/karinda-gaz.html Tue, 20 Nov 2018 15:40:15 +0000 Karında gaz; anüs yoluyla çıkartılır. Bu durum her insanda görülmektedir. Çoğu insan günde ortalama 14 kez gaz çıkartır. Karındaki gaz genelde kokusuzdur. Bu gazı hidrojen, nitrojen, karbondioksit, oksijen ve bazen de met Karında gaz; anüs yoluyla çıkartılır. Bu durum her insanda görülmektedir. Çoğu insan günde ortalama 14 kez gaz çıkartır. Karındaki gaz genelde kokusuzdur. Bu gazı hidrojen, nitrojen, karbondioksit, oksijen ve bazen de metan gazları oluşturur. Gazın kötü kokulu olması ise, kalın bağırsaktaki bakterilerin oluşturduğu sülfür içeren az miktardaki gazlar oluşturur. Mide, yemek borusu, ince ve kalın bağırsaktan oluşan sindirim sistemimizdeki gazın iki kaynağı vardır.

    Hava yutma:

    Hava yutma karındaki gazın en sık nedenlerinden biridir. Her insan yerken veya içerken bir miktar hava yutar. Sakız çiğneyen,  hızlı yiyip içen, sigara içen ve gevşek takma diş kullananlar da normalden fazla hava yutulur. Midedeki gazın bir kısmı geğirme ile çıkar, geride kalan kısmı ise ince bağırsaklara geçer ve burada kısmen emilir. Az miktarı da kalın bağırsaklara geçer ve makat yolu ile atılır.

    Sindirilmemiş gıdanın bozulması:

    İnsan vücudu bazı karbonhidratları ve pek çok gıda da bulunan lifleri ince bağırsaklardaki enzimleri yetersizliği ya da yokluğu sebebi ile sindiremez. Bu sindirilmemiş gıda, kalın bağırsaktaki zararsız bakteriler tarafından bozulmaya uğrar ve karbondioksit, hidrojen ve insanların üçte birinde de metan gazı oluşur. Yine de bu gazlar anüs yoluyla dışarı atılır. Metan gazı oluşan insanların gaitaları (dışkı) su içinde yüzer.

    Karında GazHangi gıdalar gaz yapar

    Raffinoz: Bu kompleks şekeri en çok içeren besin fasulyedir. Daha az oranda brüksel lahanası, lahana, karnıbahar, kuzkonmaz, tüm hububatlarda ve diğer sebzelerde bulunur.

    Laktoz: Sütteki tabi şekerdir. Dondurma, peynir, ekmek, tahıl, mayonezde de bulunur.

    Fruktoz: Normalde enginar, soğan, armut ve buğdayda bulunur. Ayrıca bazı içecek ve meyve sularında yapay tatlandırıcı olarak kullanılmaktadır.

    Sorbital: Meyvelerde doğal olarak bulunur. Armut, şeftali, elma ve erikte çok vardır. Ayrıca  sakızlarda, tatlandırıcılarda ve bir çok diyet gıdalarında bulunmaktadır.

    Nişasta: Mısır, patates, bazı tatlılar, buğday ve pastalardaki nişasta kalın bağırsağa geçip orada bakterilerce yıkılarak gaz oluşturur. Gaz oluşturmayan tek nişasta çeşidi pirinçtir.

    Lif: Birçok gıda eriyebilen ve erimeyen lifler içerir. Eriyebilen lifler suda kolayca çözünür ve böylece bağırsaklarda jel kıvamında bir yapı oluşturur. Bunlar fasulye, yulaf, bezelye ve pek çok meyvede bulunur. Eriyebilen lifler sindirilmeden kalın bağırsağa gelir ve burada gaz oluşturur. Erimeyen lifler, bağırsaklardan hiç değişmeden geçer ve çok az gaz oluşturur. Bazı sebzeler, kepek ve buğday bu tür  lifleri içerir.

    Karında gaz rahatsızlığı nasıl tedavi edilir

    Belirli bir hastalık sonucu oluşmayan rahatsız edici gazlarda, diyet değişikliği, gerektiğinde ilaç kullanımı ve hava yutmayı azaltmak gerekir. Ayrıca yağsız gıdalar yenmelidir. Böylelikle mide daha hızlı boşalır ve gaz bağırsaklardan daha hızlı geçip gider. Gaz şikayetleri diyet düzenlemesi ile geçmiyor ise antiasitler, karbon preparatları, sindirim enzimleri ve bağırsak çalıştırıcı ilaçlar kullanılabilir. Hava yutmayı azaltmak için, sakız çiğnememek, sert şekerleme yenmemesi, yemekleri küçük lokmalar halinde ve yavaş çiğnemek  gerekir.
    ]]> Mide Bağırsak Gazı https://www.gaz.gen.tr/mide-bagirsak-gazi.html Wed, 21 Nov 2018 08:21:13 +0000 Mide Bağırsak Gazı, Mide ve bağırsakta oluşan gaz ve şişkinlik vücudun doğal tepkilerinden biridir. Mide bağırsak gazı bağırsak kanallarında iki şekilde olmaktadır. Vücutta oluşan gaz nitrojen, hidrojen, oksijen, kar Mide Bağırsak Gazı, Mide ve bağırsakta oluşan gaz ve şişkinlik vücudun doğal tepkilerinden biridir. Mide bağırsak gazı bağırsak kanallarında iki şekilde olmaktadır. Vücutta oluşan gaz nitrojen, hidrojen, oksijen, karbondioksit ve metan gazlarından oluşmaktadır. Bunlar yutulan hava ile oluşan gaz diğeri ise bağırsakta bulunan zararı olmayan mikroorganizmaların gıda artıkları ile oluşan gazdır.

    Mide bağırsak gazın nedenleri: Hava yutulması aerofaji midede oluşan gazın en önemli sebeplerinden biridir. Hepimiz mutlaka yemek yerken, su içerken mutlaka bir miktar gaz yutmak tayız. Mide bağırsak ve karın bölgesinde olan şişkinlik çoğunlukla bağırsaktaki gaz toplanması sonucu olmaktadır.

    Midede bağırsakta oluşan gazın miktarını hızlı yemek yemek, yemek yerken konuşmak, sigara içmek, ciklet çiğnerken hava yutmak sinirli iken fark etmeden hava yutmak ve yediğimiz bazı yiyecekler mide bağırsak gazı miktarını çoğaltmaktadır. Yutulan hava sindirim sistemimizin alt kısmına doğru ilerleyerek gaz oluşmasına neden olur.

    Midede bulunan gazın büyük bir kısmı geğirme yoluyla ağızda çıkmaktadır, kalan gaz ise mideden ince bağırsağa geçer ve orada kalın bağırsağa geçerek makatta dışarı atılır.

    Vücudumuzdaki kalın bağırsakta bulunan zararı olmayan mikroorganizmalar bağırsakta bulunan gıda artıklarından gaz üretmektedir. Bu bağırsakta bulunan mikroorganizmalar mide ve bağırsak kanalının üst kısmında sindirilemeyen kompleks şeker, nişasta, lif, karbonhidrat, selülozu sindirilmektedir. Bu sindirim esnasında bağırsakta bulunan gaz meydana çıkar.

    Bazı akut hastalıklar, mide üşütmesi, gıda zehirlenmeleri aşırı gaz olmasına neden olmaktadır. Bazen yediğimiz yiyecekler içecekler, maden suyu, süt ürünleri, turşu çeşitleri, meyveler, sebzeler, taneli hububatlar, baklagiller, bezelye, nohut, kuru fasulye gibi yiyecekler aşırı gaza neden olabilir.

    Mide Bağırsak Gazı

    Mide bağırsak gazı bazı hastalıkların Divertikülit, IBS, ülser, Kolit, Crohn ve bazı ciddi kronik gibi hastalıkların belirtisi olabilmektedir.Bazı hastalıkların tedavisinde kullanılan antibiyotikler bağırsaklarda bulunan normal bakteri florasını bozduğu için ve kabızlık geçirici ilaçlarında gaz oluşmasına neden olabilir.

    Mide bağırsak gazı giderilmesi: Gaz oluşmasını önlemek için hava yutmayı azaltmak gerekir, hastalık nedeniyle oluşan gazı geçirmek için bir uzman hekimin verdiği ilaç kullanılır. Mideyi ve bağırsağı rahatlatmak gazı gidermek için diyet yapılır. Gaz yapan yiyeceklerden uzak durulur. Aşırı yağlı yemekten kaçınıp yağsız gıdalar tüketilmelidir. Bu gibi önlemleri alarak mide daha hızlı çalışır ve boşalır bu arada gaz hızlı bir şekilde bağırsaklara geçer ve ileriye doğru gider ve gaz oluşması engellenmiş olur.

    ]]>
    Oksijen Gazı https://www.gaz.gen.tr/oksijen-gazi.html Wed, 21 Nov 2018 13:47:54 +0000 Oksijen Gazı, Atom ağırlığı 16,000, simgesi O, atom sayısı 8, kaynama noktası 183 ℃, erime noktası 218 ℃, yoğunluğu 0,00143 olan oksijen, yeryüzünde bütün canlılara hayat veren bir gazdır ve hidrojen ile birleşi Oksijen Gazı, Atom ağırlığı 16,000, simgesi O, atom sayısı 8, kaynama noktası 183 ℃, erime noktası 218 ℃, yoğunluğu 0,00143 olan oksijen, yeryüzünde bütün canlılara hayat veren bir gazdır ve hidrojen ile birleşip suyu oluştur. Bu özelliğinden dolayı bütün canlılar için hayat kaynağıdır. Renksiz, yakıcı özelliğe sahip, kokusuz ve suda çözünebilen oksijen yaklaşık olarak atmosferin beşte birini kapsayan bir gazdır ve Mars atmosferinde sadece % 0.15 oranında bulunur. İnsan vücudunun üçte ikisi, suyun ise onda dokuzu oksijendir. Tatsız olan oksijenin sıvı ve katı hali açık mavi renkte bulunur. Yeryüzünde bulunan toplam suların yaklaşık olarak % 89'unu, kayaların % 47'sini, atmosfer kütlesinin % 2'ünü ve hacminin % 21'ini oluşturan oksijen yeryüzünde en çok bulunan bir elementtir. Bu sebeple olağan koşullarda altında gaz halde bulunan oksijen, sıvılaştırılmış olan havadan basamaklı damıtma ile elde edilir. Sıvı hale getirilmesi oldukça güç olan bu gaz, bütün canlıların solunumu ve yanma olayının gerçekleştirilebilmesi için oldukça gerekli olan temel bir gazdır. Oksijen gazı suda az çözülmesinden dolayı erimiş gümüşte çok, eriyecek gümüşün katılaşması esnasında açığa çıkar. Dünyada kullanılan oksijenin % 99 u havadan elde edilir. % 1 i ise sudan elde edilmektedir. Saf bulunan oksijende her madde yanar ve söndürülmesi oldukça zor olur. Bu sebeple oksijende yalnızca oksijen regülatörü kullanılmalıdır. Aşırı miktarda solunmaması gereken bu gaz aşırı solunduğu takdirde vücut içindeki bazı organların zarar görmesine ve zatürreye neden olabilir.

    Oksijen gazının tarihçesi, oksijen ilk olarak 1772 tarihinde Carl Wilhelm Scheele tarafından keşfedilmiş olan bir gazdır. Fakat Joseph Priestley 1774 tarihinde oksijeni güherçilerin kavrulması ve sonrasında kırmızı civa oksijenin ısıtılmasıyla ile keşfetmiş ve bu haberi Carl Wilhelm den önce yayınlamıştır. Bu durumdan dolayı çoğu kişi oksijeni onun keşfettiğini düşünür.
    Daha sonra ise Lavoisier, oksijenin temel özelliklerini açıklayıp hava ve suda bulunduğunu, solunumda büyük işleve sahip olduğunu ve yanma özelliği olduğunu göstermiştir. Daha sonraki dönemlerde ise asitlerin birleşiminde oksijenin bulunduğunu ve oksijenin asitlik nedenini ortaya çıkarmak için oksijen ile ilgili birçok deneyler gerçekleştirmiştir ve sonra bu elemente asit üreten anlamına gelen oksijen adını vermiştir. Oksijen kelimesi Yunanca asit anlamına gelen oxus ve oluşturmak anlamına gelen gennan sözcüklerinden gelmektedir. 

    Oksijen GazıOksijen gazının kullanım alanları; 
    • Herhangi bir nesne yandığında oksijeni kullanarak ışık ve ısıyı serbest bırakır. Bu önemli özelliğinden ötürü oksijen jet ve roketlere güçlü yakıtlar oluşturmak için kullanılmaktadır.
    • İçme sularının, gölet ve havuz sularının temizlenmesinde ve balık üretme çiftliklerinde bulunan sulardaki oksijenin zenginleştirilmesinde
    • Tıp alanında, anestezide ve akciğer enfeksiyonlarında
    • Evrensel ve atık su tasfiyesinde ve üretiminde
    • Petrokimya sürecinde verimi artırmak amacıyla
    • Analiz ve laboratuvar işlemlerinde
    • Oksidan veya temizlik için ozon yapılması için
    • Kireç çimento ve cam üretimi sektöründe 
    • Gıda sektöründe, yiyecek ve içeceklerde 
    • Fermantasyon esnasında havayı zenginleştirmek için 
    • Kağıt üretim sektöründe 
    • Kesme, kaplama ve kaynak yapımında 
    • Metal sektöründe ve kimyasal sentez gazı üretiminde kullanılmaktadır.
    ]]>
    Çakmak Gazı https://www.gaz.gen.tr/cakmak-gazi.html Thu, 22 Nov 2018 11:39:42 +0000 Çakmak gazı, Propan gazı halk arasında çakmak gazı olarak bilinir. Basınç altında kolayca sıvılaşan karbon ve hidrojenden oluşan C3H8 olarak anılan parafinler ailesinden bir gaz çeşididir. Çakmak gazı uçucu ve yanıcıdır. Çakmak gazı, Propan gazı halk arasında çakmak gazı olarak bilinir. Basınç altında kolayca sıvılaşan karbon ve hidrojenden oluşan C3H8 olarak anılan parafinler ailesinden bir gaz çeşididir. Çakmak gazı uçucu ve yanıcıdır. Çakmak gazı kolay sıvılaşması sebebiyle sıkıştırılmış haznesinde tehlike teşkil etmeden saklanıp kullanılabilmektedir. Çakmak gazı bu sebeple ateşleyici olarak kullanılmak için çakmaklar üretilmiştir. Çakmak gazına temas eden çakmak taşından çıkan kıvılcımlar temas halinde yanma gerçekleşir. Çakmak gazı oldukça zararlı etkilere neden olan bir kimyasal olduğu için koklanması durumunda zihinde kalıcı hasarlara neden olur. Çakmak gazı koklandığı durumlarda maalesef ölümlere sebep olur. Çakmaklar darbe sonucu veya sıcaklık sebebiyle patladığında ortamın havalandırılması ve o havayı solumamak gerekir. Çakmak gazı yapısı gereği alkol etkisi gösterebilecek bir maddedir. Çakmak gazı koklanması durumunda bir çok uyuşturucu maddede oluşan olumsuz etkiler oluşmaktadır. 

    Çakmak GazıÇakmak gazı bağımlılığı, Maalesef son zamanlarda çocukların ve gençlerin çakmak gazı bağımlılığı sebebiyle yaşanan ölümlerin sayısı arttı. Bu endişe verici durum aileleri ve uzman doktorları kaygılandırır. Çakmak gazı kullanımının tiner gibi uçucu madde kullanımını benzetilebilir. Uçucu madde bağımlılığının diğer bağımlılıklar gibi çok ciddi ve tehlikeli boyutlara ulaştığını söyleyebiliriz. Çakmak gazı kullanımının en büyük sebeplerinden biri kolay ulaşılabilir olmasıdır. Çakmak gazı gibi uçucu maddeler vücudu hızlı bir şekilde etkiliyor. Ve hızlı şekilde etkisi geçiyor. Çakmak gazı gibi uçucu maddeler vücutta çok hızlı yayılır bu sebepten bir defa kullanımı bile kişide kalp krizine neden olabilmektedir. Çakmak gazı uzun süre solunduğunda kan yetmezliğine, beyinde küçülmeye hemde karaciğer de bozukluğa yol açabilmektedir. Geçici uçucu madde bağımlılığı diğer madde bağımlılıkları için ilk adım gibidir. Çocuklarınızı bağımlılıktan uzak tutmak için çocuğunuzu sevdiğinizi belli edin. Ona değer verin ilginizi fiziksel olarak sarılarak dizinize yatırarak belli edebilirsiniz. Duygusal olarak ta ona kendisini ne kadar çok sevdiğinizi söyleyin ve çocuğunuzla konuşarak onu eğitin bu davranışınız çocuğunuz üzerinde olumlu etki verecektir.
    ]]>
    Biber Gazı https://www.gaz.gen.tr/biber-gazi.html Fri, 23 Nov 2018 11:19:40 +0000 Biber gazı, aslında günümüzde birçok farklı alanda kullanılan bir maddedir. Genellikle insanların polislerden görmüş olduğu bu gaz, bazı insanlar tarafından da kendini savunma aleti olarak kullanılmaktadır. Özellikle bayanlar Biber gazı, aslında günümüzde birçok farklı alanda kullanılan bir maddedir. Genellikle insanların polislerden görmüş olduğu bu gaz, bazı insanlar tarafından da kendini savunma aleti olarak kullanılmaktadır. Özellikle bayanlarda biber gazının küçük tip olanları savunma olarak kullanılmaktadır. Bu gaz göze sıkıldığında kontrolsüz olarak gözyaşı meydana gelmesine ve gazı acı olmasına bağlı olarak şiddetli yanmalara neden olmaktadır. Bu nedenle biber gazı güzel bir silahtır. Geçici olarak bu gibi durumlara neden olan biber gazını polisler, güç olan eylemlerde topluluğu dağıtmak amacıyla kullanmaktadır. Polislerin kullandığı biber gazları, genellikle büyük tanklarla tomaya benzer araçlarla getirilirken insanların şahsi olarak kullandığı biber gazı küçük tüp şeklindedir. Biber gazının bir diğer adı "Göz yaşartıcı gaz" dır. Biber gazı, göze sıkıldığında aynı zamanda kişilerde solunum problemine neden olur. Bu etkisiyle birlikte ortaya çıkarmış olduğu enflamasyon etkisiyle insanlarda görmeyi engeller. Bu şekilde gözlerin kapatılması için iyi bir neden oluşmuş olur. Kişi istemese bile gözleri hem yandığı için hem de çok sulandığı için gözlerini kapatmak zorunda kalır. Bu duruma aslında biraz da geçici körlük denilebilir. Biber gazına maruz kalan kişi geçici olarak kör olur ve kolluk kuvvetlerinin kısıtlanması gereken bu kişi çok daha rahat bir şekilde engellenir. Kişisel olarak kullanılan biber gazlarının bir metreden etki ettiğini söyleyebiliriz. Polislerin kullandığı biber gazları tabancalar ve araçlarla güçlendirildiği için 50 metre kadar uzaklara ve daha uzaklara etki edebilmektedir. Biber gazı maruziyeti sonucu herhangi bir ölüm gerçekleşmese bile aslında bazı hastalıkları olan insanları ciddi bir şekilde etkilemektedir. Özellikle astım ve bronşit gibi rahatsızlıkları olan insanlarda hastanelik sonuçlara neden olabilir. 

    Biber GazıBiber gazı maruziyeti olan insanlara ilk yardım: Bazen bir eylemde ya da eylemin bulunduğu alan yakınlarında bazen de diğer nedenlere bağlı olarak biber gazına maruz kalma durumunda yapılacak bazı işlemler bulunmaktadır. Biber gazı bazı insanlarda derinin hassas olmasına bağlı olarak deri bölgesinde de tahrişe neden olmaktadır. Bu nedenle yapılacak olan ilk yardımlar cildi korumaya da yönelik olmalıdır.
    • Biber gazının göze maruziyeti sonucunda yapılması gereken en önemli şey bol suyla birkaç dakika göz duşu alınmalıdır. Bunun yanı sıra bol bol gözlerin ve göz çevresinin soğuk tutulması önemlidir. Göz bölgesi ısındıkça meydana gelen yanma artacaktır. 
    • Yapılacak bir diğer ilk yardım ise mümkünse kontakt lens solüsyonlarından göze damlatmaktır. Bu solüsyonlar son derece olumlu etiler göstererek gözdeki yanmaları azaltacaktır. Eğer mümkünse hastanın gözüne bu maddelerden damlatmanız gerekir.
    • Deriye temas söz konusuysa yapılması gereken en önemli şey maruz kalan bölgenin kesinlikle ovulmaması ve dokunulmamasıdır. Aksi durumlarda bu bölgelerde oluşan tahriş artacaktır. Bu gibi durumlarda bol köpüklü su ile bölgelerin yıkanması gerekmektedir. Bunun için bebek şampuanı, süt ya da jeller kullanılabilir. 
    • Eğer kişi solunum olarak biber gazı maruziyeti yaşamışsa bu durumlarda kişinin en az 10 dakika kadar solunum cihazı ile solunum işlemini gerçekleştirmesi gerekmektedir. 
    Biber gazı hakkında genel bilgi:
    Biber gazı, kısaca CS olarak, uzun ismi "Chlorobenzalmalononitrile" olarak bilinen bir gaz türüdür.  İlk olarak dünyada iç güvenliğin sağlanması amacıyla kullanılan bu gaz günümüzde  bir savunma silahı haline gelmiştir. İlk olarak Ben Corson ve Roger Stroughton adındaki iki Amerikalı tarafından üretilmiştir. Üretim tarihi ise 1928 olduğu kayıtlara geçmiştir. Bu gaz gerekli olan denemelerin yapılması ve herhangi bir sağlık problemine neden olup olmadığı incelendikten sonra ilk olarak Britanya ordusu tarafından 1958 yılında kullanılmıştır. Dünya halkı bu nedenle ilk olarak biber gazıyla]]> Midede Gaz https://www.gaz.gen.tr/midede-gaz.html Sat, 24 Nov 2018 01:28:04 +0000 Midede Gaz pek çok sıklıkla pek çok hastada görülmektedir. Bu durumlar vücutta çok sık olmakla beraber ağır gaz sancılarına da neden olmaktadır. Fakat size bu engin bilgileri vermeden önce size kısaca mide hakkında bilgi verec Midede Gaz pek çok sıklıkla pek çok hastada görülmektedir. Bu durumlar vücutta çok sık olmakla beraber ağır gaz sancılarına da neden olmaktadır. Fakat size bu engin bilgileri vermeden önce size kısaca mide hakkında bilgi vereceğim. Bildiğiniz üzere mide oldukça elastik bir yapıdadır. Bu elastik yapısı sayesinde mekanik sindirime de yardımcı olmaktadır. Mide öz suyu ise mide için hayati önem taşımaktadır. Midenin yenilenmesini, kasılıp gevşemesi için gerekli olan enerjiyi sağlamaktadır. Aynı zamanda midenin temiz bir havaya sahip olmasını sağlamaktadır.

    Midede Gaz Olmasının Nedenleri 

    Midede bazı besinlerin sindirimi sonucu reaksiyonlar sonucu oluşan gazlar midenin içine dolmaktadır. Normal şartlarda midede gazlar pek fazla bulunmaktadır. Ayrıca mideye oluşan gazlarında eklenmesi ile mide gerilerek zorlanmaktadır.  Bu zorlanmalar karşısında kalan mide zamanla diğer organlara doğru gerilerek diğer organlara da ağrı yapmaktadır. Mide bu yüzden önemli bir organdır. Midede gerçekleşen bu ağrılar genellikle diğer sindirim organlarınıda etkilemektedir. Çünkü mide aynı zamanda sindirim sistemininde kilit organıdır.

    Midede Gaz bazen kendini farklı rahatsızlıklar olarak göstermektedir. Bu rahatsızlık genellikle on iki parmakta sonlandığı için genellikle bağırsak gazı ile karıştırılmaktadır. Çünkü iki organ hep birbiri ile karıştırılmaktadır. Çünkü bu organlar birbirine çok yakındır. Ayrıca bu rahatsızlıkların ayırt edilmesi için Midede Gaz ile ilgili belirtiler bulunmaktadır.

    Midede GazMidede Gaz İle İlgili Belirtiler:
    • Yemekten sonra oluşan karınsal şişkinlik
    • Ani yada normal hareketler sonucu ağrı
    • Yemekten hemen sonra midede meydana gelen bulantı hissi
    • Çabuk doyma ve uzun süre acıkmama hissi
    • Mideden itibaren yemek borusuna kadar yanma hissi
    Midede Gaz tedavi yöntemi genelikle basit yöntemlerdir. Doktora başvuran kişiler genellikle basit ilaç tedavileri ile ve kısa süreli masajlar ile bu durumdan kolay bir şekilde kurtulmaktadır. 
    ]]>
    Kimya Gazlar https://www.gaz.gen.tr/kimya-gazlar.html Sat, 24 Nov 2018 21:15:29 +0000 Kimya gazlar; maddenin üç halinden biridir. Gaz halindeki cisimleri tanımlamak çok zordur. Gaz, bulunduğu kabın şeklini alır, kap büyükse genişler, küçükse sıkışır. Maddelerin bilinen en düzensiz şeklidir. Dünya, oluşmad Kimya gazlar; maddenin üç halinden biridir. Gaz halindeki cisimleri tanımlamak çok zordur. Gaz, bulunduğu kabın şeklini alır, kap büyükse genişler, küçükse sıkışır. Maddelerin bilinen en düzensiz şeklidir. Dünya, oluşmadan önce gaz halinde bulunuyordu. Soğuma ile yoğunlaşarak şimdiki halini almıştır. Buna dayanarak maddelerin en doğal ve basit hali gaz halidir. Gaz halinde bulunan elemanların birer molekül halinde olduğu tespit edilmiştir. Gaz molekülleri sürekli ve herhangi bir yönde hareket halindedirler. Hareketleri sırasında kendi içinde ya da bulundukları kabın içinde çarpmalar yaşarlar ve bu çarpmaların sayısı gazın baskısını meydana getirir.

    Kimyasal Gazların genel özellikleri:
    •   Maddenin en düzensiz halidir.
    •   Tanecikleri yüksek enerjilidir.
    •   Akışkanlığı son derece fazladır.
    •   Gazlar saydamdır.
    •   Boşlukta ve diğer gazlar arasında yayılım gösterebilirler.
    •   Bütün gazlar sıcaklık karşısında genişler.
    •   Molar hacimleri büyüktür.
    Kimya GazlarKimyasal Gazların çeşitleri
    • Soygazlar (eleman gazlar): Doğada bulunan bu gazlar 11 tanedir. Bunlardan 5 tanesi hem bileşiklerde hem de eleman halinde görülebilirler. Bunlar; Azot (N), Oksijen (O), Klor (CI), Hidrojen (H) ve Flordur (F). Bunların dışında bulunan 6 adet gaz, bileşik oluşturmayan ve sürekli eleman halinde bulunan gazlardır. Bunlar; Kripton (Kr), Helyum (He), Neon (Ne), Argon (Ar) Ksenon (Xe) ve Radondur (Rn). Bunlar soy gaz olarak bilinir. Her zaman atom halindedirler, molekül olarak bulunmazlar. Hidrojen en hafif ve tehlikesiz bir gazdır. Helyum önceleri balonlarda kullanılıyordu, günümüzde ise dalgıçların oksijen tüplerinin içine  karıştırılmaktadır.
    • Bileşik gazlar: Bileşik gazların çok fazla çeşidi vardır. Bazıları; Oksijen, Hidrojen, Karbondur. Bileşik gazlar, belirli kimyasal olaylar sonrasında meydana gelirler. Özel işlerde saf bir bileşik elde etmek için kullanılırlar. Saf bileşiklerin bazıları; kükürtlü hidrojen, asetilen ve azot protoksitdir. 
    • Karışım gazlar: Bu gazlar endüstri alanında büyük bir öneme sahiptir. Farklı gazların birbirleriyle karışması ile enerji üretilmesi mümkündür. En önemli gaz karışımı havadır. Hava içeriğinde; azot, oksijen, az miktarda soy gaz ve karbondioksit bulunduran karışım gazlardan biridir. Canlı varlıkların yaşamlarını sürdürebilmesi için havaya ihtiyaçları vardır. Ayrıca birçok fiziksel ve kimyasal olay hava yardımıyla meydana gelir.
    ]]>
    Gaz Damlası https://www.gaz.gen.tr/gaz-damlasi.html Sun, 25 Nov 2018 17:10:24 +0000 Gaz damlası, Yeni doğan bebeklerde doğumdan itibaren olan gaz sancıları sebebiyle bebeklere gaz damlası verilebiliyor. Gaz sancılarının sebepleri sindirim sistemindeki düzensizlikler, kabızlık, ishal ve bağırsak sorunlar Gaz damlası, Yeni doğan bebeklerde doğumdan itibaren olan gaz sancıları sebebiyle bebeklere gaz damlası verilebiliyor. Gaz sancılarının sebepleri sindirim sistemindeki düzensizlikler, kabızlık, ishal ve bağırsak sorunları bebeklerde gaz sancısı yapabilmektedir. Gaz damlasına örnek olarak şunları verebiliriz:Gaz Damlası
    • Sab simplex, Bebeklere doğudan itibaren verilebilen bu gaz ilacı sütte oluşmuş veya oluşabilecek hava kabarcıklarını düzenleyerek engelliyor. Bu ilacı eczaneden temin ediniz. Zira piyasada oldukça fazla sahtesi ve kaçağı bulunmaktadır. 
    • Colinox damla, Bu gaz damlası direk bebeğe verilmiyor. Bebeğin mamasına veya anne sütüne karıştırılarak bebeğe veriliyor. 
    • Zinco gaz damlası, Bu gaz damlası ilaçtan çok bitkisel yağların karışımıdır. 
    • Nurse harvey's, Dünyada en çok satılan gaz ilacı. 1 yaşına kadar bebeklerde kullanılabiliyor.
    Bebeklerde olan gaz sancısını gidermek için kullanacağınız ilaçlarınızı mutlaka doktorunuza danışınız. Kendi kafanıza göre bebeğinize gaz damlası veya gaz ilacı vermeyiniz. Bebeklerde gaz sancısı uzun bir süreç olmasına rağmen geçici bir rahatsızlıktır. Sabırlı olmanızı tavsiye ederiz.
    ]]>
    Arteriyel Kan Gazı https://www.gaz.gen.tr/arteriyel-kan-gazi.html Sun, 25 Nov 2018 23:52:39 +0000 Arteriyel Kan Gazı, Vücuttaki asit baz dengesinin ve solunum dengesinin tespiti için arteriyel kan, yani atardamardan alınan kan, oksijen paO2 ile karbondioksit paCO2 parsiyel basınçlarının, oksijen saturasyonun SpO2, pH Arteriyel Kan Gazı, Vücuttaki asit baz dengesinin ve solunum dengesinin tespiti için arteriyel kan, yani atardamardan alınan kan, oksijen paO2 ile karbondioksit paCO2 parsiyel basınçlarının, oksijen saturasyonun SpO2, pH ve bikarbonat HCO3 değerlerinin ölçümü arteriyel kan gazı ile analizi yapılır. Arteriyel kan gazı analizi hastanın metabolik ve solunum fizyolojisi hakkında bilgiler veren önemli bir laboratuvar yöntemidir. Kan gazı raporunda ilk pH değerine bakılır. Bu amaçla kandaki pH, paO2, paCO2, HCO3 değerleri incelenir. Çünkü pH en önemli yaşamsal değerleri oluşturur. Arteriyel kan gazı, kan damarlarına bağlı dolaşım sisteminin en önemli olan organlarındandır. Görevi ise, kanı vücudun farklı bölümlerine taşımaktır. Ana temel kan damarı türleri atardamarlar-arter ve toplardamarlar-ven'dir. Atardamarlar kanı kalpten alıp vücudun farklı bölümlerine taşır. Toplardamarlar da vücuttaki kanı kalbe taşırlar. Akciğerlerin kan ile solunum arasında gaz iletim olanağını sağlar. Genel anestezi üzerine yapılacak herhangi bir girişim öncesi anestezilerin normal değerlendirdiği, cerrahi yönden yapılan bir tetkiktir. Bazen solunum sıkıntısı çeken hastalarda akciğerin işlevini, zehirli gaz ile boğulmalarda akciğer hasarının bir nevi derecesini gösterir. Özellikle testlerde kullanılan kan doku ile teması olmamasına rağmen, doğrudan kalpten pompalanan kan olması gerektiği gibi kan gazı tetkiki için kan atardamarlardan alınır. Bu küçük atardamar kesilse bile arterler vücut tarafından koruma altına alınır. Sonuç olarak arter kanı damar üzerinden görülerek değil de, artere yönelik nabız hissedilerek alınır. Arteriyel kan gazı genelde acil durumlarda ve hasta kontrol altında tutulan değerli bir testtir. Arteriyel kan gazı için en çok kullanılan damarların başta olmak üzere atardamarlardır. Sırasıyla radial, brakial ve femoral arterlerdir.

    Arteriyel Kan GazıArteriyel Kan Alma Damarları

    Radial Arter-Bilek Atardamarı; Özellikle en çok tercih edilen arter gazı alım yeridir. Arterin cilde olan mesafesi 0.6 mm-1,1 cm'dir. Bu arter için en kolay şekilde elle hissedilmesidir. Çünkü artere kolaylıkla ulaşılabilir ve gereksiz yere hastadan kan almak için birçok kez iğneyle işlem uygulanmaz. En çok tercih edilmesinin diğer bir sebebi ise, kan alımı sonrası kanama bastırılma ile durdurulabilir.

    Brakiel Arter-Kol Atardamarı; En fazla sıklıkla tercih edilen bölgedir. Radiel arterden kan alınmasına engel durumlarda alınır. Aksi durumlarda radikal artere göre daha derinde olmasıdır. Cilde olan mesafesi 0,7 mm-1.5 cm'dir. Palpasyonu, yani hissedilmesi şekli radial artere göre daha zor olmasıdır. Bu yüzden brakiel arterden kan almak için çok dikkatli bir şekilde yapılması gereken bir işlemdir.

    Femorel Arter-Kasık Atardamarı; Bu damar arter kan gazı alma yeridir. Radial ve brakiel arterden kan alınması engellenen durumlarda tercih edilmesidir. Femoral arter-kasık arteri üçüncü arterin arasında en derinde olanıdır. Cilde olan mesafesi 2 cm-4 cm'dir. Femoral arter, femoral ven ve femoral sinir ile birleşik olarak seyreder. Bazen de femoral ven'e ulaşılması alınan kan gazındaki değerlerin yanlış bulunmasına neden olur. Aynı zamanda femoral sinirlerin tahrip edilmesi halinde hastanın yürüme işlevini bozar.

    ]]>
    Gaz Lambası https://www.gaz.gen.tr/gaz-lambasi.html Mon, 26 Nov 2018 06:12:31 +0000 Gaz Lambası, elektrik olmayan yerlerde veya elektriğin ulaşmadığı yerleşim yerlerinde aydınlanmak için kullanılan alettir. Gaz lambası yakın zamanlara kadar Anadolu da ve orta doğuda elektrik olmayan köylerde kullanılmaya devam Gaz Lambası, elektrik olmayan yerlerde veya elektriğin ulaşmadığı yerleşim yerlerinde aydınlanmak için kullanılan alettir. Gaz lambası yakın zamanlara kadar Anadolu da ve orta doğuda elektrik olmayan köylerde kullanılmaya devam edilmekteydi. Elektrik kesintilerinin sık yaşandığı kırsal bölgelerde veya Karadeniz bölgesinde yüksek yaylalarda gaz lambası kullanımına halen devam edilmektedir. Gaz lambasının nostaljik bir efekti olduğu için, dekoratif obje olarak da evlerde veya nostaljik işletmelerde kullanılabilir. 

    Gaz LambasıGaz Lambasının İcadı:

    Gaz lambaları ham petrolden ilkel şekli ile 1700 lü yılların başından beri kullanılmaktadır. Kandil de denek daha basit şekli ile gaz lambası, sokak aydınlatması, ev aydınlatması veya hareket halinde iken gece aydınlanma sağlamak amacıyla 1700'lü yılların başından beri kullanılmaktadır. Bilinen son hali olan, gaz dolu bir haznenin içinden yassı bir fitilin geçtiği ve bu fitilin yakılıp ampul şekilli bir cam ile kapatıldığı şeklini, İsviçre vatandaşı olan Argand vermiştir. Sonrasında gaz kambaları şekil ve muhteviyat olarak çok değişmese de, ticari amaçlı süslemeler yapıldığı olmuştur.

    Yurdumuzda 1800'lü yıllardan itibaren ev, işyeri ve kahvehanelerde yaygın kullanımına başlanmıştır hatta 1900 yıllarda 5 milyonun üzerinde gaz lambası kullanıldığı eski yazımlarda mevcuttur. Elektriğin icadı ve dünya üzerinde yaygınlaşmaya başlaması ile gaz lambası kullanımı azalmaya başlasa da ülkemizde özellikle Anadolu da yakın zaman kadar hala gaz lambası ile aydınlanan bölgeler vardı.
    ]]>
    Azot Gazı https://www.gaz.gen.tr/azot-gazi.html Mon, 26 Nov 2018 21:45:23 +0000 Azot Gazı, periyodik cetvelde N simgesi ile gösterilen bir elementtir. Azot gazının atom numarası yedidir. Azot gazı renksiz, kokusuz, tatsız ve inert yani atıl bir gaz çeşididir. Azot gazı dünya atmosferinin yüzde yetmiş sekizin Azot Gazı, periyodik cetvelde N simgesi ile gösterilen bir elementtir. Azot gazının atom numarası yedidir. Azot gazı renksiz, kokusuz, tatsız ve inert yani atıl bir gaz çeşididir. Azot gazı dünya atmosferinin yüzde yetmiş sekizini kaplamaktadır. Dünya için önemli bir gazdır ve dünyadaki tüm canlıların dokularında bulunmaktadır. Azot gazı ayrıca bir çok önemli bileşikleri de oluşturur. Bunlar amino asit, amonyak, nitrik asit ve siyanür gibi gazlardır. 

    Azot Gazı bir ametaldir. Bu gazın elektro negatiflik değeri üç tam yüzde dörttür.  Azot gazının dış yörüngesinde beş adet elektron bulunur. Bu yüzden bir çok bileşiğin dış yörüngesinde üç adet elektron bulunur. Azot gazının saf hali oda sıcaklığında renksizdir ve reaktif olmayan bir gaz türüdür. Sıvı azot ise en iyi bilinen bir dondurucudur. 

    Azot Gazı endüstriyel anlamda sıvı havanın kısmi destilasyonu ile yada gaz halindeki havadan mekanik olarak yani basınçlı ters osmos yöntemi ile elde edilir. Azot gazı hayvan dışkılarında üre ve ürik asidin büyük bir kısmını oluşturur. Azot gazı sadece dünya atmosferinde bulunmamaktadır. Azot gazı Satürn, Ay ve Titan'ın da atmosferinde bulunur. Ayrıca uzayda yıldızların arasında da azot gazı bulunmaktadır. Azot gazı sıvı azotun ısıtılarak buharlaşmaya bırakılması ile kolayca elde edilir. Çok geniş alanlarda kullanıldığında azot gazı hava yerine de kullanılır. Bazı durumlarda ortaya çıkabilecek patlama ve yangınlara karşı azot gazı ile önlem alınabilir. 

    Azot GazıAzot Gazının En Çok Kullanıldığı Alanlar:
    • Bakım amaçlı ve uzun süreli tankların durması ile tanklardaki patlayıcı gazların sistemden uzaklaştırırken
    • Boya plastik yağ üretiminde azot gazının reaktörlerinin işlem sırasında püskürtme işlemi yapılırken
    • Kara tankerlerinde ve deniz tankerlerinde yanıcı maddenin temizlenmesinde 
    • Boru hatlarının temizlenmesinde 
    • Doku dondurma ve saklanmasında 
    • Meyve suyu paketlemede ve meşrubat paketlemede 
    • Paslanmaz çelik üretiminde azot gazı kullanılmaktadır. 
    ]]>
    Bebek Gaz İlacı https://www.gaz.gen.tr/bebek-gaz-ilaci.html Tue, 27 Nov 2018 12:42:04 +0000 Bebek Gaz İlacı: Gaz problemleri yeni doğan bebeklerin %20 sinde sıklıkla görülür. Tam olarak nedeni bilinmemektedir. Bebekler anne sütü veya biberonla beslenirken tam olarak ağızlarıyla meme uçlarını veya biberonun ucunu kavr Bebek Gaz İlacı: Gaz problemleri yeni doğan bebeklerin %20 sinde sıklıkla görülür. Tam olarak nedeni bilinmemektedir. Bebekler anne sütü veya biberonla beslenirken tam olarak ağızlarıyla meme uçlarını veya biberonun ucunu kavrayamadıkları için hava kabarcıkları yutarlar böylece gaz oluşur ve bebeği son derece rahatsız eder. Bebek beslendikten sonra gazını iyi çıkaramamak,bağırsak sisteminin henüz gelişmemiş olması,Emziren anne adayının gaz yapan yiyecekleri ve içecekleri tüketmesi gibi nedenler de bebeğin gazının olmasında etkilidir. Piyasada bebek gaz ilaçları oldukça fazladır ve genellikle hepsi bitkisel ve doğal içerikli şurup veya damlalardır. 

    Nurse Harvey's: Dünyada en çok satılan bebek gaz ilacıdır. Yeni doğan bebeklerden 1 yaşına kadar kullanılabilir. Kolik sancılarını gidermede, kabızlık problemlerinde,yenidoğan bebeklerin anne sütünden dolayı ağzında biriken süt kalıntılarının yapmış olduğu pamukçuk tedavisinde kullanılır. Doğumdan itibaren kullanıma uygundur. Nurse harvey's formülü içerisinde sodyum bikarbonat dereotu yağı ve kimyon yağı gaz giderici özellikler içerir. Dereotu ve kimyon yağı bağırsakları normale döndürür,sindirimi kolaylaştırır aynı zamanda sakinleştirme etkisi vardır. 

    Bebek Gaz İlacıGünlük Kullanma Şekli Ve Dozu:
    Beslenme esnasında veya beslenme bittikten sonra belirtilen ölçeklerle verilmelidir.
    6 aya kadar 5 ml(1 tatlı kaşığı)
    6 ile 12 ay arası 10ml (2 tatlı kaşığı) 24 saat içerisinde 6 defa verilmelidir.  
    Yan Etkileri:  İçerisinde bulunan bitkisel yağlardan dolayı herhangi bir yan etkisi bulunmamaktadır. 
    ]]>
    Gaz Basıncı https://www.gaz.gen.tr/gaz-basinci.html Tue, 27 Nov 2018 19:51:25 +0000 Gaz Basıncı bilindiği üzere açık hava basıncı ve kapalı hava basıncı olmak üzere ikiye ayrılır. Hava, içinde bulunduğu bütün cisimler de gaz basıncı uygulanır. İlk kez deneysel olarak açık hava basıncını ölçümün Gaz Basıncı bilindiği üzere açık hava basıncı ve kapalı hava basıncı olmak üzere ikiye ayrılır. Hava, içinde bulunduğu bütün cisimler de gaz basıncı uygulanır. İlk kez deneysel olarak açık hava basıncını ölçümünü Toriçelli yapmıştır. Cam boru cıva ile doldurulup yine cıva dolu kaba açık ağzı cıva içine gelecek şekilde batırılır ise bir süre sonra borudaki cıva seviyesi biraz düşerek dengenin sağlandığı gözlenir. Bunun nedeni açık hava basıncının cıva dolu kabın içindeki cıva basıncına eşit olmasıdır. Deniz seviyesinde cıva yüksekliği yetmiş altı cmHg dır. Çanaktaki cıva yüzeyine etki eden açık hava basıncının cıva sütununun basıncına eşit olması gerekir. Cıvanın basıncını bulursak açık hava basıncını da bulmuş oluruz. Açık hava basıncını ölçümü  için kullanılan aletlere barometre denir. Kapalı kaplardaki gazın basıncı hacim ile ters orantılıdır. Sıcaklık sabit kalmak şartı ile hacim azaldıkça basınç artar. Hacim sabit kalmak şartı ile sıcaklık arttıkça basınç da artar. Molekül sayısı ile doğru orantılıdır. Hacim sabit kalmak şartı ile molekül sayısı arttıkça basınç artar. Kapalı kaplardaki gazların basınçlarını ölçümü için kullanılan araçlara ise manometre denir. 

    Gaz BasıncıGaz Basıncının Genel Özellikleri:
    • Deniz seviyesinden yükseklere çıktıkça basınç azalır. Ortalama olarak her on buçuk metre de basınç bir mili metre cıva basıncı kadar azalır. Bu değer ilk beş yüz metre için doğrudur. 
    • Gaz basıncı havanın sıcaklık ve nem durumuna göre de değişir.
    • Bir barometrenin duyarlılığı küçük basınç değişikliklerinin baro metrede ölçülmesidir. Duyarlılığı artırmak için öz kütlesi küçük olan sıvılar kullanılmalıdır. 
    Gaz Basıncında bir miktar gazın sıcaklığı sabit kalmak koşulu ile basıncı ve hacminin çarpımı daima sabittir. Gazın hacmi değiştikçe basıncı da ters orantılı olarak değişir. Buna Boyle-Mariotte kanunu denir. Bir miktar gazın hacmi sabit tutulduğunda basıncı sıcaklık ile doğru orantılı olur. Sıcaklık artarken gaz basıncı artar. Sıcaklık azalırken gaz basıncı azalır. Gazlardaki sıcaklık kelvin derecesi olarak alınır. Kelvin derecesi K sembolü ile gösterilir. Sıcaklık santigrat olarak verilmiş ise kelvin derecesine çevrilir. Santigrat derecesi C ile gösterilir. Buna Gay-Lussac kanunu denir.
    ]]>
    Bağırsak Gazı https://www.gaz.gen.tr/bagirsak-gazi.html Wed, 28 Nov 2018 07:06:21 +0000 Bağırsak Gazı, Bağırsak gazı yemek yer iken yutulan hava veya sindirim esnasında besinlerden çıkan gazlardan meydana gelen bağırsaklarda biriken uçucu bir gazdır. Normal şartlarda gün içerisinde ortalama on dört gaz ç Bağırsak Gazı, Bağırsak gazı yemek yer iken yutulan hava veya sindirim esnasında besinlerden çıkan gazlardan meydana gelen bağırsaklarda biriken uçucu bir gazdır. Normal şartlarda gün içerisinde ortalama on dört gaz çıkarırız. Gaz çıkarmadığınızda yada farklı sebepler ile oldukça fazla gaz üretildiğinde bağırsak gazı problemi oluşmaktadır. 


    Bağırsak Gazı Belirtileri,

    • Karında keskin hissedilen ağrılar
    • Karın şişliği veya şişkinlik hissi
    • Yellenmek
    • Karında sertlik

    Bağırsakta biriken gazın yanı sıra aşağıda belirtilen bir yada birden daha fazlasını da görmekte iseniz bir doktor kontrolüne mutlaka gitmelisiniz.

    • Şiddetli karın ağrısıYüksek ateş
    • Aşırı kilo kaybı
    • Vajinal kanama ve dışkıda kan
    • Oldukça fazla mide asidi üretimi

    Bağırsak Gazı Neden Olur

    1. Hava Yutmak:

    •  Az veya çok da olsa hava yutarız. 
    • Direk bardaktan içmek yerine pipet kullanmak
    • Aşırı hızlı yemek yemek ve ağzı kapatmadan çiğnemek
    Bağırsak Gazı

    2. Sindirim Güçlüğü: Bağırsak ve midede tamamen sindirilmeyen içecek ile yiyecekler bağırsak gazına yol açar. Bazı örnekleri şunlardır.

    • Mısır
    • Pul biber
    • Çay ile kahve gibi idrar söktürücü etkisi olan gıdalar
    • Oldukça fazla yağ oranı içeren ve kızarmış gıdalar
    • Çilek ile benzeri meyveler
    • Sakız ve şekerdeki aspartam ve sorbital gibi yapay tatlandırıcılar
    • Karbonhidrat ağırlıklı diyetler
    • Çikolata (içermiş olduğu süt ile kafein bağırsak gazı yapar.) Şu unutulmamalıdır ki bu besinlerin sindirim toleransları kişiden kişiye farklılık göstermektedir.

    Ayrıca aşağıda belirtilen durumlarda da sindirim zorluğuna sebep olarak bağırsak gazı ile sonuçlanmaktadır.

    • Oldukça fazla tuz tüketimi
    • Laktoz İntoleransı: Süt içinde bulunan proteinleri sindirememe problemi
    • Yüksek stresin artırmış olduğu hormonların sindirim kontrolsüz bir biçimde hızlandırması
    • Aşırı alkol tüketimi
    • Fruktoz emilim zorluğu: Mısır şurubunu, meyve suyunu ve sofra şekerini sindirememe durumu

    3. Hastalıklar: Çoğu bağırsak gazı olaylarının sebepleri ve birçok basit çözümleri vardır. Ancak aşağıdaki ciddi sağlık sorunları da bağırsak gazına sebep olmaktadır:

    • Mide kanserleri, yumurtalık, kolon, pankreas ve rahim hastalıkları
    • İltihabi bağırsak hastalığının ilerlemesi durumunda Crohn hastalığı
    • Pelvis iltihabı
    • Spastik kolon
    • Karaciğer hastalıkları
    • Divertikül iltihabı

    Bağırsak Gazı Tedavisi

    1. Masaj İle Sıcak Uygulama Yapın

    • Masaj yaparak mideniz ile alt karnınızı rahatlatır ve gazın hareketlenerek çıkmasını sağlarsınız.
    • Ayakta da yapabilirsiniz fakat oturma pozisyonunda gazın çıkmasını engellerseniz.
    • Sırt üstüne uzanın karnınızın üzerine dairesel hareketler ile hafif baskı yapın.
    • Bu işleme tam on beş dakika kadar devam edin.

    2. Egzersiz Yapın

    • Egzersiz sırasında ağzınızdan değil burnunuzdan nefes almalısınız.
    • İş yerinde sandalyede oturup kalmayın ufak yürüyüşler yapın, merdiven kullanın.
    • Yarım saatlik yapacağınız bir yürüyüş birçok rahatsızlığın hafiflemesini sağlayabilir.
    • Yapacağınız herhangi bir tür egzersiz işe yarar örneğin; yüzmek ve dans etmek gibi
    • Karnınızın üstüne sıcak su torbası koymak da hızlı bir şekilde bağırsak gazını atacaktır

    3. Sağlıklı Besinler Tüketin

    Aşağıda belirtilen gıdaları yemek kolay sindirme özellikleri ile sindirime yardımcı i]]> Kan Gazı Değerleri https://www.gaz.gen.tr/kan-gazi-degerleri.html Wed, 28 Nov 2018 21:19:29 +0000 Kan gazı değerleri, Oksijenleme ve asit/baz durumunu değerlendirmek için kan gazı değerlerinde ölçümler yapılır. Solunumda zorlanma veya nefes darlığı gibi belirtileriniz varsa asit baz dengesizliğine bağlı olarak kötüleşen Kan gazı değerleri, Oksijenleme ve asit/baz durumunu değerlendirmek için kan gazı değerlerinde ölçümler yapılır. Solunumda zorlanma veya nefes darlığı gibi belirtileriniz varsa asit baz dengesizliğine bağlı olarak kötüleşen yakınmalardan dolayı kan gazı değerleri ölçülür. Elektrolit dengesizliğini olup olmadığını anlamak için glikoz testleri, kan şekeri konsantrasyonları, böbrek fonksiyonunu değerlendirme, keratinin ve BUN testleriyle birlikte kan gazı değerlerinde istenir oksijen tedavisine devam edilen durumlarda yapılan tedavinin etkinliğini gözlemek için kan gazı değerlerinden yararlanılabilir.


    Kan Gazı DeğerleriKan gazı değerleri ne zaman istenir
    • Nefes darlığı,
    • Solunumda zorluk,
    • Kusma veya bulantı,
    • Oksijen/karbondioksit semptomları, 
    • pH dengesizliği semptomları, 
    • Metabolizma veya börek hastalığı olduğunda,
    • Oksijen alınmakta ise tedavinin etkinliğini izlemek için aralıklarla kan değerleri ölçülür,
    • Solunumu etkileyen yaralanmalarda kafa ve boyun travması geçirdiğinizde kan gazları değerleri ölçülür,
    • Uzun süreli anesteziye bağlı kalınmalarda kalp by-pas cerrahisi ve beyin cerrahisi tedavi esnasında veya sonrasında bir müddet kan gazı değeri gözlemlenir. 
    • Yeni doğanların göbek kordonunda solunum sıkıntısı olan bebeklerin kan gaz ile bebeğin asit/baz durumu belirlenebiliyor. 
    • Herhangi bir anormal kan kan gazı testleri sonucu değerleriniz şöyle ifade olunur. Yeterince oksijen almadığınızı karbondioksidi yeterince atmadığınızı ve böbrek fonksiyonlarında sorunlar yaşadığınızı gösterir.
    • Kan gazı değerleri testlerinin sonuçları solunum yoluyla ne kadar oksijen alabildiğinizi gösterir. Kanınızdaki oksijen miktarıyla alakalıdır. Kan gazı değerlerindeki düşüklük yeterince oksijen alamadığınız anlamına gelmekle birlikte sonuçlarınız eğer normal değerinizde ise oksijen alımınız yeterli demektir.
    ]]>
    Sera Gazı Etkisi https://www.gaz.gen.tr/sera-gazi-etkisi.html Wed, 28 Nov 2018 22:36:32 +0000 Sera Gazı Etkisi, Sera etkisi yapan kükürt ve azot oksitleri gibi gazlar aynı zamanda yağmurla birlikte asit oluşturarak asit yağmurlarına neden olurlar. Yere düşen bu yağmurların zararları daha erken anlaşılmış olup sal Sera Gazı Etkisi, Sera etkisi yapan kükürt ve azot oksitleri gibi gazlar aynı zamanda yağmurla birlikte asit oluşturarak asit yağmurlarına neden olurlar. Yere düşen bu yağmurların zararları daha erken anlaşılmış olup salınmaları uzun yıllar önce yasaklanmışlardır. Havada ki miktarları dünya sağlık örgütü ve her ülkenin hava kalitesini koruma yönetmelikleri ile sınırlandırılmıştır. Ve sürekli ölçülerek kontrol altında tutulur. Ayrıca toplam miktarları daha az olduğu için küresel ısınmaya neden olan sera etkisindeki payları küçüktür. Su buharının miktarı ise suyun doğal çevirimi ile ile sabit kalırken karbondioksit miktarı sanayi devriminden bu yana hep artmış ve günümüzde de artmaya devam etmektedir. Aslında karbondioksit karbon çevriminin bir bileşeni olup içerisinde karbon bulunan tüm maddelerin oksijenle yanmaları veya yükseltgenmeleri sonucu atmosfere geçer. Bitkiler fotosentez yaparak havadaki karbondioksiti alırlar. Canlı besin zincirinin bir parçası olur. Toprak altında kalan canlı parçaları havasız ortamda fosil yakıtları oluştururlar. Ayrıca yağmur sularında çözünen karbondioksit sulara karışarak karbonatlı çökeltileri oluşturur. Güneşten gelen ışınlar atmosferden filtrelenerek geçer ve yer küreyi ısıtır. Yer küredeki ısı kaybı da atmosfer tarafından engellenir. Atmosferin ısıyı geçirme ve tutma özelliğine sera etkisi denir.

    Sera Gazı EtkisiSera Gazları Nelerdir

    Başlıca sera gazları şunlardır:
    •  Karbondioksit 
    •  Nitröz oksit metan 
    •  Hidroflorür karbonlar
    •  Perfloro karbonlar
    •  Sülfürhekza florid gibi gazlardır.
    Sera Gazları Nasıl Azaltılır

    Sera gazını azaltmanın amacı daha temiz bir çevrede yaşamaktır. Bunun için enerji yoğun sanayileşmeden enerji az yoğun sanayiye geçiş teşvik edilmelidir. Enerji yoğun sanayi tesisleri için sera gazı emisyon sınırlaması yapılmalıdır. Ulaşımda yoğun yakıtlı taşımacılıktan az yakıtlı taşımacılığa geçilmelidir. Değerlendirilebilen atıkların dönüştürülebilmesi için düzenli bir sistem oluşturulmalıdır. Yalıtımsız binalarla ilgili yeni vergi sistemleri oluşturulmalıdır. Yaşlı araçlarla ilgili vergi sistemleri yeniden düzenlenmelidir. Emisyonu düşük taşıtlar ve deniz araçları teşvik edilmelidir. Göl ve göletler arttırılmalıdır. Şehirlerdeki yeşil alanlar arttırılmalıdır. Şehirlerde okullara ve iş yerlerine gitmek için bisiklet yolları yapılmalıdır. Ağaçlandırma çalışmaları yapılmalı ve ormanlara zarar verilmemelidir. Kalorisi yüksek atıklar fosil yakıtlar ek yakıt olarak kullanılmalıdır.
    ]]>
    Gaz Sıkışması https://www.gaz.gen.tr/gaz-sikismasi.html Thu, 29 Nov 2018 17:01:11 +0000 Gaz sıkışması, konuşurken, su içerken, yemek yerken ve vücut tarafından midede birikmiş olan havanın atılmaması sonucuyla oluşan bir basınçtır. Midede ve bağırsaklarda yer alan fazla hava normal şekilde bağırsak vas Gaz sıkışması, konuşurken, su içerken, yemek yerken ve vücut tarafından midede birikmiş olan havanın atılmaması sonucuyla oluşan bir basınçtır. Midede ve bağırsaklarda yer alan fazla hava normal şekilde bağırsak vasıtasıyla veya geğirerek ağız yolundan atılır. Lakin bu durum bazı zamanlarda atılmayabilir ve bu nedenden dolayı da gaz sıkışması gerçekleşir. Gaz sıkışması sorunu bazen birkaç dakika sürerken bazen de günlerce devam edebilir. Kişide ağrı ve sızıya neden olan gaz sıkışması sorununun giderilmesi için gaz giderici ilaçlar kullanılabilir. Aynı zamanda gaz sıkışmasına iyi gelecek doğal yöntemlerde tercih edilebilir.

    Gaz Sıkışması Neden Olur

    Gaz sıkışmasının en büyük nedeni alınan havanın midede birikmesidir. Biriken hava zamanla sıkışma yapar ve kişide olumsuz etkenlere yol açar. Aynı zamanda gaz içeren besinlerin tüketilmesi de gaz sıkışmasına sorununa yol açmaktadır. Gaz sıkışması olduğu zamanlarda gazlı gıdalardan uzak durmak fayda sağlayacaktır. Sert şekerler, sakız ve hızlı yemek tüketmek gaz sıkışması neden olmaktadır. Gaz sıkışmasına neden olabilen hastalıkların var olduğu da düşünülür ise kişinin gaz sıkışmasının neden olduğunu bilmek gerekir. Eğer var olan mide rahatsızlığı, sindirim sorunu veya bir takım enzim eksiklikleri kişide bulunuyor ise ilaç tedavisi ile sorun giderilebilir. Ancak beslenmeden kaynaklanan gaz sıkıntısı sorunu varsa doktor tarafından verilecek diyete uyulması halinde sorun giderilecektir. 

    Gaz Sıkışması Belirtileri Nelerdir

    Bu rahatsızlığın ilk belirtisi mide veya karın kısmında oluşan şişliktir. Şişlik ile beraber kramp, ağrı görülebilir. Kramplar genelde aşırı gaz sıkışmasına bağlı gelişir. Karın çok sert olur ve kişinin acı çekmesine yol açar. Karında şişlik ve kramplar eğer tuvalet ihtiyacı sonrasında veya gaz çıkartılması sonrasında geçiyor ise gaz sıkışmasından kaynaklanmaktadır. Ancak geçmeyen bir kramp varsa gaz sıkıntısı dışında gelişen bir durum olabilir. Bunun için mutlaka bir uzmandan destek almak daha faydalı olacaktır.

    Gaz Sıkışması Tedavi

    Gaz sıkışması durumunda hastalara uygulanan ilk tedavi gaz sıkışması sorununu çözecek ilaç tedavisi olmaktadır. Aynı zamanda gaz sıkışmasının giderilmesi için öğün sayısını artırmak ve az yemek faydalı olacaktır. Ağızda besinleri fazla çiğnemek, yemek yerken konuşmamak ve su içerken hava yutmamaya özen göstermek gaz sıkışmasını bir nebze de olsa önleyecektir. Bu dönem içerisinde kişilerin gazlı içeceklerden, gaz içeren besinlerden ve aşırı yemeklerden kaçınmak gerekir. Aksi halde gaz sıkışması sorunu ciddiye alınacak şekilde ilerleme gösterebilir.

    Gaz sıkışması sorunun tedavi edilmesi için öncelikle kişinin beslenme alışkanlıklarını gözden geçirmesi gerekir. bazı besinlerde yer alan gaz, besinlerin tüketilmesi halinde kişiye doğrudan geçebiliyor. Bu gibi durumlarda da kişide gaz sıkışması meydana geliyor. Gaz sıkıntısının giderilebilmesi için gaz yapan her türlü durumdan uzak durmak fayda sağlayacaktır.

    Gaz Sıkışması

    Gaz Sıkışması Nasıl Giderilir

    • Gaz sıkışması sorunun giderilmesi için çeşitli bitkilerden faydalanılabilir. Özellikle adaçayı, çay olarak hazırlanıp aç karnına veya gaz sıkışması olduğu zamanlarda içilir ise gaz sıkışmasını sorununu da çözecektir.
    • Reyhan çayını gerek aktar gerekse markette hazır poşetli şekilde alınıp içilebilir. Bir fincan sıcak suyla yapılan reyhan çayını gaz sıkışması durumunda içmeniz sorununuzu giderecektir. Gün içerisinde iki fincan tüketmenizde her hangi bir sakınca olmayacaktır. Mide kramplarına ve bağırsakta ki gazın atılmasında faydalı olan bu çay, sindirim sisteminin çalışmasında da oldukça etkilidir.
    • Papatya çayı veya papatya yağı gaz giderilmesinde etkilidir. Yağını bir su bardağı sıcak suyun içerisinde birkaç damla ilave edip içebilirsiniz. Eğer gaz sıkışması halinde kramplarınız oluyorsa papatya y]]> Helyum Gazı https://www.gaz.gen.tr/helyum-gazi.html Fri, 30 Nov 2018 05:36:59 +0000 Helyum gazı, tarihçe olarak ilk 1868 yılında İngiltere’de astronom Norman Lockyer tarafından gözlenmiştir. 1895 yılına gelindiğinde ise İskoçyalı kimyacı W. Ramsey tarafından helyum gazını oluşturan ve içinde uranyu Helyum gazı, tarihçe olarak ilk 1868 yılında İngiltere’de astronom Norman Lockyer tarafından gözlenmiştir. 1895 yılına gelindiğinde ise İskoçyalı kimyacı W. Ramsey tarafından helyum gazını oluşturan ve içinde uranyum bulunan bir deney yaptı.  Bu iki bilim adamı birbirinden bağımsız şekilde helyumu keşfetmişler oldular.  1908 yılında ise sıvı helyum bilim adamı H. Kamerlingh tarafından keşfedilmiştir. Helyum gazı sıvılaştıktan sonra normal basınç altında sıcaklık derecesi ne kadar düşerse, o kadar sıvı olarak kalır.  Helyum normal basınç altında sıcaklıkla ters orantılı seyreder. Helyum gazı özellikleri bakımından asal gazlardan biridir  ve mono atomik reaktif özellikte renksiz ve kokusuz bir gazdır.

      Helyum gazının element özellikleri:

      Sembolü: He
      Atom Numarası: 2
      Bağıl Atom Kütlesi: 4,002602(2) gmol−1 g/mol
      Elektron Sayısı: 2

      Elekteron Dizilimi: 1s (kare)
      Elemet serisi: Asal Gaz
      Periyodik Tablodaki Yeri: 8A

      Maddenin Hali: Gaz
      Görünümü ve algılanması: Renksiz, zehirsiz ve kokusuz bir gazdır.

      Erime noktası: -272,05 °C

      Kaynama noktası: -268,785 °C

      Yoğunluğu: 0,1785 g/l (deniz seviyesinde ölçülebilen yoğunluğu)

      Atom Çapı: 49 pm

      Elektronegatiflik: Yok

      Yükseltgenme basamağı sayısı: 0  (Her 20.000 küçük helyum balonu bir insanin ağırlığını yaklaşık 6 kg azaltır.)

      Kararlı bir element olduğundan diğer elementlerle bileşik yapmaz ve oksijenle tepkimeye giremez yani yanma tepkimesinde hiçbir zaman Helyum gazının bir etkisi olmaz.

      Helyum gazı hidrojene oranla daha ağır bir element olmasına rağmen atmosferde de serbest olarak bulunur. Hidrojene göre çok daha güvenli olduğundan hidrojene ikame edilecek bir gazdır. Örneğin, helyum gazının güvenilirliği sebebiyle hava balonlarında kullanılır.

      Helyum gazı atmosferde serbest ve çok olmasına rağmen pahalı bir elementtir. Bunun nedeni helyum gazını elde etmenin zorluğundan gelmektedir. Helyum gazının sıkılaştırılarak sıvılaştırılması veya havadan elde edilmesi bu elementin pozitif katsayısından dolayı zor olmaktadır.  Amerika’daki bazı doğal gaz yataklarında helyum gazının varlığı tespit edilmiştir. Bu da helyumun ticari olarak üretilip satılmasına imkan sağlamaktadır.

      Helyum gazının en önemli özelliklerinden biri Güneş ve yıldızların ana bileşenlerini oluşturan elementlerden biri olmasıdır. Ve helyum gazının kaynağı doğal gazdır. Doğal gazın alfa parçacıkları aslında helyum çekirdekleridir.  Sadece havadan daha hafif olduğundan balonları şişirmek için kullanılmakla kalmaz derin dalışlarda dalgıç tüplerinin içine oksijenle birlikte helyum gazı da doldurulur. Kaynakçılık, germanyum ve silisyum kristallerinin yapımı, titanyum ve zirkonyum elde edilmesi, süpersonik rüzgar tünelleri ve derin dalış tüplerinin kullanımında hep helyum gazı kullanılır.

      Helyum Gazı

      Dünya Helyum Gazı Kaynakları:

      Amerika Birleşik Devletleri: 20.6 milyar/metreküp

      Katar:10.1 milyar/metreküp

      Cezayir: 8.2 milyar/metreküp

      Rusya: 6.8 milyar/metreküp

      Kanada: 2.0 milyar/metreküp

      Çin: 1.1 milyar/metreküp

      ]]>
      Gaz Halindeki Maddeler https://www.gaz.gen.tr/gaz-halindeki-maddeler.html Fri, 30 Nov 2018 14:21:11 +0000 Gaz Halindeki Maddeler; Doğada maddeler üç halde bulunurlar, bunlar katı, sıvı ve gaz olanlardır. Kütlesi  ve hacmi olan, boşlukta yer kaplayan her şeye de madde denir. Sıcaklık ya da basınç değiştiğinde madde hal değ Gaz Halindeki Maddeler; Doğada maddeler üç halde bulunurlar, bunlar katı, sıvı ve gaz olanlardır. Kütlesi  ve hacmi olan, boşlukta yer kaplayan her şeye de madde denir. Sıcaklık ya da basınç değiştiğinde madde hal değiştirerek katıdan sıvıya veya sıvıdan gaza dönüşebilir. Örneğin, oda sıcaklığındaki su donunca buz, kaynayınca buhara dönüşür. Bu buharda suyun gaz halidir. Bir maddenin katı, sıvı veya gaz halinde bulunması moleküllerin birbirine yakın veya uzak olduğuna bağlıdır. Bu maddenin yoğunluğu en az olan hali, moleküller arasındaki uzaklığın en fazla olduğu gaz halidir. 

    Hava çeşitli gazların karışımıdır. Dünyadaki atmosferin yüzeye yakın bölümlerinde hacim olarak yüzdelik kısmın %78 azot, %21 oksijen, %1 'i karbondioksit, su buharı, helyum ve diğer gazlardan meydana gelir.  Havada bu gazlar birbiriyle birleşmiş halde değildir.  
    Kimyasal elementlerden 11'i de oluşan sıcaklık ve basınç koşulları altında gaz halindedir. Bunlar, oksijen, azot, klor, hidrojeni flüor ile soy gazlar denilen helyum, kripton, argon, neon, ksenon ve radondur. Soy gazlar tepkimeye girmedikleri için eylemsiz ya da asal gazlar denir. 

    Gaz halindeki maddeler; atom veya moleküllerin arasında boşlukların en çok olduğu haldir. Bu maddelerde doğal gaz, petrol gazları, parfüm kokusu, soluduğumuz hava, kolonya kokusu, soğan kokusu gibi gaz halindeki maddelerdir. Gaz maddelerinde belli bir hacmi şekli yoktur. Gazlar  birbiriyle her oranda karışabilir ve bu gazların birbiri ile oluşturdukları karışımlar homojendir. Gazın basınç veya sıcaklığının az miktarda değişmesi, gazın hacminde çok büyük değişiklikler meydana getirir. Gaz maddeler konuldukları kabın şeklini alırlar ve ortamı tamamen doldururlar. Örneğin top ve araba lastiklerinin içinde sıkıştırılmış hava vardır.

    Gaz Halindeki MaddelerGaz maddelerinin özellikleri; Gazların çoğu renksizdir. Renksiz olması dışında bir çok gazın kendine özgü özellikleri vardır bu özelliklerle birbirinden ayrılır. Gazların belli bir hacmi yoktur, gazlar uçucudurlar ve sıkıştırılabilir, gazları oluşturan tanecikler  arasındaki çekim kuvveti azdır. Gazları oluşturan tanecikler arasındaki boşluklar çok fazla olur. Bütün gazların genişleme ve sıkışma katsayıları aynıdır. Ancak sıvı ve katıların böyle bir özelliği yoktur. Bu nedenle de gazlar katı ve sıvı gazlardan daha kolay incelenir.

    ]]> Sera Gazları https://www.gaz.gen.tr/sera-gazlari.html Sat, 01 Dec 2018 13:08:32 +0000 Sera Gazları, Karbondioksit, metan, nitröz oksit, hidroflorür karbonlar, perfloro karbonlar, sülfür hekzaflorid gibi çeşitli gazlardan oluşan ve atmosfer içerisinde ısıyı tutabilme özelliğine sahip olan bileşiklere sera gazı d Sera Gazları, Karbondioksit, metan, nitröz oksit, hidroflorür karbonlar, perfloro karbonlar, sülfür hekzaflorid gibi çeşitli gazlardan oluşan ve atmosfer içerisinde ısıyı tutabilme özelliğine sahip olan bileşiklere sera gazı denilir. 

    Sera gazları etkisi: Güneşten gelmekte olan zararlı ışın ve ışıklar atmosfer içerisinde filtrelenerek geçer yer küreyi ısıtır ve yer küredeki ısı kaybını da atmosfer engeller. Atmosferin bu şekilde ısıyı tutma ve ısıyı geçirme özelliğine sera etkisi denilir. 

    Sera gazları nelerdir
    Başlı başına sera etkisi yapan ve Kyöto protokolü dahilinde sera gazı olarak kabul edilen bileşikler:
    • Karbondioksit (CO2)
    • Metan (CH4)
    • Nitröz oksit (N2O)
    • Hidroflorür karbonlar (HFCs)
    • Perfloro karbonlar (PFCs)
    • Sülfür hekzaflorid (SF6)
    gibi çeşitli gazlar olarak sıralanabilirler. 

    Sera Gazları Nasıl Oluşur

    Sera etkisini oluşturan kükürt ve azot oksitleri gibi gazlar aynı zamanda yağmurları kullanarak asit oluşturup asit yağmurları şeklinde yer yüzüne indiklerinden dolayı zararları daha erken bir vakitte anlaşılmış olup salınması uzun yıllar öncesinden yasaklanmış bir biçimde olan gazlardır. Havada oluşan zararlı gazların miktarı, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve her ülkenin kendine ait hava kalitesini korumaya yönelik çalışmaları ile sınırlandırılmış olup, sürekli ölçümler yapılarak kontrol altında tutulur. Ayrıca bu gazların toplam olarak miktarları çok az bir seviyede olmak zorunda olduğundan dolayı küresel ısınmaya neden olabilecek sera etkisinin içerisindeki payları da oldukça düşüktür. Su buharının miktarı suyu doğal olan çevrilişi ile sabit bir şekilde kalırken, karbondioksit miktarı, sanayi devriminden şimdiye kadar geçen zamanda sürekli artmış ve artmaya da devam etmektedir. 

    Aslında karbondioksit, karbon çevriminin bir bileşeni olup, karbon maddesi içeren bütün maddelerin yükseltilmeleri veya yanmaları sonucunda atmosfer içerisine geçer. Bitkiler fotosentez yaparak havada bulunan karbondioksiti alır, selüloz ve diğer karbonhidratlar şeklinde ortaya çıkarır. Canlı besin zincirinin bir parçasıdır. Toprağın altında kalan canlı atıkları havasız bir ortamda fosil yakıtları oluşturur. 

    Sera GazlarıSera gazı nasıl azaltılır
    Sera gazlarını azaltmak için, sera gazı etkisi yapan sera eminyolarının miktarlarının azaltılması gerekir. Bu sera eminyolarının miktarının azaltılması için: 
    • Enerjisi yoğun olan değil az yoğun olan sanayiler oluşmalı
    • Çöp yakıtları biyoreaktörlere dökülmeli
    • Yalıtımsız binalar engellenmeli
    • Yaşlı araçlar engllenmeli
    • Sulak alanlar koruma altına alınmalı
    • Ormanlık alanlar korunmalı
    • Göl ve göletler arttırılmalı.
    ]]>
    Bataklık Gazı https://www.gaz.gen.tr/bataklik-gazi.html Sat, 01 Dec 2018 14:29:31 +0000 Bataklık gazı, dediğimiz şey aslında hepimizin bildiği metan gazıdır. Metan gazı teknik olarak bir atom karbon ile dört atom hidrojenin birleşiminden meydana gelen bir gazdır. Hidrokarbonların en basit ilk üyesidir. Ayrı Bataklık gazı, dediğimiz şey aslında hepimizin bildiği metan gazıdır. Metan gazı teknik olarak bir atom karbon ile dört atom hidrojenin birleşiminden meydana gelen bir gazdır. Hidrokarbonların en basit ilk üyesidir. Ayrıca hava gazının birleşiminde de % 36 oranında bataklık gazı vardır. Renksiz, kokusuz, tatsız, havadan hafif bir gazdır. Havadan çok daha hafif bir gaz olan ve  suda oldukça az miktarda çözünen metan gazı havada kolaylıkla yanarak karbondioksit ve su buharı verir.

    Birçoğumuz çöplerden veya kuyulardan çıkan metan gazlarını duymuşuzdur. Çürümekte olan karbonlu maddelerden çıkan bu gazın formülü CH4 tür. Havada sarı bir alevle yanarlar. Metan gazı, binlerce yıl toprak altında sıkışıp kimyasal çözünmeye uğrayan hayvan ve bitki artıklarının fermentasyon geçirmesiyle oluşur. Bu çözüşme daha çok bataklık yerlerde meydana geldiği için metan gazına en fazla buralarda rastlanır ve bu yüzden bu gaza bataklık gazı adı da verilir. Son zamanlarda tüm insanlık için ciddi bir sorun oluşturan küresel ısınmaya neden olan sera gazlarından biri de bataklık gazı yani metan gazıdır.

    Bitki ve hayvan kalıntıları su ve metan vererek bu fiziksel olayı gerçekleştirirken karbon yüzdeleri artar ve zamanla enerji kaynağı olarak kullandığımız taş kömürleri oluştururlar. Bundan dolayıdır ki metan gazı taş kömürü ocaklarında sıkça görülür. Buradaki gazın hava ile temasında büyük bir patlayıcı ortaya çıkabilir. Bu patlama gerçekten çok ciddi sorunlara yol açabilir. Giruzu adı verilen bu patlama madencilikte metan gazı patlamasıdır. Petrol yataklarında da sıkça görülür. En önemli metan kaynağı doğal gazdır ve çok iyi bir yanıcıdır. Doğalgazın yeterince bulunmadığı yerlerde taş kömürünün havasız ortamda ısıtılıp bozundurulmasıyla ve büyük çöplüklerden elde edilir.

    Bataklık Gazı

    Bataklık gazı olan metan gazı  çok yüksek bir ısı vererek yanar. Bu özelliği nedeniyle metan, endüstride ve şehirlerde ısıtma işlerinde, gaz ocaklarında çok kullanılır. Kullanımı ise oldukça kolay ve temizdir.

    ]]>
    Suyun Gaz Hali https://www.gaz.gen.tr/suyun-gaz-hali.html Sun, 02 Dec 2018 11:24:24 +0000 Suyun gaz hali, Yaşamın temel kaynağı olan ana elementlerden biri sudur. Su canlılar için vazgeçilemez olup her yönüyle özel bir maddedir. Yaşamın her alanında örneklerini görmek mümkündür. Su yaşadığımız doğada 3 Suyun gaz hali, Yaşamın temel kaynağı olan ana elementlerden biri sudur. Su canlılar için vazgeçilemez olup her yönüyle özel bir maddedir. Yaşamın her alanında örneklerini görmek mümkündür. Su yaşadığımız doğada 3 halde bulunur. Bunlar katı sıvı ve gazdır. Kendi içinde döngü halinde bulunan suyun yani katı sıvı ve gaz geçişleri hayatın devamı için önemlidir. 

    Maddeler hal değişimi esnasında etrafındakiler ile etkileşim halinde bulunur yani ısı alışverişi yaparlar. Maddenin ısı alarak katıdan sıvıya geçişine erime, sıvı halden gaz hale geçmeye ise buharlaşma denir. Çevresine  ısı vererek gaz halden sıvı hale geçmeye yoğuşma, sıvı halden katıya dönüşmesine ise  donma adı verilir. Gaz halinde bulunan su  buharının sıcaklığın biranda değişmesiyle  çevresine ısı verip sıvı hale geçmeden doğrudan katı hale geçmesine kırağılaşma, katı haldeki maddenin ise etrafından ısı alıp sıvı hale geçmeden doğrudan gaz hale geçmesine de süblimleşme denir

    Şimdi suyun gaz halini inceleyelim. Örneğin evimizde demlediğimiz çay için kaynattığımız su önce sıvı haldedir, daha sonra ısının etkisiyle buhar haline geçer. Çamaşır ipine kuruması için astığımız kıyafetlerimiz de kururken ısının etkisiyle suyun gaz haline geçişine örnektir. Kaynayan suyu ısıtmaya devam ettiğimizde suyun hepsi buhar haline geçer. Sıvı halden gaz hale geçen cisimlerin basınçları yükselir. Suyun gaz hâli, atom veya molekülleri arasında bulunan  boşlukların çok olduğu durumdur.Bu gaz tanecikleri düzensiz olarak hareket ederler.  Gazların belirli bir şekil ve hacimleri yoktur. Bulundukları kabı dolduracak şekilde genleşerek kabın şeklin  ve hacmini alırlar.Suyun Gaz Hali

    Molekülleri arasındaki bağları zayıflayarak gaz haline geçen suyun basıncı arttığı için enerji açığa çıkarırlar. Bu basınca buhar basıncı da diyebiliriz. Suyun gaz hali bulunduğu buhar basıncının ortaya çıkardığı enerjiden sanayide faydalanılmaktadır. Buharlı gemilerin çalışma prensibi suyun gaz halindeyken ortaya çıkardığı enerjinin bir örneğidir.

    ]]>
    Nitrojen Gazı https://www.gaz.gen.tr/nitrojen-gazi.html Mon, 03 Dec 2018 10:29:37 +0000 Nitrojen Gazı, havanın %78 ini Mars atmosferinin ise %3 ünden daha azını kapsayan bir gazdır. N simgesiyle gösterilen nitrojen gazının diğer adı azottur. Atom numarası 7, elektron sayısı 7, element serisi ametal, görünümü ren Nitrojen Gazı, havanın %78 ini Mars atmosferinin ise %3 ünden daha azını kapsayan bir gazdır. N simgesiyle gösterilen nitrojen gazının diğer adı azottur. Atom numarası 7, elektron sayısı 7, element serisi ametal, görünümü renksiz, atom ağırlığı ise 14, 0067(2) g/mol dür. Nitrojen gazı, bütün canlı dokularında yer alır. Kokusuz, tatsız, yanıcı özelliği olmayan ve genel olarak atıl bir gazdır. Sıvı halde de renksiz ve kokusuz olan bu gazın bileşikleri gıdalar ve gübrelerde bulunur ve aynı zamanda amino asit, siyanür, amonyak ve nitrik asit gibi önemli bileşikleride oluşturur. Bitkilerin nitrojen gazı ile direkt olarak solunum yapamamalarından dolayı nidrojen gazını toprakta bulunan azot bileşiklerinden sağlarlar. Bu sebeple bitkilerin köklerinin nitrojen açından zengin olan gübrelerle beslenmesi gerekir. Nitrojen gazının en önemli kullanım şekli havada bulunan nitrojen gazından nitratlar halinde oluşturulan gübrelerdir. 

    Nitrojen gazının tarihçesi, 

    Nitrojen gazının, 1772 tarihinde bu gazı zehirli hava ya da sabit hava olarak isimlendiren Daniel Rutherford tarafından resmen keşfedildiği bilinmektedir. Havayı oluşturan elementlerden birinin yanma özelliği olmadığı Nutherford tarafından bilinen bir gerçekti. Nitrojen gazı aynı zamanda Carl willhelm Scheele, Joseph Priestley ve Henry Cavendis tarafından araştırılmakta olan bir gazdı.
    Antonio lavoisier ise azotu Yunanca azotos yani cansız anlamına gelen azote olarak adlandırmıştır. 1790 yılında ise azot Fransız kimyager Jean Antonio Chaptal Yunanca sodyum karbonat anlamı taşıyan nitron ile Fransızca üreten anlamı taşıyan ve Yunancadan gelen gene sözcüklerinin bir araya getirilmesi ile ortaya çıkmıştır. 

    Periyodik tablo, uygun katalizörler veya elektrik arkı yardımı ile hidrojen ve oksijen ile birleşip azot monoksit ve amonyak oluşturur. Lityum ile doğrudan birleşip diğer alkali ve toprak alkali metalleri ile kızıl derecede birleşip nitrürleri meydana getirir. Baryum oksidin ve alkallerin karbon varlığında nitrojen gazı ile ısıtılmasıyla siyanür elde edilir.

    Nitrojen GazıNitrojen gazının elde edilmesi, 

    Laboratuvar ortamlarında toprak alkali metal azotürlerinin ve sodyumun ısıtılması ile veya amonyum nitritin ısıtılması ile katkısız olarak elde edilebilir. Endüstride hidrojen gazının elde edilmesi havanın sıkıştırılması ve sıvı havanın ayrımsal damıtılması tekniğiyle yapılır. Elde edilen nitrojen gazı çoğunlukla amonyum sentezinde kullanılır ve çelik tüplerde 150 atmosfer basıncı altında pazarlanır.
    Laboratuvar ortamında saf olarak nitrojen gazı elde edebilmek için amonyum nitrat ısıtılır. ( NH4NO3=N2+ 2H29)
    Amonyum nitrat bulunmuyorsa sodyum nitrat ile amonyum klorür birlikte ısıtıldığında amonyum nitrat görevi görür. Elde edilen hidrojen gazının kuru olması isteniyorsa bu gaz sülfürik asitle yıkama şişesinden geçirilmelidir.
    Suda gayet az eriyen nitrojen gazı, oda sıcaklığında 100 hacim su içerisinde 1,5 hacim eritilebilir. Yoğunluğu havadan daha hafif olan nitrojen gazının sıvılaşma noktası oksijenden daha aşağıda olmasından dolayı oksijenden daha önce buharlaşır.

    Nitrojen gazı kullanım alanları, 

    Kimyasal gübrelerin yapımında güvenlik amaçlı sıvı patlayıcılar üzerini örtmek için kullanılan nitrojen gazı, gıda sektöründe ise paketlenmiş gıdaların raf ömrü ve tazeliğini korumak amacıyla kullanılmaktadır. Aynı zamanda paslanmaz çelik üretiminde, inert nemsiz ve oksitleyici olmamasından dolayı lastik basıncının en iyi bir şekilde korumasını ve daha düşük yakıt tüketimi sağlamak için otomobillerin ve uçak tekerleklerinin dolumunda, kimyasal açıdan eylemsiz olması sebebiyle yüksek sıcaklık termometrinin doldurulmasında ve tümleşik devre, diyot ve geçirgeç gibi elektronik bileşenlerin üretilmesinde nitrojen gaz]]> Havadaki Gazlar https://www.gaz.gen.tr/havadaki-gazlar.html Mon, 03 Dec 2018 19:27:30 +0000 Havadaki Gazlar, troposferi oluşturan gazlardır. Stratosferdeki gazlar katmanlar halinde sıralanmışken, traposferde yatay, dikey ve sürekli, güçlü hareketlerden meydana gelir.Havadaki gazlar: Azot, oksijen, asal ga Havadaki Gazlar, troposferi oluşturan gazlardır. Stratosferdeki gazlar katmanlar halinde sıralanmışken, traposferde yatay, dikey ve sürekli, güçlü hareketlerden meydana gelir.

    Havadaki gazlar: Azot, oksijen, asal gazlar (helyum, kripton, argon, ksenon, neon, hidrojen), su buharı, 

    Havadaki gazlardan azot, oksijen ve asal gazlar miktarı hiç değişmeyen gazlardır. Azot % 78.07, oksijen % 20.95, asal gazlar % 0.96 miktar olarak değişmeyen gazlardır. Asal gazlar helyum, kripton, argon, hidrojen, neon ve ksenondur.

    Miktarı değişen havadaki gazlar, su buharı, karbondioksit ve tozlardan oluşur. Hava basıncının ve sıcaklığın azalıp çoğalmasından dolayı, küçük değişmeler söz konusu gaz miktarlarında olabilir. Ayrıca değişen gazların iklimler üzerinde de çok etkisi vardır. Küresel derecede iklim değişmelerine bile sebep olabilirler.

    Ozon ve bazı tozlar havada her zaman bulunmaz. Amonyak, iyot, kükürtdioksit ve azot oksitlerde az miktarda da  olsa bulunur.

    Havadaki gazlardan karbondioksit %0.01-0.03 kadar olmasına rağmen, miktar değişimleri, iklim koşullarıyla bağlantılıdır. Karbondioksit geceleri gündüzlerden daha fazladır. Ağır bir havadaki gaz olan karbondioksit geceleri maden ocaklarına sızar. Bunun nedeni hava basıncıdır. Hava basıncı ile doğrudan orantılı olan bu gaz, sıcaklığı 4-5 derece kadar arttırır. 

    Hava gazlarından bir diğeri su buharı, diğer gazlara göre çok fazla değişim gösterir. Enlemlere göre su buharı oranı değişim gösterir. Kutuplara gidildikçe su buharı oranı düşer. Havadaki en önemli gazlardan su buharının dünya için tartışılmaz etkileri vardır. Örneğin, yağışların oluşması, havadaki bakterilerin yaşaması olanağı, cildimizin ve boğazımızın kurumamasını sağlar.

    Havadaki Gazlar

    Havadaki gazlardan oksijen (O2) ise miktarı yok denilecek kadar azdır. Oksijen suda erime özelliği, sularda canlı yaşamını sağlar. Soğuk sularda oksijen oranı daha fazladır. Hava ısındıkça erimiş olan oksijen sudan dışarıya verdiği için yaz mevsiminde deniz kıyılarında oksijen oranı azda olsa artar. Havadaki oksijen oranı yazın kışa oranla biraz daha fazladır. Öğle miktarlarında bir miktar artmasına rağmen mevsimsel olarak miktarında değişimler olduğu bilinmektedir. Ozonun önemi, ultraviyole ışınlarını emerek dünyamıza verdiği zararları önler. Ozon olmasa yeryüzündeki tüm canlıların hayati değişimleri görülebilir.

    Havada gaz olarak da nitelendirilebilecek tozlarda mevcuttur. Hava basıncının artmasıyla yükseklere doğru giderler. Kozmik tozlar kutup ışığının belirmesine neden olur.

    Havadaki gazların ayrıştırılması durumu endüstride kullanılmak üzere yapılıyor. Oksijen, azot ve argon gazlarının ayrıştırılması mümkün olduğundan bir çeşit damıtma işlemleriyle gerçekleşiyor. Bu gazların yoğunlaşma dereceleri farklı olduğundan birbirleriyle ayrıştırmak mümkün olmaktadır. Havadaki gazların tamamen sıvılaştırılmış şekilde hazırlayarak yavaş yavaş havanın içerisindeki azot, gaz haline geçerek bulunduğu ortamdan ayrılacaktır.

    ]]>
    Gaz Giderici https://www.gaz.gen.tr/gaz-giderici.html Tue, 04 Dec 2018 14:25:48 +0000 Gaz giderici, günlük hızlı bir şekilde tüketilen yağ oranı yüksek besinler, asitli içecekler, sodyum içeriği yüksek olan yemeklerin ardından gaz ve şişkinlik yaşanması gayet normaldir. Gaz, sindirim anında toler Gaz giderici, günlük hızlı bir şekilde tüketilen yağ oranı yüksek besinler, asitli içecekler, sodyum içeriği yüksek olan yemeklerin ardından gaz ve şişkinlik yaşanması gayet normaldir. Gaz, sindirim anında tolere edilemeyen besinler nedeniyle oluşan hava baloncukları sebebiyle meydana gelir. Şişkinlik ise, kabızlık ya da vücudun su tutması ve hormonal dengesizlikler sebebiyle oluşabilir. Ağı gıdalardan kaçınmak, tuz ve şekeri yeterince kullanmak gibi alınacak basit önlemler gaz problemine karşı vücudu koruyabilir. Fakat hali hazırda gaz şikayeti olanlar gaz giderici bitki çayları, bitkiler ya da ilaçlar kullanılarak gaz problemlerinden kurtulabilir.

    Gaz giderici bitki çayları

    Nane çayı: Kuru ya da taze nane yaprakları kullanılarak hazırlanan nane çayı sindirim problemlerine karşı iyi gelir. Sindirimle alakalı birçok rahatsızlığı önlemek için nane çayına başvurulabilir. Nane çayı sindirim sistemine dahil olan kasların yumuşamasını sağlar. Bu sayede gazın vücuttan daha kolay atılmasına yardımcı olur. 1 bardak su kaynatılarak içine 1 çay kaşığı kadar kuru nane atılır. 10 dakika kadar demlendirilerek nane çayı içilmeye başlanabilir. Nane çayı reflü şikayeti olan kişilerde mide asidinin yemek borusuna kaçmasını sağlayabilir. Bunun için reflü şikayeti olanlar için nane çayı tavsiye edilmez.

    Melisa çayı: Nane gibi rahatlatıcı etkisi olan melisa çayı, anksiyete, uykusuzluk, sindirim problemleri ve iştah arttırıcı olarak yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. Melisa çayı midede oluşan krampların şiddetini azaltır ve dolayısıyla gazın giderilmesini sağlar. 1 tatlı kaşığı melisa kurusu, 1 su bardağı kaynatılmış suyun içine eklenir. Yaklaşık olarak 10 dakika bekletildikten sonra süzülerek içilmeye başlanabilir.

    Rezene tohumu çayı: Rezene tohumunun gaz giderici etkisi vardır. Rezene gazın geçişini kolaylaştırıcı etkiye sahiptir. Rezene tohumu çayı gaz giderici etkisinden yararlanmak için tek olarak ya da dereotu, anason gibi bitkilerle karıştırılarak içilebilir. Rezene, toplumda yaygın olarak kolik ve gaz tedavisinde kullanılmaktadır.

    Karahindiba kökü çayı: A, B, C ve D vitaminleri bakımından zengin içeriğe sahip olan karahindiba beraberinde kalsiyum, demir ve magnezyum gibi mineraller bakımından da zengin içeriğe sahiptir. Gaz problemlerinden ziyade vücutta hormonal dengesizlik ve aşırı sodyum tüketimi nedeniyle ortaya çıkan fazla suyun atılmasını sağlar. Yani karahindiba kökü çayına diüretik denilebilir.

    Anason çayı: Anason diğer bitkiler gibi gaz giderici özelliği olan şifalı bitkiler arasında yer alır. Bir tutam kuru anason bir bardağın içine alınır ve üzerine kaynatılmış su eklenerek 5 dakika demlenir. Demlenme süresi tamamlandıktan sonra süzülerek içilebilir. Gaz giderici etkisi haricinde rahatlatıcı ve sakinleştirici etkisi de bulunmaktadır.

    Kakule çayı: Yine gaz giderici etkisi olan kakule özellikle çay şeklinde demlenerek yemeklerden sonra içilebilir. Gaz giderici etkisinin yanı sıra zihin yorgunluğuna karşı da iyi gelir. Kakule çayı için 1 su bardağı sıcak suyun içine 1 tatlı kaşığı kakule eklenmesi ve 5 dakika demlenmesi yeterli olur.

    Frenk kimyonu: Tane olarak temine dilen Frenk kimyonu gaz gidermek için oldukça fazla kullanılan bitkiler arasında yer alır. 1 çay kaşığı kadar Frenk kimyonu 1 su bardağı sıcak suyun içine eklenerek 10 dakika kadar demlenir. Yemeklerin ardından içildiğinde gaz giderici etkisinden yararlanılabilir.

    Gaz GidericiPapatya çayı: Sakinleştirici ve yatıştırıcı etkisiyle bilinen ve bu anlamda yaygın bir şekilde kullanılan papatya çayı, sindirim kolaylaşmasını sağlayarak, gaz giderici etki de yaratır. A, C, E ve K vitaminleri bakımından zengin olduğu gibi, antioksidanlar ve flavonoidler bakımından da zengindir.

    Zencefil çayı: Sağlık için adeta ş]]> Gaz Maddeler https://www.gaz.gen.tr/gaz-maddeler.html Wed, 05 Dec 2018 11:07:58 +0000 Gaz maddeler, belirli bir hacmi olmayan  maddelerdir. Maddenin gaz hali atom ve moleküllerin arasındaki boşluğun en çok olduğu halidir. Bu boşluklar sayesinde gaz maddeler sıkıştırılabilir formdadır. Gaz maddeler bu Gaz maddeler, belirli bir hacmi olmayan  maddelerdir. Maddenin gaz hali atom ve moleküllerin arasındaki boşluğun en çok olduğu halidir. Bu boşluklar sayesinde gaz maddeler sıkıştırılabilir formdadır. Gaz maddeler bulundukları kabın her yerine basınç yapabilirler. Basınç ve sıcaklığa olarak gazların hacimleri değişebilmektedir. Çevremizde bulunan gaz maddeler azot, oksijen, karbondioksit ve su buharı başlıca gaz maddelerdir. 


    Hayatımızdaki gaz maddeler
    Günlük hayatımızda gaz maddelerle neredeyse içi içe yaşamaktayız. Yaşamımız için gerekli olan oksijen bir gaz maddedir.  Birçoğumuzun her gün farklı bir kokusunu kullandığı parfümler sıkıştırılmış gaz maddedir. Basınçlı kaplarda muhafaza edildiği için ortama çıktığı anda hemen hacimleri genişler ve etrafa yayılırlar. Belli mesafelerde parfümün kokusunu alabilmemiz bu yüzdendir. Gaz maddeler ısıdan etkilenebildiği için patlamaya da müsaittir. Örneğin deodorant kabının üzerinde ateşe atıldığı zaman patlayabileceğini belirten yazılar mevcuttur.  Gaz maddelerin sıkıştırılma özelliğinden birçok alanda faydalanabiliriz. Parfüm örneğimizde olduğu gibi sıkışan gaz ile birlikte sıvıda püskürtülebilir. Bu özellik sayesinde böcek ilaçlama araçları, oto boyamada kullanılan ekipmanlar, otomobil ve kamyonların firen sistemleri ve hidrolik kaldırma sistemlerinde basınçlı gazlardan faydalanabiliriz. Sıkışan gaz maddenin içindeki moleküller birbirleri ile daha fazla çarpışacağı için sıcaklığı artar. Genleşen gaz madde ise çevresinden ısı alır.  Gazlar yüksek basınçta sıkıştırıldığı zaman sıvı hale geçerler. Bu şekilde gaz maddeleri sıvılaştırıp muhafaza etmek kolaylaşır. Hastahanelerde kullanılan oksijen tüpleri ve evlerimizde kullandığımız tüplerin içerisinde sıvılaştırılmış gaz maddeler bulunmaktadır. Az önce bahsettiğimiz yaşam kaynağımız oksijen de vücuda fazla girdiğinde yaşlanmaya neden olmaktadır. Yüksek miktarda oksijen aldığımız zaman  kan kimyanız değişime uğrar ve vücudumuzda bulunan asit oranı artar. Bunların akabinde zararlı maddeler ortaya çıkar. Gaz maddeler üç grupta toplanabilirler. Su buharı da suyun gaz madde halidir. Kazan içerisinde çeşitli ısıtıcılar yardımı ile ısınan su buhar haline gelir, dışarı çıkarılmadan belirli bir basınca yükseltilir. Buradan basınçla alınan buharda belirli faaliyetleri yapabilme gücü oluşur.. Oluşan bu buhar gücü bir pistonun hareketinde veya bir türbinin döndürülmesinde kullandığımız zaman bir fabrikada birçok makinenin çalışmasını yada bir geminin hareket etmesini  sağlamış oluruz.

    Gaz MaddelerEleman Gazlar: Doğada eleman halinde bulunan gazlar 11 tanedir. Beşi hem eleman halinde, hem de bileşiklerde bulunabilir. Bunlar hidrojen, oksijen, azot, flüor, klordur. Tabiatta daima eleman halinde bulunan gazlar ise helyum, neon, argon, kripton, ksenon,radon. Bu gazlar molekül halinde bulunmazlar, sürekli atom halindedirler. Bu gazlar bazı ışıklandırma sistemlerinde kullanılabilmektedir. Helyum hidrojenden sonra en hafif gazdır. Balon ve zeplinlerde kullanılan bir gaz madde türüdür. Dalgıçlara verilen oksijen tüplerinin içine azot yerine helyum karıştırılmaktadır. 

    Bileşik gazlar: Karbon, oksijen ve hidrojen bileşik gazlardandır.

    Karışım gazlar: Daha çok endüstriyel olarak kullanılan gaz karışımlarıdır.

    Görüldüğü üzere gaz maddeler ister direk evlerimizde olsun, ister kullandığımız makinelerde yada doğanın kendisinde olsun bir şekilde hayatımızda varlar. 

    ]]> Hamilelikte Gaz Sancısı https://www.gaz.gen.tr/hamilelikte-gaz-sancisi.html Wed, 05 Dec 2018 21:04:10 +0000 Hamilelikte Gaz Sancısı, Hamilelik süreci anne adayları için çok zorlu bir süreçtir. Hamilelik sürecinde anne adayları bazı fiziksel ve hormonal değişiklikler yaşayabilirler.  Yaşanan bu durumlar anne adaylarını zorlaya Hamilelikte Gaz Sancısı, Hamilelik süreci anne adayları için çok zorlu bir süreçtir. Hamilelik sürecinde anne adayları bazı fiziksel ve hormonal değişiklikler yaşayabilirler.  Yaşanan bu durumlar anne adaylarını zorlayabilir. Hamilelik döneminde yaşanan sorunlardan biri de gaz sancısıdır.  Hamilelik döneminde gaz nedeniyle şişkinlik ve gaz sıkışması gibi sorunlar yaşanabilir. Gaz nedeniyle yaşanan bu sorunların nedeni yaşanan hormonal değişikliklerdir. Çünkü hamilelik döneminde sindirim sistemindeki kaslarda gevşemeler olmaktadır. Hamilelikte gaz sancısı hamileliğin ilerleyen dönemlerinde artmaktadır. Çünkü hamileliğin ilerleyen dönemlerinde rahim büyümekte ve bebek kütlesel olarak ağırlaşmaktadır. Bu durumda bağırsaklara baskı yapmakta ve bağırsakların sıkışmasına neden olmaktadır. Midenin de baskı altında olmasından dolayı organların boşalmasını geciktirmede ve bu durumda gaz sancısının yaşanmasına  neden olmaktadır. Hamilelik döneminde gaz sancısı ilk aylardan itibaren yaşanmaya başlar. İlk aylardan itibaren başlayan gaz sancısı hamilelik sürecince devam eder. İlk başlarda yoğun yaşanmayan gaz sancısı hamileliğin ilerleyen dönemlerinde daha yoğun yaşanır.  Hamilelik dönemin de yaşanan gaz sancısı hamileliğin getirmiş olduğu doğal bir durum olarak görülmektedir. 

    Hamilelikte Gaz SancısıHamilelikte Gaz Sancılarını Azaltmak İçin Ne Yapılmalıdır
    • Anne adayları hamilelik sürecince yemek yerken aşırı su tüketmemeleri gerekir. Su tüketimi yemek sırasında değilde yemek öncesi ya da yemek sonrası olmalıdır.
    • Hamilelik dönemin de yaşanan gaz sancısını azaltmak için bardak da su içilmelidir. 
    • Hamilelik döneminde gaz sancısını azaltmak için içilen içeceklere dikkat edilmelidir. Özellikle karbonat içeriği olan içecekler tüketilmemelidir. 
    • Anne adayları hamilelik sürecince yaşanan gaz sancısını azaltmak için yemek yerken besinleri uzun uzun çiğnemelidir.
    • Hamilelik sürecinde gaz sancısını azaltmak için sakız çiğnenmemelidir. 
    • Anne adayları alkol ve sigara gibi zararlı içeceklerden kaçınmaları gerekir. 
    • Hamilelik döneminde yaşanan gaz sancısını azaltmak için anne adaylarının düzenli olarak yürüyüş yapmaları gerekir.
    Hamilelikte Gaz Sancısına Neden Olan Besinler

    Hamilelik dönemin de yaşanan hormonal değişikliklerden dolayı anne adaylarının beslenme şekilleri de değişmiştir. Anne adayları bu süreçte yedikleri bazı yiyeceklere dikkat etmeleri gerekmektedir. Hamilelikte gaz sancısı tüketilen bazı yiyecekler nedeniyle olmaktadır. Hamilelik döneminde gaz sancısı yaşayan anne adaylarının yağlı yiyeceklerden, kuru fasulye, mercimek, nohut, bezelye, kavun, soğan, lahana, karnabahar, salatalık, turp, süt, dondurma, erik, turşu ve gazlı içeceklerden mümkün olduğunca uzak durmaları gerekir.
    ]]> Anne Sütüne Gaz Yapan Yiyecekler https://www.gaz.gen.tr/anne-sutune-gaz-yapan-yiyecekler.html Wed, 05 Dec 2018 22:09:29 +0000 Anne sütüne gaz yapan yiyecekler: Bu yiyeceklerden anne olabildiğince uzak durmalıdır. Çünkü sütte gaz yapan yiyecekler sütte gaz oluşumuna sebebiyet verir. Anne sütünde gaz oluşumu bebekte huzursuzluklara ve karın ağrılarına Anne sütüne gaz yapan yiyecekler: Bu yiyeceklerden anne olabildiğince uzak durmalıdır. Çünkü sütte gaz yapan yiyecekler sütte gaz oluşumuna sebebiyet verir. Anne sütünde gaz oluşumu bebekte huzursuzluklara ve karın ağrılarına sebep olur. Bebeğin bir hastalığı olmaksızın saatlerce süren ağlama sebeplerinin çoğu anne sütünden geçen gaz sebebi iledir. Kızartılmış yağlı, vücuda ağır gelen gıdalar, kuru yemiş çeşitleri ve soslu gıdalar gibi süte gaz yapan yiyeceklerden uzak durulmalıdır. Anne sütü bebekler için oldukça önemlidir ve bebeğin bağışıklık sistemini güçlendiren en büyük etkendir. Bebeğini anne sütü ile besleyen anneler gazlı içecekleri de sofralarında tercih etmemelidir. Bunun yerine ayran veya evde hazırlanmış meyve suları tercih edilmelidir. Emziren annelerde gaz yapan yiyecekler bebeklerde de gaz oluşumuna sebep olur. Çünkü anne ne yerse bebek aynı ürünü yemiş sayılır annenin yediği tüm besin anne sütüne geçer. Anne kafeinden de uzak durmalıdır. Kafein yetişkin insanlarda uyku problemine sebep olduğu gibi bebeklerde de sütten kafein alımı olduğu için uykusuzluğa sebep olur.

    Anne Sütüne Gaz Yapan YiyeceklerAnne sütüne gaz yapan yiyecekler:
    • Fasulye: Fasulye anne sütüne gaz veren ürünlerdendir, emzirme dönemlerinde vitamini alınmalı fakat fazla yemekten kaçınılmalıdır.
    •  Nohut: Nohut bebeğin alması gereken gıdalardandır. Vücuda oldukça faydalıdır fakat yine emzirme döneminde iken 1-2 kaşık kadar yenebilir fazlası sütte gaz oluşumuna sebep olur.
    • Mercimek : Mercimek süte gaz yapan yiyeceklerin başında gelir. Emziren annenin yine sınırlı yemesi gereken yiyeceklerdendir.
    • Lahana: Lahana yetişkinlerde gaz yapıcı özelliğiyle tanınır fazla tüketmek anne sütü alan çocukta gaz sancısına sebep olmaktadır.
    • Karnıbahar,bezelye,kabak,enginar,salatalık,brokoli: Yine bu ürünlerde emzirme döneminde pek tavsiye edilmeyen yiyecek türleridir.
    • Turp: Turp içeriğinde yüksek miktarda gaz  bulundurmaktadır. Anne turptan 1-2 dilimden fazla yememelidir.
    • Kayısı: Kayısı lifli gıdalardandır. Annenin bu konuda dikkatli olması gerekir. Bebekte kabızlık sorunu varsa bebeğe iyi gelebilir fakat normalden fazla tükettiğinizde bebeğin bağırsakları bozulabilir ve ishal görülebilir.
    • Muz : Muz kişide kabızlığa sebep olan meyveler arasındadır. Emziren annenin muz yemesi bebeğe kabızlık verecektir. Yarım muzdan fazlasını yemek sakıncalıdır.
    • Şeftali: Şeftali lifli gıdalar arasında yer almaktadır ve lifli gıdalar her zaman sütte gaz yapar.
    • Soğan : Soğan vücutta antibiotik etkisi yaratmaktadır. Anne sütünde bulunması gereken değerlerdendir fakat şıklar arasında saydığımız her yiyeceğin fazlası anne sütünde gaz yapan yiyecekler arasındadır. Bundan dolayı çok az yemek doğru olandır.
    • Sucuk salam sosis: Bu ürünler aşırı baharat içeren yiyeceklerdir ve baharat çeşitleri anne sütünden bebeğe geçiş yaptığında kaşıntı ve alerjiye sebep olabilir.
    •  İnek sütü: Gaz yapan yiyecekler arasındadır.
    • Çay kahve ve kahve çeşitleri: Bu içecekler kafein içerir. Yetişkinlerde uykusuzluğa yol açtığı gibi sütten bebeğe geçtiğinde bebeklerde de uykusuzluğa sebep olur.
    • Kola soda: Kola ve soda gazı kendi içeriklerinde taşır. Bebek için faydalı bir besin kaynağı olmadığı için anneninn uzak durması şarttır
    ]]>
    Şeftali Gaz Yaparmı https://www.gaz.gen.tr/seftali-gaz-yaparmi.html Thu, 06 Dec 2018 15:10:30 +0000 Şeftali gaz yaparmı, Şeftalinin rengi turuncu, sarılı tatlı bir yaz meyvesidir. Üzeri tüylü bir meyve olarak tüketilir. Bütün çocukların ve yediden yetmişe herkesin sevdiği ve yazın soğuk olarak tükettiğimiz b Şeftali gaz yaparmı, Şeftalinin rengi turuncu, sarılı tatlı bir yaz meyvesidir. Üzeri tüylü bir meyve olarak tüketilir. Bütün çocukların ve yediden yetmişe herkesin sevdiği ve yazın soğuk olarak tükettiğimiz bir meyve çeşididir. Meyvelerde  ve yemekler de özelikle gaz sorunu çok olur. Bu yemek yerken özellikle karbonatlı, asitli içecekler, sakız ve daha çok neden den dolayı gaz sorunu oluşur. Bazı besinler faydalı bakteriler tarafından parçalanırken gaz oluşumuna ve şişkinliğe yol açar. En fazla gaza yol açan olan gıdalar sindirilmemiş karbon hidratlar, çözülür lifler, yapay tatlandırıcılar, meyvelerde olan şekerler, sebzeler, baklagiller ve süt ürünlerinde bulunur. Mide şişkinliğinde ve gaz oluşumunda, yediklerimizi ve içtiklerimizi oldukça etkili olup, öncelikle, gaz ve şişkinlik yapan yiyeceklerden kaçınmak gerekir.  Şeftali ilkbaharda yeşerip ve haziran ayı gibi meyvesini vermeye başlar

    Şişkinlik ve gaz yapan yiyecekler 

    • Bakla, fasulye, soya fasulyesi bezelye gibi baklagiller gaz yapar
    • Erik, kayısı elma, muz kuru üzüm, şeftali, armut gazlı yiyecekler
    • Kabak, turp, soğanlar, brokoli, lahana, salatalık, kuşkonmaz, enginar, patates, şalgam gibi yiyecekler
    • Kızartılmış gıdalar, yağlı yiyecekler kremalı ve soslu yiyecekler gaz yapar
    • Yumurta, soda, süt, dondurma, tam tahıllı ekmek, bira gibi yiyecek ve içecekler gaz yapar 

    Şeftali Gaz YaparmıŞeftali gaz yaparmı 

    Şeftalide her yiyecek ve içecek gibi şeftalide gaz yapan bir meyvedir. Şeftalinin lifli bir yiyecek olup ayrı zamanda  gaz yapan bir meyve olarak bilinir. Şeftali bağırsakta oluşan ishali durdurarak kabızlığa neden olur. Şeftalinin saymakla bitmeyen faydaları vardır. Şeftali ayrıca mideye basınç yaparak midede gaza neden olur ve bu gaz sorunu çok olan kişilerde fazla tüketmemek gerekir. Şeftali özellikle bebeklerde çok gaz yaptığı ve kabızlık yaptığı için çok fazla yedirilmemelidir. Şeftali çocuklarda da gaz yaparak mideye basınç yaparak midede bulantı ve hazımsızlığa neden olur

    ]]>
    Gaz Giderici Bitkiler https://www.gaz.gen.tr/gaz-giderici-bitkiler.html Fri, 07 Dec 2018 10:43:22 +0000 Gaz Giderici Bitkiler, Gaz herkesin yaşadığı bir şey olmasına rağmen bazı kişilerde, diğerlerine karşı oldukça rahatsız edici bir durum alabilir hatta sancılara sebep olur. Beslenmemize dikkat ederek gaz problemini ve sindirim Gaz Giderici Bitkiler, Gaz herkesin yaşadığı bir şey olmasına rağmen bazı kişilerde, diğerlerine karşı oldukça rahatsız edici bir durum alabilir hatta sancılara sebep olur. Beslenmemize dikkat ederek gaz problemini ve sindirim sistemimizin çalışmasına yardımcı olabiliriz. Doğal yollardan gaz problemini ortadan kaldırabilir veya biraz olsun rahatlatabiliriz. Bunun için çoğumuzun evinde de bulunan bitkilerle bitki çayları hazırlayarak iki katı bir rahatlama olabilir. Gaz Giderici BitkilerGaz giderici bitkiler neler, hep birlikte göz atalım.

    Gaz giderici bitkiler 
    • Nane: Sindirim sistemimizi daha hızlı yumuşatıp çalıştırarak daha çabuk gaz çıkarmamıza yardımcı olur. Nane kuru veya taze olarak kullanılabilen bir bitkidir. Nane çayı hazırlamak oldukça kolaydır. Bir bardak kaynamış su içerisine, bir çay kaşığı kuru nane atıp beş, on dakika dinlenmeye (demlenmeye ) bırakarak içebilirsiniz.
    • Maydanoz: Maydanoz günlük yaşamımızda hemen hemen hepimizin evinde bulunan salatalarda kullandığımız bir bitkidir. Beş, Altı dal maydanozu bir cezve içerisine koyduğumuz bir bardak suyla kaynatarak üç dakika bekletip içebilirsiniz.
    • Rezene tohumu: Bir bardak kaynamış suya bir çay kaşığı atılarak beş, on dakika demlenmeye bırakarak içilir.
    • Melisa çayı: Nane ailesinden gelen bir bitkidir sindirimi kolaylaştırıcı, iştah açıcı ve gaz giderici etkisi bulunmaktadır. Bir fincan kaynar suya bir tatlı kaşığı kuru melisa yaprağı atarak on dakika bekletilip içilmeye hazır duruma getirebiliriz. Antidepresan gibi ilaçların etkisini iki katına çıkardığı için bu tip sakinleştirici ilaçlar kullananların içmesi tavsiye edilmez.
    • Kekik: Kekik mideyi rahatlatıcı, sindirimi kolaylaştırıcı ve gaz çıkarıcı etkisi hepimiz tarafından bilinir. Bir bardak kaynak sıcak suyun içine bir tatlı kaşığı atarak beş, on dakika demlenmeye bırakarak içebilirsiniz.
    • Karahindiba kökü çayı: Mideyi güçlendirip daha kolay sindirim yapmasını sağlar. Gaz giderici bitkiler arasında bulunan karahindiba kökünü baharatçılardan kolayca elde edebilirsiniz, kaynamış suya bir miktar koyarak on dakika demlemeye bırakılarak içilir.
    • Ada çayı: Mide ve bağırsak gazlarını giderir, hazımsızlığı önler, mide bulantısını keser. Çay gibi demleyerek kullanabilirsiniz.
    • Anason: Mideyi güçlendirir hazımsızlığı giderir gaz çıkartıcı etkisi vardır. Bir bardak kaynak sıcak suya bir tatlı kaşığı atarak beş, on dakika demlenmeye bırakarak içiniz.
    • Limon: Sabahları oda sıcaklığında bir bardak su içerisine bir limon sıkarak içebilirsiniz.
    ]]>
    Uçan Balon Gazı https://www.gaz.gen.tr/ucan-balon-gazi.html Sat, 08 Dec 2018 04:58:48 +0000 Uçan balon gazı, helyumdur. Helyum atmosferde çok az bulunmaktadır. Helyum hidrojenden sonra gelen en hafif gazdır. Kokusu ve rengi yoktur. Soygaz olduğu için tepkimeye girmez. Helyumun atom numarası 2 dir. Her elementte olduğu gibi, Uçan balon gazı, helyumdur. Helyum atmosferde çok az bulunmaktadır. Helyum hidrojenden sonra gelen en hafif gazdır. Kokusu ve rengi yoktur. Soygaz olduğu için tepkimeye girmez. Helyumun atom numarası 2 dir. Her elementte olduğu gibi, helyumda da ilk elektron yörüngesinde maksimum olan elektron ikidir. Oda koşullarında helyum gaz halindedir gerçi doğal koşullarda helyumu başka hallerde görmek doğal koşullarda zordur çünkü erime noktası -272,05 °C  kaynama noktası ise -268,785 °C'dir. Bu değerler mutlak sıfıra çok yakın olduklarından dolayı laboratuvar koşullarında sağlamak bile çok zordur. Yoğunluğu ise 0,1785 g/l'dir, yani havadan bile hafiftir, bu yüzden de sıcak hava balonlarında ve zeplinlerde kullanılmaktadır. 

    Hidrojen gazı helyum gazından daha hafif olmasına rağmen yanıcı bir gaz olduğu için uçan balon ve zeplinlerde helyum kullanılır. Çünkü helyum hiçbir yanma tepkimesinde yer almaz, bu yüzden güvenlidir. Havadan bile daha hafif olan helyum gazı sayesinde rengarenk uçan balonları elinizden bıraktığınızda yoğunluğundan dolayı balonun gökyüzüne yükseldiğini görürsünüz. Her 20.000 tane küçük helyum balonu bir insanin ağırlığını 6 kg azaltır.

    Uçan balon gazı güvenli midir

    Evet uçan balon gazı helyum yanıcı bir gaz değildir ve güvenlidir ancak onu güvenli hale getirmek için yani havadaki diğer gazlardan ayırmak hiç te kolay değildir. Helyum hazı atmosferde 1/200.000 oranında bulunuyor olmasına rağmen, sıvı havanın ayrımsal damıtılmasıyla elde edilemez. Çünkü helyumun atmosferdeki diğer birçok gazın aksine Joul-Thompson katsayısı pozitif değildir. Bu da onun sıkıştırılmak suretiyle sıvılaştırılmasını engeller ve  havadan elde edilmesini imkansız duruma getirir.

    Uçan Balon GazıUçan balon gazı helyumun dalgıçlarda meydana gelen vurgunu önlemede etkili olduğunu biliyormuydunuz  

    Dalgıç tüpleri de sıvı hava yerine helyumla karıştırılmış oksijen kullanılmasının sebebi vurgun diye tabir edilen olayı önlemektir. Joul-Thompson katsayısının pozitif olmayışı bu defa yarar sağlamaktadır, çünkü yüksek basınçta sıvılaşmayan helyum gazı, dalgıçlar yukarı doğru çıkarırken yüksek basınçtan düşük basınca hızla geçişte oluşan çözünürlük farkından dolayı kanda baloncuklar oluşturarak  dalgıçların felç geçirmesini engeller bu yüzden dalgıç tüplerinde % 20 si oksijen %80 i helyumdan oluşur.

    Ayrıca uçan balon gazı helyum gazı sıvı roket yakıtlarının basınç altında tutulmasında kullanılır. Sıvı helyum  NMR cihazlarında soğutma amaçlı da kullanılmaktadır. Maalesef Türkiye'de kullanılan bazı uçan balonlarda helyum gazı kullanılmamaktadır. Bunun yerine  kostikin içine atılan alüminyum talaşlarının oluşturduğu bir tepkime sonucu açığa çıkan helyum gibi havadan hafif, yakıcı, yanıcı ve oldukça zehirli bir gaz kullanılır. Bu gazı solumak buyuk ihtimalle ölüme sebebiyet verir.
    ]]>